Dolar Bahane, Zamlar Şahane



Son iki buçuk yılda yaşadıklarımız konusunda ülke olarak oturup düşünmeliyiz.
O kadar olay yaşadık ki Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadıklarımız karşılık gelir.
İçer de ve dışarıda dostlarımızı ve düşmanlarımızı daha yakından ve çıplak gözle tanıma fırsatımız oldu.
Yıllarca değerlerimizi küresel güçlerin menfaati için kullananları mı dersin, bunların ateşine bilerek ve bilmeyerek odun taşıyanı mı dersin bu yaşananlardan sonra tavrını değiştirmeyenler mi dersin vs. örnekleri çoğaltmak mümkün.  
Benim dikkat çekmek istediğim  nokta bu süreçte döviz ile verdiğimiz sınav.
Birkaç defa döviz konusunda yapılan kampanyalara baktığımız da istenen seviyede bir etki yaratmadığı görüldü.
Rahiple su yüzüne çıkan ekonomik terör olaylarında bu sınavımız daha net ortaya çıktı.
Son 6 ayda ciddi bir sınav verdik.
Ne yazık ki bu süreçte paranın  ne kadar önemli olduğunu her zamanki gibi acı tecrübeler yaşayarak bir kez daha gördük.
Bazı kesimlerin sanki bu süreci daha önceden yaşanacağını biliyormuş gibi hazırlık yaptığını gördük.
Bir günde düğmeye basılmış şekilde döviz ve altının uçuşa geçince bu durumu keyifle seyredenlerin yanında bu duruma  karşısında  müdahale eden vatandaşlarımızın mücadelesine de şahit olduk.
Bu kiriz birden bire dengeleri alt üst etti.
Ciddi bir fiyat artışı toplumun belini kırdı.
Fakat burada bizlerin ne yaptığına bakmamız lazım.
Dolar krizi  birliğimize ve bütünlüğümüze yönelik çok kapsamlı ve bir saldırı niteliğinde olduğu açıktı.
Fakat tezgahlara ve raflara baktığımızda tüm ürünler sanki dolara endeksliymiş gibi fiyatlarının uçmuş olmasına anlam vermek çok zor oldu.
Fiyat etiketlerinin günlük değiştiğine şahit olduk.
Aynı ürünün her gün fiyatının değiştirilmesi bir takım soruları ve cevapları doğurdu.
Bir fiyat borsası oluştu.
Bazı kesimlerin daha önce elinde olan ve dolarla ilgisi olmayan ürünlere %100 üzerinde zam yapmasına anlam vermek pekte mümkün olmadı.
Aynı ürünün fiyatının yan yana bulunan iki markette ciddi farklarla satılması karşısında bu konuda denetimlerin sağlıklı yapılmadığını gösterdi.
Her şey etiketi belirleyeninin insafına kalmış.
20 TL’lik bir ürünün iki marketteki fiyat farkının 12-13 TL civarında değişmesinin iyi niyetle bağdaştığını söylemek imkansız.
Bu durumda olan tabi ki vatandaşa oldu.
Alım gücü az olan vatandaşımız en ufak bir alış veriş için market market gezmeye başladı.
Bu durum maliye bakanlığının müdahalesi sonucu biraz durdu gibi.
Ama fiyatlar olmaması gereken sınırın çok çok üzerinde.
Şimdi gündem de % 10 oranında indirimden bahsediliyor.
Ben şunu soruyorum hangi fiyattan bunu yapacağız.
Gerçek fiyattan mı?
Şişirilmiş fiyattan mı?
Önce bunun tespit edilmesi gerekir.
Ben merkezli bir yaşamın kimseye fayda getirmediğini hala anlamayanların çoğunlukta olduğunu görmek gerçekten üzücü.
Acaba şu anda ülkemize göç etmek zorunda kalan Suriyeliler zamanın da değerlerine sımsıkı sarılsaydı ve toplum menfaatlerini ön planda tutarak hareket etselerdi bu durumda olurlar mıydı.
Zevkte ve parada sınır yok.
Bu şükürsüzlüğün bir sonucu.
Bir taraftan evine ekmek götürmekte zorlanan kardeşlerimiz.
Bir taraftan elinde kumanda ile dövizin saniyelik artışını seyreden parayı hayatın birinci sırasına koyanlar.
Paranın bu dünyada kalacağını unutmuş gibiler.
Dikkat!
Kefenin cebi yok.
Arkanda bıraktıkların daha fazla neden bırakmadı diyeler.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Kas
04Kas

Seçim takvimi

28Ekm

Seyircilikten, Oyun Kuruculuğu

21Ekm

Ben mi, biz mi?

14Ekm

Dolar Bahane, Zamlar Şahane

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.