KEŞKE SÖZLERİNİ DİNLESEYDİK


10.05.2015 tarihinde anneler gününü kutladık. Haziran ayı içerisinde de babalar günü kutlanacaktır.
 
Anneler ve babalar günü Dünyada 1900’lü yılların başlarından itibaren kutlanmaktadır.
 
Tarihimize baktığımızda ailenin, anne ve babanın bizim gelenek ve göreneklerimize göre kıymeti ve değeri çok büyüktür.
 
 Gerekli sevgi ve saygının gösterilmesi temeline dayalı bir ilişki vardır.
 
Tarihimizde kadın hep eşinin yanında olmuş, Türk toplumlarında belli dönemlerde devlet yönetiminde çok etkin oldukları gibi yöneten olarak da kadınların görev aldıkları görülmektedir.
 
İslam dininden önce Arabistan Yarımadası’nda kadına hak ettiği değerin verilmediği, kız çocuklarının diri diri gömüldüğü görülmektedir.
 
İslam’ın gelişi ile birlikte Kuran-ı Kerim’de anne baba ile ilgili onlarca ayet indirilmiştir. Bu ayetlerde anne babaya nasıl davranılması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur.
 
Lokman Suresi 14. Ayetinde “Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik” buyrulmaktadır. Yine diğer ayetlerde anne ve babaya davranma şekilleri ortaya konulmuştur.
 
Kuran-ı Kerim’deki emirlerin dışında anne babaya karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda birçok Hadisler mevcuttur.
 
Anne babanın kıymeti 1 gün ile anlaşılmaz. Hayatın bütününde anne babaya nezaket gösterilmesi, iyi davranılması gerekmektedir. Dinimizde anne babaya iyi davrananın, onlara saygı gösterenin, hürmet edenin büyük mevkilerle ödüllendirileceği belirtilmiştir.
 
“Cennet annelerin ayağının altındadır” hadisinden de anlaşılacağı üzere hiçbir sistem annelere bu kadar önem ve değer vermemiştir.
 
Bizim için anne ve baba kutsaldır.
 
Ninelerimiz ve dedelerimiz kurtuluş savaşında düşmanlara karşı birlikte mücadele etmişlerdir.
 
Türk toplumu olarak, kendi medeni devletler olarak gören ve bununla övünen toplumların çoğundan önce biz kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını verdik.
 
Fakat günümüzde anne ve babaya karşı gereken ilgi ve sevgini yeteri kadar gösterilmediği inancındayım.
 Büyüklerini sormayan ve zor zamanlarında yanında olmayan birçok evlatla karşılaştım.
 
25 yıldır Avukatlık yapmaktayım.
 
Sorunları olan insanlarla karşılaştığımda genelde pişmanlıklarını dile getirirken söyledikleri ilk cümle KEŞKE SÖZLERİNİ DİNLESEYDİK olmuştur.
 
Kimin diye sorduğumda, anne ve babamın. 
 
Bana gitme dediler gittiğim için bu olay meydana geldi.
 
Bu arkadaşınla beraber olma başına bir şey gelir, dinlemediğim için şu anda cezaevindeyim.
Ticaret yaparken ikaz ettiler dinlemedi onu için zor durumdayım.
 
Evlenirken yavrum biraz daha düşün bu evlilik yürümeyebilir dedikleri halde sözlerini dinlemedim. Şu anda da evliliğim yürümedi boşanıyorum.
 
 Şeklinde söz sarf eden, annesinin ve babasının sözünü dinlemeyen yüzlerce insanın mağduriyetine şahit oldum. Bu kişilerin bu zor durumlarında yanlarında sözlerini dikkatte almadıkları anne ve babaları vardı. 35 yıl önce evlilik yapan ve boşanan birine yetişkin çocuklarının değil annesini ve babasının sahip çıktığına şahit oldum.
 
Karşılıksız olarak bize hizmet eden ve fedakarlıkta bulunan ve bizi seven anne ve babamızdan başkası değildir.
 
Üzerimizde bu kadar çok emek ve hakları olan anne ve babalarımızı sevmek ve onların sevgisini başka şeylere değişmemek en önemli ahlaki görevlerimiz arasındadır. Bu görev hayatta iken onlara karşı hürmet, şefkat ve merhamet göstermekle, kendilerini hoşnut etmeye çalışmakla yerine getirilir.
 
Gerçek anne baba sevgisi seviyorum demekten ibaret olmadığı gibi sadece anneler – babalar gününde hatırlamakla da olmaz. Onlara karşı maddi ve manevi her türlü görevimizi yılın her günü yerine getirmemiz gerekir.
 
Benim bu yazıyı okuyan tüm kardeşlerimden acizane olarak bir istirhamım olacaktır. Annesi ve babası sağ olan kardeşlerim onlar yanlarındaysa onlara karşı sevgi ve saygısını, hürmetini gösterip hal hatırlarını sorsunlar. Uzaktalarsa hiç olmazsa bir telefonla hal hatırını sorsunlar.
 
Varlık sebebimiz olan anne babalarımızın değerini anne baba olunca anlıyorsun. Annem ve babamı kaybetmiş biri olarak her zaman şunu söylerim. Keşke sağ olsalardı daha fazla hizmet etmeyi Rabbim bana nasip eyleseydi derim.
 
Tüketici toplumunda büyük şirketler biraz daha para kazanmak amacı ile aylarca anneler – babalar gününü gündemde tutmaktadırlar. Dinimizin anne babaya hizmeti cennetle ödüllendirdiğini düşünürsek;
 
Acaba şirketlerin 3 kuruş daha fazla kazanmak için bu günlerde harcadığı çabayı biz annemizin babamızın duaları için, gönüllerini kazanmak için harcayabiliyor muyuz?
 
Çünkü Peygamber Efendimiz de (s.a.s);
“Allah’ın rızası, ana babanın rızasında; Allah’ın gazabı da ana babanın kızmasındadır” (Tirmizi, Birr, 3) buyurmuştur.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.