KÖRFEZ SAVAŞLARI


İçinde bulunduğumuz coğrafyada savaşlar yıllardır devam etmektedir.
Savaşların isimleri ve tarafları farklı olsa bile kaybedenleri ve kazananları hep aynı.
Emperyalist güçler kendi çıkarları doğrultusunda, bizleri kullanarak savaş oyunları oynamaktadırlar.
Bu savaşlara da Körfez Savaşları adını vermektedirler.
 
1.Körfez Savaşı (1980-1988)
İran-Irak Savaşı, olarak anılan 1980-1988 yılları arasında İran ve Irak arasında yaşanmış savaş. 
Her ne kadar bu savaş Irak-İran savaşı olarak adlandırılmışsa da, daha sonraki savaşların çıkmasına neden olduğu için 1.Körfez savaşı olarak adlandırılmaktadır. 
Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin yaralanmasına, 
150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, 
Her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır.
İki ülkenin birbirlerinin petrol tesislerine saldırılar düzenlemesi sonucu petrol üretimi düşmüş, petrol fiyatları yükselmiştir.
Irak'ın zaferleri ile başlayan savaş, İran'ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştır.
Savaş sırasında, Halkın Mücahitleri Örgütü Irak tarafında yer alırken, Iraklı Kürtlerden oluşan Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) İran'ı desteklemişlerdir.
 
2. Körfez Savaşı (1990-1991):
Saddam Hüseyin‘in İran ile yapılan savaşta petrolleri çaldığı gerekçesiyle Kuveyt’ten aldığı borcun silinmesini istemesi ve isteğinin yerine getirilmemesi sonucu başlayan savaş.
Saddam Kuveyt’i 2 Ağustos 1990’da işgal etti.
ABD başta olmak üzere BM güvenlik Konseyi Irak’a karşı saldırıda bulundu. Savaş Irak’ın yenilgisiyle 2 Mart 1991’de sona erdi.
 
3. Körfez Savaşı ( 2003 )
2003 yılında BM ambargosu altındaki Irak, başta ABD ve İngiltere olmak üzere Koalisyon Güçleri tarafından terörü desteklediği ve kitle imha silahları bulundurduğu gerekçesiyle işgal edildi. 
Böylelikle başlayan üçüncü Körfez Savaşı Irak’ta yönetim değişikliğine yol açtı.
İşgalin ardından iç karışıklıklar başladı.
Savaşın sonrasında Irak’ta ortaya çıkan otorite boşluğu komşusu olan ülkeleri etkiledi.
Ülkelerindeki karmaşa ortamından kaçan Iraklılar Türkiye ve komşu ülkelere göç ettiler.
Türkiye, BM’nin mültecilere yardım kararının uygulanmasında önemli rol aldı.
Irak’ın kuzeyindeki otorite boşluğu, Türkiye’de terör faaliyetlerinin artmasına zemin hazırladı.
Sonradan yapılan resmi açıklamalarda Irak ın elinde kitle imha silahlarının olmadığı ,bu yalanın işgal için söylendiği anlaşılmıştır.
Körfez savaşlarında etkilenen ülkelerden biride Türki ye dir.
Irak-İran savaşında ülkemiz taraf olmasa da ciddi maddi kayıplar yaşamıştır.
İkinci körfez savaşında çok uluslu devletlerden yana taraf olunmuştur.
Aktif olarak savaşa katılmasak da batılı güçlerin istekleri doğrultusunda hareket edilmiştir.
Bu taraf olmanın sebebi ise, 1 koyup 3 alacağız olarak kamuoyuna izah edilmişse de ne yazık ki bu strateji geri tepmiştir.
Tarafımıza ödenen 3 milyar dolara karşılık, kaybımız 45 milyar dolar olmuştur.
3.Körfez savaşın da da ciddi maddi kayıplar olmuştur.
Bu savaşların tümünde kaybeden bölge ülkeleri olmuş, kazanan ise batılı devletler olmuştur.
Bu savaşlar da ülkemiz hep seyirci kalmış kendi dibin de yapılan savaşlara ve yeni oluşumlara fazla etki yapamamıştır.
Savaşlar nedeniyle ülkemizin telafisi çok güç olan maddi kayıpları olmuştur.
Körfez savaşlarını Ülkemiz acısından değerlendirsek;
-Türkiye, topraklarında bulunan ABD üstlerini kullandırmıştır.
-BM kararı gereği Yumurtalık petrol hattı kapatmıştır.
-Irak sınırı kapanarak ticaret sınırlandırılmıştır.
-Terör olayları artmıştır.
-Savaşın varlığı turizmi etkilemiştir.
-Ülkemiz göç almıştır.
Bu savaştan başta ABD. olmak üzere her zamanki gibi batılı devletler kazançlı çıkmıştır.  
ABD'nin bu savaştan elde ettiği kazançlar şöyle sıralanabilir;
-500,000'den fazla askeri Orta Doğu'ya kaydırıp Irak'ı kesin bir yenilgiye uğratarak uluslararası alanda lider olduğunu ve Vietnam sendromunu atlattığını göstermesi.
-Savaşın maliyetinin önemli bir kısmının Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Umman, Japonya ve Almanya gibi ülkelere yüklemiş olması.
-Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Umman gibi ülkelerin petrollerinden uzun bir süre bedava faydalanması.
-Demode olan ve silahsızlanma anlaşmaları doğrultusunda elinden çıkarmak zorunda olduğu silah ve cephanenin bir kısmını burada kullanarak bunlardan kolay yoldan kurtulması.
-Yeni silah sistemlerini gerçek savaş ortamında denemesi ve geliştirmesi.
-Körfez ülkelerine daha sonraki dönemde büyük miktarlarda silah satarak fazladan büyük kârlar elde etmiş olması.
-Irak'ı fiilen üçe bölerek ve ambargo uygulayarak zayıf tutması ve bu ülkenin petrol ihracını baskı altına alarak uluslararası alanda petrol fiyatlarını denetleyebilmesi.
-Irak'ı zayıflatarak İsrail için bir tehlike olmaktan çıkartması. 
 
4.Körfez Savaşı (2010)
Arap baharı adıyla, iç kargaşalık ve yönetim değişiklikleriyle başlayan ve bir çok ülkeyi içine alan ve devam eden savaş.
Şu anda Suriye ve Irak topraklarında daha yoğun bir şekilde devam etmektedir.
Ülkemiz bu savaşa aktif olarak yaklaşık 3.ay önce dahil olmuştur.
Birçok ulusun katıldığı bu savaşta ölen ve yaralananlar ne yazı ki yine Müslümanlar olmaktadır.
Bizim ve bölgemiz açısında 4.Körfez savaşı, diğerlerinden tamamen farklı bir şekilde devam etmektedir.
Sayın Başkomutanımızın dediği gibi, diğerlerinde tamamen seyirci olan ülkemiz bu savaşta oyuna direkt katılmış, bununla da yetinmeyip direkt oyun kurucu bir pozisyonda olmuştur. 
Aktif olarak her alanda, ülke olarak yer almaktayız.
Amacımız başkaları tarafından kurgulanan ileride aleyhimize gelişecek olan oyunları bertaraf etmek.
Bu savaş hala devam etmektedir.
Getirisini ve götürüsünü savaş bitiğinde anlayacağız.
Gelinen noktada emperyalist güçler Müslümanları daha fazla mağdur etmek ve bir birine kırdırmak için mezhep savaşına dönüştürmek istemektedirler.
Ne yazık ki bizim dışımız daki ülkeler, bu ateşin daha fazla alevlenip büyümesi için odun taşımaktadırlar.
Müslümanlar olarak bu oynanan oyunun felaketle sonuçlanacağını görmemezlikten gelmekteyiz.
Savaş; kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.