Kürt Sorununun Kökeni ve Kürtlerin Durumu(2)


 Kürt Sorununun Kökeni ve Kürtlerin Durumu(2)

Çaldıran Savaşı (1514) Kürt tarihinin önemli dönüm noktalarından birisidir.

Bu savaşta Kürt toprakları Osmanlı ve Safevi ordularının kozlarını paylaştıkları bir alan haline gelir. Birbirlerine üstünlük sağlamak isteyen her iki devlet de, aşiretler halinde yaşayan Kürtler'e yönelirler. Safeviler Şii olmasından kaynaklı, sünni Kürt aşiretlere karşı zor kullanıp, alevi Kürt aşiretlerle ilişkilerini güçlendirip, geliştirirler. Buna karşılık Osmanlılar mezhep birliğini de kullanarak diyalog yolunu seçerler. Osmanlıların bu dönemdeki politikalarını hayata geçirmede Bitlis emiri İdris-i Bitlisi’nin önemli bir rolü olmuştur.

Kürt halkının tarihinde "ilk cahş" olarak anılan İdris-i Bitlisi, Osmanlı’nın,  sağ kolu durumundadır. Yoğun çabaları sonucunda birçok aşiret Osmanlı egemenliğini tanır. Çaldıran savaşı sonrasında İdris-i Bitlisi’nin girişimleri ile Yavuz Sultan Selim ile 23 Kürt beyliği arasında bir anlaşma imzalanır.

Bu anlaşmaya göre;

1- Osmanlı yönetimine bağlı olarak Kürt emirliklerinin özerklikleri korunacak,

2- Kürt emirliklerinde de yönetim babadan oğula geçerek sürecek, eskiden beri yürümekte olan yönetim yürürlükte kalacak ve bu konuda ferman padişahtan çıkacak,

3- Kürtler, Türkler'e bütün savaşlarda yardım edecekler,

4- Türkler de, Kürtler’i bütün dış saldırılardan koruyacaklar,

5- Kürtler devlete verilmesi gereken her türlü vergiyi ödeyecekler,

Bu yapılan anlaşma sonucu uzun süre Kürtlerle birlikte ve kardeşçe yaşama söz konusudur. Taki Osmanlın zayıflaması çeşitli yerlerde toprak kaybetmeye başlaması üzerine Doğu da yaşayan halkımızı devlete karşı kışkırtmak üzere bir takım güçlerin devreye girmesiyle bazı illerde çeşitli tarihlerde ayaklanma olduğu görülmektedir. Bu ayaklanmalar bölgesel anlamda tüm halkı kapsamadığı açıktır. Tamamen aşiret veya tarikat bazında olduğu söylene bilir.

Bu ayaklanmalarla ilgili kısa bir değerlendirme yapar isek:

Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı. Süleymaniye (Irak) valisi olamadığı için.

1812 Babanzade Ahmet Paşa isyanı. Amcası Abdurrahman Paşanın intikamını almak için. Ayrıca aile içi hesaplaşma.

1830 Yezidi ayaklanması. II.Mahmut’un reformlarına bağlı idari düzenlemelere tepki olarak. (İngiliz ve Rus desteği vardır.)

1831 Celadet Bedirhan ayaklanması. II. Mahmut zamanında Yeniçerilerin kaldırılması çabası sırasında ülkenin zayıflığını fırsat bilir. Aynı dönemde Bektaşi tekkeleri de kapatılır. Güçlerini kaybetmekten Kürtşeyhleri de korkarlar.

1832 Mir Muhammed ayaklanması. ‘Soran’ aşireti reisidir. Mısır’da, Osmanlıya karşı ayaklanan Mehmet Ali Paşa’yı örnek alır. Ancak, Kürtler sonuçta halife kabul ettikleri padişaha karşı ayaklanmak istemedikleri için başarısız olur.

1834 Kör Mehmet Paşa ayaklanması. Benzer neden.

1838 Bedirhan Bey ayaklanması. (Bedirhanlar büyük bir aşirettir. Pek çok isyanda adları geçer.) Aynı dönemde, Amerikalı misyonerler, Nasturileri ‘şeytan Osmanlı Sultanına’ vergi vermemeleri için ayaklandırırlar. Bedirhan Bey bunu fırsat bilerek 10 binlerce Nasturiyi yok ettirir. ABD, Fransa ve İngiltere Bedirhan’ın cezalandırılmasını isterler. Bedirhan Bey, Padişah tarafından Girit’e sürgüne gönderilir. 1856’da Girit’teki bir ayaklanma sırasında ise Osmanlı’dan yana tavır alır. Bunun üzerine Padişah tarafından İstanbul’a gelmesine izin verilir. Bedirhan Bey bazıları tarafından, Nasturileri padişah emri ile katletmiş gibi gösterilmeye çalışılsa da, Bedirhan Bey’in Mısır’daki isyancı İbrahim Paşa’nın destekçisi ve hatta tedarikçisi olması bu iddiayı çürütmektedir.

1839 Garzani ayaklanması. Garzan (Batman) yöresinde, devlete asker vermemek için.

1848 Hakkâri’de Nurullah Bey ayaklanması. Ayaklanma bastırıldıktan sonra o da Girit’e sürgüne gönderilir.

1855 Yezdan-ı Şir ayaklanması. Bedirhan Bey’in yeğeni. Osmanlı Rus savaşını fırsat bilir. Ayaklanma Musul’a kadar yayılır.

1877 Bedirhan Osman Paşa ayaklanması. İsyanlara karşın, Osmanlı Devleti’nin paşalık unvanı verdiği Bedirhan Osman Paşa, Osmanlı-Rus savaşını fırsat bilir. (93 harbi olarak da bilinir.) Ruslar hem ayaklanmaya destek verir, hem de isyankâr Kürtlere karşı şiddet uygularlar.

1880 Şeyh Ubeydullah Nakşibendî isyanı. İran, kendi bölgesindeki Kırmançi aşiretlerinden vergi almak ister. Halk, zaten şeyhe vergi ödedikleri için ayrıca devlete de vergi vermek istemez. Şeyh Ubeydullah ise, kendisine ödenen verginin kesilmesini, otoritesinin azalmasını istemez. Osmanlı Valisi aracı olur. İran kabul etmez. İngiltere tam destek verir. Ama sonuç yine başarısızdır. Şeyh Ubeydullah, Mekke’ye ailesi ile birlikte sürgüne gönderilir. [1908’de meşrutiyet ilan edilince ailesi serbest bırakılır. Oğlu Şeyh Abdülkadir Osmanlı Ayan Meclisi Üyesi (senatör) yapılır. Şeyh Abdülkadir daha sonra 1918’de İngilizler tarafından kurdurulan ‘Kürt Teali Cemiyeti’ başkanı olur. 1925 Şeyh Sait isyanındaki desteği nedeniyle idam edilir. Oğlu Seyit Abdullah, babasının intikamını almak için 1926’da Şemdinli isyanını çıkarır.]

1889 Emin Ali Bedirhan ayaklanması. Emin Ali Bedirhan ve kardeşi Mithat İngiliz ve Fransız yardımı ile gemiyle Trabzon’a, oradan da Erzincan’a getirilirler. Yakınları ve orada faaliyet gösteren İngiliz ajanlarının desteği ile silahlı adam toplayıp isyan başlatırlar. Bayburt yöresinde yenilen iki kardeş, adamlarını bırakıp dağa kaçarlar. Yakınları iki kardeşin II. Abdülhamit tarafından affedilmesi için araya girerler. Mithat Mısır’a, Abdurrahman Avrupa’ya gider. Dergiler çıkarırlar. 1908’de Meşrutiyetin ilanı ile ülkeye dönüp yayın faaliyetlerine devam ederler.

1908 Şeyh Abdülselam Barzani isyanı. Rus yardımı ile. (Mesud Barzani’nin dedesi) II. Meşrutiyetin ilanından sonra, Kürtçülerin çok sayıda cemiyetler kurdukları dönem.

1912 Bedirhanlar ayaklanması. Ayaklanmayı yönetenler Halil ve Ali Remo Bedirhan.

1919 Malatya ve çevresinde ayaklanma, talan ve cinayetler. Ayaklanmayı, Ali Galib ve Halil Bey, Noel’in direktifleri doğrultusunda sürdürmeye çalışırlar.1920 1 Haziran’da Milli Aşireti isyanı. Viranşehir, Fransız işgal bölgesindedir. Ermenilerin Tüklere ve Kürtlere, Kürtlerin Ermenilere ve Türklere karşı çarpıştığı dönemdir.

1920 Koçgiri isyanı. İngiliz ajan Noel ile anlaşma yapan ‘Kürt Teali Cemiyeti’ bakanı Seyyid Abdülkadir, yardımcısı Emin Ali Bedirhan’dır. Cemiyet tarafından Koçgiri aşiretlerinin bulunduğu bölgeye Mehmet Nuri Dersimi gönderilir. Dersim (Tunceli) Alevi Tekkesi ileri gelenlerinden Seyit Rıza da isyancılara destek verir. Aşağı Abbas aşiret Reisi Miço Ağa isyanı destekleyenler arasındadır. Daha sonra isyancılara karşı olur. Miço Ağa ve Diyap Ağa TBMM’de milletvekili olurlar. (Kürt Lawrance adı da verilen, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgede Osmanlı hakimiyetini yok ederek İngiliz yönetiminin yerleşmesini sağlamak için görevlendirilmiş olan, İngiliz ajan binbaşı Edward William Charles Noel’den Atatürk de söz eder.[1])

1925 Zilan ayaklanması. Kan davası nedeniyle.

1925 Şeyh Sait isyanı. Halifeliğin kaldırılmasına tepki. Bağımsız Kürdistan talebi ile. (Şeyh Sait, Said-i Nursi’yi de ayaklanmayı desteklemeye davet eder. Said-i Nursi, bunun kardeş kavgası olduğunu söyleyerek desteği reddeder.)

1925 Reçkotan kalkışması. Silahlı soygun ve talan.

1926 Şemdinli ayaklanması. Yöneten Seyyid Abdullah. (Şeyh Sait isyanından dolayı asılanlardan Abdülkadir Bey’in oğlu. Dede Abdullah, Nakşibendi şeyhidir.)

1926 Kıyafet devrimine, fesin kaldırılmasına karşı Eruh’ta Yakup Ağa ve oğulları tarafından.

1926 Koçuşağı kalkışması. Şeyh Sait isyanından sonra dağlara çekilmiş olanlar tarafından

1926 Ağrı isyanı. Ermeni, Hoybun cemiyetinin organizasyonu ile.

1930 Zeylan ayaklanması. İhsan Nuri ve 'Zilan Bey', Hesik aşiret reisi İbrahim Ağa ile birlikte. Doğubeyazıt'ın da bulunduğu bir bölgede Hoybun Cemiyeti'nin desteğiyle ‘Ağrı Cumhuriyeti'ni’ ilan ettiklerini açıklarlar.

1930 Tutak’ta Ali Can ayaklanması. Halifeliğin kaldırılması ve kıyafet devrimine karşı.

1930 Oramar ayaklanması. Şeyh Ahmet Barzani tarafından Ağrı’daki isyancılara destek amacıyla.

1935 Şeyh Abdülkuddüs, Nakşibendi ayaklanması. Yapılan düzenlemelerle gelirleri ve itibarları azaldığı için.

1937 Bölgedeki karışıklık ve isyan ihtimali üzerine Dersim için, 1934’de özel bir yasa çıkarılır. Buna göre: ‘Aşiretlerin tüzel kişiliği tanınmayacaktı. Aşiret reisliği, ağalık, şeyhlik kalkacaktı. Onlara ait bütün topraklar ve mülkler devlete devredilecekti. Ağa, şeyh aileleri başka yere göç edeceklerdi. Boşalan yerlere İçişleri Bakanlığının onayı ve izni ile yerleşilebilecekti.’ Yasanın kabulünden sonra köprü, karayolu, kışla, okul, hastane, halkevi gibi yatırımlara başlanır. O bölge için bir eğitim programı hazırlanır. Ancak, Seyit Rıza, aşiretleri ve halkı ayaklandırmaya başlar. ‘Mektep, nahiye bizim neyimize? Bunları ortadan kaldırmalı, yakmalıyız.’ diye hedef gösterir. Devamında karakol baskını, telefon kablosu kesme gibi olaylar başlar. İsyanı bastırmak için askeri harekâta karar verilir. 1937’de bir uçak filosu, ayaklanan aşiret reislerinin toplandığı Keçikesen köyünü bombalar. Seyit Rıza teslim olur.

En son PKK (Bir sonraki yazımın konusu)

Kürt isyanları iddia edildiği gibi halkın özgürlük mücadelesi değildir. Tarih boyunca yapılmış Kürt isyanlarına bakılınca görülür ki, nedenler arasında aşiretler, yerel yöneticiler, aşiret reisleri arası mevki veçıkar mücadelesi vardır. Yine aşiretlerin, köylüye ağa, şeyh olarak veya ağa-şeyh olarak hükmeden, vergi toplayan aşiret reislerinin, ortaçağın bağımsız derebeylikleri gibi bağımsız olmak amacıyla ve merkezi idareye vergi vermemek için devlete başkaldırıları vardır.

Devlet gözetiminin artmasını ve dolayısıyla kendi güçlerinin azalmasını istemeyen yerel ağalar altyapıya karşı çıkmış köprü, yol yapımını, bölgenin gelişmesini engellemişlerdir. Yani, isyanların nedeni uluslaşma veya geri bırakılmış lığa tepki değil, beylerin otonomi çabasıdır

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.