Fuara dair


2. Elazığ İnşaat Mobilya Dekorasyon ve Teknolojileri Fuarı 20 Eylül de açıldı.
Fuarın açılmasıyla birlikte konuşulması gereken ve sorulması gereken onlarca soru gündeme geldi.
Ben şehrimizde açılan bu fuarı üç açıdan ela alıp değerlendirmek istiyorum. 
Birincisi Fuarcılık konusunda ne kadar mesafe kat ettiğimizdir.
Fuarlar ekonomik, sosyal ve politik faaliyetlerin birleştirilip bütünleştirilmesini sağlamaya çalışan organizasyonlardır.
Yazılı kaynaklar, Fransa’da 629 yılında gerçekleştirilen Foire de Saint Denis’i dünya fuarcılık tarihinin başlangıcı olarak göstermektedir.
Türkiye tarihinde bilinen ilk uluslararası fuar “Sergi-i Osman’dır.
İstanbul’da 1863 yılında düzenlenen fuarda Avrupa ülkelerine ait sanayi ürünleri ile birlikte yerli ve yabancı toprak ürünler sergilenmiştir.
Ülkemizdeki 155 yıllık bir geçmişi olan fuarcılıkta hala daha Elazığ olarak sabit ve kalıcı bir fuar alanına sahip olmayışımızın düşündürücüdür.
Elazığ fuarcılık alanında çağ atlayıp atlamadığı konusunda bir anımı paylaşıp hangi noktada olduğumuzu sizin takdirinize sunuyorum.
Yıllar önce yeni nesil pek hatırlamaz yine böyle bir Fuar organizasyonu yapılmıştı.
Yer olarak Akgün otellini civarında bir alan seçilmişti.
Fuar açıldı açılmasına da keşke açılmaz olsaydı.
Bir yağmur bir fırtına  fuar yerle bir.
Şehir dışında olduğumdan dün geçe fuar alanını gezme fırsatım oldu gezince yıllar önceki fiziki şartlarla, bugünkü şartlar arasında pek fark olmadığını gördüm.           
Esnaf kardeşlerimizin zarar görmemesi için inşallah rüzgar falan esmez diye içimde dua ettim. 
İkinci olarak açılışta yapılan konuşmalar ve verilen fotoğraf; 
Dört milletvekilim fuara katılmaması ve bu konuda yapılan konuşmalar ve verilen cevaplar Elazığ kamuoyunda ve sosyal medyada fuarın çok çok önüne geçmiş olduğunu gördüm.
Yüzlerce taciri temsil eden Organize Sanayi Başkanının,şehir ekonomisi için çok önemli olan bir günde dört milletvekilinin  açılışta olmamasını eleştirmiş.
Bu konuşmaya verilen cevap ile cevap konusunda bir milletvekilinin söyledikleri daha da manidar.
Meclisin tatilde olduğu bir dönemde dört milletvekilinin bu fuara katılmayışı düşündürücü.
Bu konuda belki bir mazeretleri veya katılmamalarını gerektiren bir sebep vardır. 
Vekillerimiz bu konuda gerekli açıklamaları mutlaka yapacaklardır.
Ben bir vatandaş olarak şunu beklerdim.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum konusunda sahip oldukları bilgiler ile bu sıkıntıları aşma konusunda ortaya koydukları fikirleri keşke bizlerle gelip paylaşsalardı.
Çünkü o fuara iştirak edenlerinin tamamı bu şehre yatırım yapan, şehrin en önde gelen iş adamları onları rahatlatacak ve pozitif bir enerji verecek bir tutum ve davranış sergilemeleri şehrin ekonomisini açısından çok iyi olurdu.
Üçüncü olarak da fuardaki  esnaflarımızı açısından bir değerlendirme yaparsak;
Yıllardır bu şehir de yaşayan başarısıyla sevinen, başarısızlığına üzülen bu şehri çok seven birisiyim.
Şehrimize hizmetin önceliklerimiz den olması gerektiğine inana birisi olarak bazen bu konuda karamsarlığa kapılıyorum.
Mücadeleyi bırakmam gerektiğini düşünüyorum.
Etraftaki   birçok kişide bu yönde sürekli telkinde bulunuyor.
Dün akşam fuardaki esnaf kardeşlerimizi görünce asıl mücadeleyi her türlü zorluklara rağmen onların verdiğini bir kez daha gördüm.
Esnaf kardeşlerimizin güler yüzünü, misafirperverliklerini görünce içimi bir mutluluk ve geleceğe dair umut kapladı.
Yılardır  tanıdığım veya ismini duyup da  fakat tanımadığım işletme sahipleri ile sohbet etme fırsatı buldum.
Gerek fuar alanı ile ilgili onlarca eksikliklere, ekonomik sıkıntılar ile şehrimizin içinde bulunduğu duruma rağmen, ne olursa olsun  mücadeleye devam sözleri ile bu konudaki kararlı tutumları beni gerçekten çok etkiledi.
Bu kardeşlerimin, gecelerini gündüze katıp çalışmaları, emeklerinin yanında sermayelerin ortaya koyarak üretim konusundaki tavırları bizim için örnek olması gerekir.
Her şeyden önce işveren, aş veren bu kardeşlerimiz için neler yapılması gerektiğini oturup düşünmemiz gerekir.
Bu insanların önünü açmak için, işlerini büyütmek ve daha fazla ekmek vermelerini sağlamak için hepimiz üzerimize düşeni fazlasıyla yapmalıyız.
İşini gücünü bırakıp, sermayesini ve emeğini bir çadırın altına bırakan bu kardeşlerimizin yanında olmak bizim vefa borcumuzdur.
Bizler iyi günde, kötü günde birlik ve beraberlik içinde olursak yarına dair güzel ümitler taşırız.
Şehrimizin şu anda buna çok çok ihtiyacı var.
Artık bizler ben diyen değil, biz diyen kardeşlerimizle yürümeliyiz. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

Dolar Bahane, Zamlar Şahane

07Ekm

Gecen Hafta Öne Çıkanlar

30Eyl

Lojman Saltanatı ve İsrafı

23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.