İDAM CEZASI GERİ GELMELİ Mİ?


Yaşama Hakkı, kişinin fiziksel varlığının sürdürebilmesinin güvencesini oluşturan insan hakkıdır. 
 
Yaşama hakkı kişilerin en temel haklarındandır.
 
Bu hakkın başka biri tarafından   elinden alınması kabul edilemez olduğunu düşünüyorum.
 
İnsanlık tarihine baktığımızda bu hakka yönelik saldırılar da çeşitli cezalar uygulanmıştır.
 
Tarih boyunca bütün ülkelerde, bu hakka yönelik verilebilecek cezaların en üst sınırında yer almıştır ölüm cezası.
 
Antik dönemlerden itibaren sadece kişilere yönelik eylemler de  değil başka suçların işlenmesi halinde de idam cezası verildiğini görmekteyiz.
 
Günümüze kadar ülkelerin tarihine baktığımızda idam cezasının geçmişte tümünün uyguladığını söyleyebiliriz.
 
Fakat zamanla bir çok ülke bu idam cezasını kaldırmıştır.
 
Ülkemizde de idam cezası uzun süre uygulandığını görmekteyiz.
 
İdam cezasının ülkemizde ki    tarihçesine baktığımız da;
 
Türk Ceza Hukuku mevzuatında,
 
Başta mülga 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu da,
 
1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu da olmak üzere, bazı yan ceza kanunlarında ölüm cezasına yer verilmiştir.
 
Bunun dışında 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarında da ölüm cezasına izin veren veya bununla ilgili düzenlemeler bulunmaktadır.
 
Bu bağlamda, söz konusu Anayasalardaki düzenlemelere göre, mahkemelerce verilen ölüm cezalarının infaz edilebilmesi için Meclisin bu konuda karar alması veya kanun çıkarması gerektiği belirtilmektedir.
 
Ayrıca infaz edilmemesine rağmen bu cezanın uzun süre mevzuatta tutulmuş olduğunu görmekteyiz.
 
Bunun sebebi ise Ülkemizde zaman  zaman yaşanan yoğun terör olaylarına karşı caydırıcı bir önlem olarak tutulduğunun söyle biliriz.
 
1982 Anayasası’nın 17. Maddesinde ”Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Hükmüne yer verilmiştir.
 
Yaşam hakkı anayasal güvenceye kavuşmuştur.
 
Günümüzde yaşam hakkının kutsallığı ve tartışılmaz üstünlüğü çerçevesinde bir çok ülkede kaldırılan idam cezası başta ABD olmak üzere bir çok ülke de uygulanmaya devam etmektedir.
 
Ülkemiz de ise;
 
İdam cezasının kaldırılmasına yönelik ilk   adım 2001 yılında, 4709 sayılı Kanunla Anayasa’da yapılan değişiklikle atılmıştır.
 
 Bu düzenlemeyle, “savaş, savaş tehdidi ve terör suçları” halleri dışında ölüm cezası verilemeyeceği öngörülmüştür.
 
Böylece ölüm cezasının alanı, bu üç durumla sınırlı olarak daraltılmıştır.
 
Daha sonra Anayasada yapılan bu değişiklikten sonra,
 
2002 yılında çıkarılan 4771 sayılı Kanunla, Anayasaya uyum sağlamak için ilgili mevzuattaki ölüm cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrilmiştir.
 
İç hukuktaki bu düzenlemelerin ardından Türkiye, 2003 yılında, 1985 yılında yürürlüğe girmiş olan ve “savaş zamanı ya da yakın savaş tehdidi” dışında ölüm cezasını kaldıran Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ek Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin 6. No.lu Protokol’ü imzalamış ve onaylamıştır.
 
Belirtmek gerekir ki Avrupa Konseyi, 2003 yılında, Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin 13 No.lu Protokol’ü yürürlüğe koymuştur.
 
Bu gelişmeler ayrıca değinilecek olan diğer sebeplerle birlikte 2004 yılında 5170 sayılı Kanunla ölüm cezası ve ilişkili ifadeler Anayasadan tümüyle çıkarılmış,
 
 5218 sayılı Kanunla da mevzuatta gerekli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 
 
Yine 2004 yılında, yeni Türk Ceza Adaleti sisteminin temel kanunları kabul edilmiş ve bu kapsamda 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nda ölüm cezasına yer verilmemiştir.
 
Türkiye’de ölüm cezası, 1984’ten beri fiilen ve 2004’ten beri hukuken bulunmamaktadır.
 
Ölüm cezasına ilişkin tüm bu yasal değişikliklerde, ülkede 2002 yılından itibaren oluşan yeni siyasi iradenin Avrupa Birliği’ne üyelik politikasının da etkili olduğu belirtilmelidir.
 
Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty  International) son verilerine göre;
 
Tam 58 ülkede idam cezası var.
 
 101 ülkede ise idam cezaları tamamen kaldırılmış durumda.
 
Bazı ülkelerde ise yasalarında olmasına rağmen, fiilen idam cezaları infaz bulunmuyor.
 
Son yıllarda ülkemizde ciddi anlamda artan terör olayları meydana gelmektedir.
 
Bu olaylar katliam boyutuna ulaşmıştır.
 
Son 1 yılda şehir merkezlerinde tamamen masum vatandaşlara yönelik canlı bombalarla, bomba yüklü araçlarla yapılan eylemler birçok insanımızın şehit olmasına sebep olmuştur.
 
Yüzlerce, binlerce insanımızın yaşam hakkı, temel hak ve özgürlükleri ellerinden alınmıştır.
 
Yüzlerce insanımızı katleden bu insanların eylemleri devam etmektedir.
 
Burada düşünülmesi gereken husus bu bombalama eylemlerini yapan kişi ve kişilere verilen cezaların caydırıcı olup olmadığıdır.
 
Cezaların getirilmesindeki amaç insanlar üzerinde caydırıcı etkisi nedeniyle, insanları suç işlemekten uzaklaştırma, toplumdaki huzur ve güveni sağlamak, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve bu haklara yönelik  müdahalelerin önlenmesidir.
 
Geldiğimiz noktada Türk halkına yönelik bu eylemlerin canice devam ettiğini görünce cezaların yetersizliği gündeme gelmiştir.
 
Dinimize göre “Kim bir insanı suçsuz yere öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de suçsuz bir insanı ölümden kurtarırsa sanki bütün insanları ölümden kurtarmış gibidir.”(MAİDE 5/32)
 
Eylemlere baktığımızda onlarca kişinin bu eylemleri hazırlayıp organize ettiğini görmekteyiz.
 
Bu kişilerin yüzlerce insanın yaşama haklarını elinden almasını ben kendi açımdan kabul edilemez olduğunu düşünmekteyim.
 
Ve verilen cezaların yetersizliğini de açık dille söylemeliyim.
Planlayarak, tasarlayarak bir bomba ile yüzlerce kişiyi katleden, yaralayan ve bunları sakat bırakan kişiler bu masum vatandaşlar yaşam haklarını canice ellerinden aldıkları sabittir.
 
Daha önce yasalarımızda bulunan " savaş, savaş tehdidi ve terör suçları" hallerinde verilen idam cezasının yeniden yasalarımızda yer alması kanaatindeyim.
 
Ya Siz?...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

26Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.