BAZI PARTİLERİN İKTİDAR SORUNU


 BAZI PARTİLERİN İKTİDAR SORUNU
 
 
Siyasi partiler  felsefelerini, amaçlarını, siyasi mücadelelerini vs. gibi ilkelerini parti tüzüklerinde belirtirler.
 
 
Siyasi partiler amaçlarının ne olduğunu tüzüklerinde açıkça ortaya koymuşlardır.
 
 
Kısaca değerlendirirsek;
 
-         Tek başına iktidar olabilecek sayıda milletvekili ile Parlamentoya girmek,
 
-         Seçim yoluyla iktidarı ele geçirmek,
 
-         Yazılı olarak halka sunduğu programı uygulamak olarak belirtebiliriz.
 
 
Seçim dönemlerinde siyasi partiler tüzükleri ve felsefeleri doğrultusunda seçim bildirgeleri hazırlayıp bunları kamuoyuna açıklarlar.
 
 
Bu bildirgelerde yapılanlar, yapılmayanlar ve kendilerinin iktidara gelmeleri halinde neler yapacaklarını tek tek sıralayarak vatandaştan oy talep etmektedirler.
 
 
Vatandaş verdikleri sözlere ve seçim bildirgesindeki vaatlere bakarak partisinin iktidar olması için oy kullanmaktadır.
 
 
7 Haziran seçimlerindeki çalışmalara bir göz attığımızda 3 parti (CHP, MHP, HDP) iktidar olmaları halinde neler yapacaklarını onlarca defa tekrar ederek halktan oy istediler.
 
 
Aynı zamanda birtakım taahhütlerde bulundular.
 
 
Bunların bir kısmına değinirsek;
 
 
Seçim meydanlarında AK PARTİ’NİN yaptıklarını beğenmediklerini, eleştirdiklerini, iktidar fırsatı ellerine geçtiğinde bunları kaldıracaklarını veya farklı şekilde hizmetler yapacaklarını beyan ettiler.
 
 
CHP, MHP ve HDP meydanlarda iktidar için oy istediler.
 
 
Özellikle MHP ve CHP hiçbir seçmenden “Biz iktidar olmayacağız, ana muhalefet veya muhalefette kalacağız” şeklinde beyanda bulunarak oy istediklerine ben şahit olmadım.
 
 
Her gittikleri şehirde, her programlarında, her mitinglerinde bu ülkenin çok kötü yönetildiği, kendileri iktidara geldiklerinde her şeyi yeniden inşa edeceklerini dile getirerek oy aldılar.
 
 
Bu söylemlerle 7 Haziran seçimleri sonucu halkımız birden fazla partinin devlet yönetiminde söz sahibi olması ve iktidar olması şeklinde tercihte bulunmuştur.
 
 
Bu sonuca tüm insanların saygı duyması gerekmektedir.
 
 
Seçimlere il ve ilçeler bazında yapılan itirazlar değerlendirilmiş, seçim sonuçları kesinleşmiştir.
 
 
Milletvekilleri Seçim Müdürlüklerinden mazbatalarını alıp,
 
 
Mecliste kayıtlarını yapıp, yemin içerek göreve başlamışlardır.
 
 
Önümüzdeki 1 – 2 gün içerisinde siyasi partilerin belirlediği 4 adaydan birisi Meclis Başkanı olacak,
 
Siyasi teamüller gereği Sayın Cumhurbaşkanımız hükümeti kurma görevini seçimlerden 1. parti olarak çıkan AK PARTİ’YE verecektir.
 
 
Burada 3 siyasi partinin (CHP, MHP, HDP) açıklamalarını duydukça ciddi anlamda üzüntü duyduğumu belirtmek isterim.
 
 
Seçimin hemen akabinde hükümet olmayacakları, koalisyon yapmayacakları şeklinde kesin ve net açıklamalar yapmaları kendi parti menfaatlerini ön planda tuttuklarını göstermektedir.
 
 
Şu anda Meclis’te bulunan tüm milletvekilleri bu Ülkenin milletvekilleridir ve bu Ülkeyi temsil etme konusunda vatandaştan yetki almışlardır.
 
 
Önemli olan yapıcı bir şekilde,Ülke menfaatleri doğrultusunda hükümet kurma çalışmaları konusunda kendi doğrularını ortaya koymalarıdır.
 
 
Hiçbir şey olmadan, oturup konuşmadan, kendine sunulanlara bakmadan her şeyi baştan reddetmek benim kanaatime göre yanlıştır.
 
 
Temel nokta Ülke menfaatleri ise Meclis’teki siyasi partiler asgari müştereklerde birleşebilirler.
 
 
13 yıldır devam edegelen ciddi Devlet yatırımları ve hükümetin ortaya koyduğu programlar vardır. Bunların aksamaması ve devam etmesi gerekir.
 
 
Devlet de süreklilik de esastır.
 
 
Ayrıca bölgemizde, komşularımızda ve sınırlarımızda meydana gelen olaylar göz önünde bulundurulduğunda yüzyıllardır bu coğrafyada liderlik yapmış Ülkemiz için 1 saat önce tüm siyasi partilerin uluslararası politikalar konusunda ortak bir tavır sergilemesi gerektiği kanaatindeyim.
 
 
                     Birinci parti olarak seçimden çıkan AK PARTİ tabanının büyük çoğunluğunun koalisyonun MHP ile kurulmasından yana oldukları yapılan anketlerle ortaya çıkmıştır. MHP tabanı içinde aynı şey söylenebilir.
 
 
Fakat MHP yetkililerinin söylemelerine baktığımızda görüşmeden bu yöndeki taleplere karşı kapıyı kapayıcı söylemelerde bulunması bence siyaseten doğru değildir.
 
 
 Amaç bu Ülkeye hizmet ise işte fırsat.
 
 
 İktidar olarak yanlış bulduğunu doğrultma, yapılmayanları yapma fırsatı yakalamışken bunu geri çevirmek parti tüzüklerinin 2. maddesinde belirtilen amaçları ile bağdaşmamaktadır.
 
 
Aynı şekilde HDP’NİN ilk günden birtakım tavırlar alması parti tüzüklerinin 2. maddesinde belirttikleri amaçlarla örtüşmemektedir.
 
 
Şu anda Meclis’teki en eski parti olan CHP’nin baştan beri sergilediği tutum da parti tüzüklerinin 3. maddesinde ileri sürdükleri ilkelerle örtüşmemektedir.
 
 
Siyasi partilerin asıl amacı kendi felsefe ve partisini iktidar yapmaktır. Fakat bu 3 partiye baktığımızda bunlar şu ana kadar yapacaklarından çok tamamen iktidarı eleştirerek uzun yıllardır siyaset yaptıkları herkesçe bilinmektedir.
 
 
Çıkan sonuçlara göre yakaladıkları fırsatı kendilerine güvenemedikleri için değerlendirmemektedirler.
 
Daha öncede iktidarı bırakma durumu göz önüne alındığında bu hususu fazla yadırgamamak gerekir.
 
 
Türkiye’deki seçmenler partilere ülkeyi yönetmek  amacı ile oy verdi. İktidar fırsatı yakalayan partiler bunu göz ardı etmemesi gerekir.
 
 Küçük hesaplar yaparak ülke menfaatlerini bir tarafa bırakıp iktidardan kaçarak ve parti menfaatlerini gözetmeleri için oy vermedi.
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

26Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.