KUZOVA SULAMA PROJESİNİN HESABINI KİM VERECEK?


 KUZOVA SULAMA PROJESİNİN HESABINI KİM VERECEK?
Kuzova, Cip Çayı’nın iki yanında yer alan kuzeye gidildikçe genişleyen, denizden yüksekliği 900 – 1000 metre, yüzölçümü 110 km2 olan, yaklaşık 85 köyü barındıran bir ovadır. Burada köylerden çok bu köylerin kaderi olan su problemine değineceğim. Bu köylerin tümü Kuzova sulama projesinde kalmamaktadır.
 
 
Kuzova sulama projesi 3 bölgeden oluşur. Sulama kapsamında kalan köyler şu şekildedir:
 
 
1. Bölge: Dallıca, Pirinççi, Koruk, Muratçık, Fatmalı, Alaca, Dambüyük.
 
2. Bölge: Hıdırbaba, Çöteli, Alpagut, Poyraz, Pelte, Beşik, Bağlarca, Çorçuk, Cip, Örençay, Sarıçıbuk, Erzürük, Şahinkaya, Körpe, Avculu.
 
3. Bölge: Meşeli, Salkaya, Aydıncık, Çatalharman, Kaplıkaya, Altunkuşak, Alatarla’dır.
 
 
Yukarıda bahsettiğimiz köylerin sulaması ile ilgili yapılan ihale 1990 yıllarında başlamış, o gün itibarı ile bölge bölge yapılıp sulamanın başlaması öngörülmüş ise de ne yazık ki şu ana kadar öngörülen süreç tamamlanamamıştır.
 
1990’lı yıllardan itibaren proje doğrultusunda çeşitli işler yapılmış fakat gerekli hassasiyet gösterilmediği ve süreç hızlandırılmadığından yapılan kanallar da tahrip olmuş, kullanılamaz hale gelmiştir.
 
 
Şu anda da bildiğim kadarı ile bu proje durdurulmuştur.
 
 
1980’li yılların sonunda siyasete başladığımda parolamı “Yaparım, çözerim, hallederim” yerine Elazığ’da tespit ettiğim sorunları kamuoyu gündemine getirip çözüm noktasında bulunan insanların bu konuya el atmalarını sağlama gayreti içerisinde olacağımı dile getirdim.
 
Bu doğrultuda da yıllardır elimizden geldiğince çaba sarf etmeye çalıştık.
 
 
Kuzova ile ilgili de hatırladığım kadarı ile 15 yıllık süreç içerisinde 6 – 7 defa yazılı açıklamalarda bulunduğum gibi katıldığım tv programlarında da bu sorunları dile getirdim.
 
 
Bu açıklamam “seçim gündeme geldi, siyasiler her zaman olduğu gibi sorunlarımız konusunda beyanatlar veriyor” denmemesi içindir.
 
 
Çiftçilik yapan bir ailenin çocuğu olarak şu anda kendi yöremin yaşadığı sıkıntıların aynısını Kuzova köylerinin yaşadığının da bilincindeyim.
 
 
25 yıla yakındır gerek yerel bazda gerekse Ankara’da çok büyük emek, çaba ve masraflar harcanarak bu proje devam ettirildi. Gelinen noktada projenin durdurulması veya kaldırılması söz konusu olunca şu sorular akla gelmektedir.
 
 
Acaba bugünkü tabloyu gören bir yetkili çıkmadı mı?
 
 
Trilyonlarca para harcandı. Bu para neden harcandı?
 
 
Bu projede yanlış yapan kimlerdir ve bu projede kimler kârlı çıktı?
 
 
Bu soruların sorulup cevaplarının verilmesi gerekir.
 
 
Burada suçlu köylüler mi?
 
Yoksa bu konuda gerekli çalışmayı yapmayan bürokrat ve siyasiler midir?
 
 
Burada tamamen mağdur edilen köylülerdir.
 
 
Yıllardır bu projeye bel bağlayarak beklenti içerisinde olan ve buna göre hareket eden insanlar mağdur edilmiştir.
 
 
Bu projeden faydalanacak onlarca köyün halkı yıllardır sabırsızlıkla sulu tarıma geçme niyeti ile beklenti içerisinde olmuşlardır.
 
 
Bir anda bu projenin kaldırılıp farklı bir projenin uygulamaya koyulacağının söylenmesi büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
 
 
Uygulanacak projenin akıbetinin de bu proje gibi olmayacağının garantisi var mı?
 
 
Daha da önemlisi yıllarca Devletin kaynakları heba edilerek trilyonlarca paranın sonuçsuz bir projeye harcanmasının sorumlusu kim olacaktır?
 
 
Siyasiler mi?
 
 
Bürokratlar mı?
 
 
Burada ortaya net bir fotoğrafın koyulması gerekir.
 
 
Devlet mağdur edilmiştir.
 
 
Köylüler mağdur edilmiştir.
 
Bu projenin tek kazananı ve kâr edeni projeden ihale alan müteahhitlerdir.
 
 
Toplumun sorunları ve bunların çözümü konusunda bir öncelik sırası olması gerekir. Bu öncelik sırasına göre de çözümün ivedi bir şekilde ortaya koyulması gerekmektedir.
 
 
Günümüz şartlarında çeşitli ülkelerde yüzlerce kilometrelik mesafelerden suların getirilip insanların sorunlarının giderildiğine şahit olmaktayız. Kuzova sulama projesinde ortaya çıkan bu tablo ciddi anlamda bir üzüntü kaynağıdır.
 
 
Acaba bu proje başlangıcında gerekli ilgi ve alaka gösterilip kısa süre içerisinde bitirilip karşılığı alınamaz mıydı?
 
Neden binlerce insanı ilgilendiren bu proje konusunda bu kadar ilgisiz kalındı?
 
 
Diğer bir husus bu projenin ekonomik olmadığı, külfetli olduğu konusunda daha önceden bir tespit yapılamaz mıydı?
 
 
Hiç olmazsa bu kadar para boşa harcanmış olmazdı.
 
 
Günümüz ekonomik şartlarında köylülerin ve çiftçilerin içinde bulunduğu zor şartlar dikkate alındığında sonu olmayan bu proje için harcanan bu para başka türlü bu yöre insanının kalkınması için kullanılamaz mıydı?
 
 
Köylerden kentlere göçün aşırı olduğu bu ortamda bu olumsuz tablolar göçü daha da hızlandırmış ve köylerin boşalmasına sebep olmuştur.
 
 
Aslolan insanları üretmeye sevk etmektir.
 
 
Binlerce insanı ilgilendiren, geçim kaynağını sağlayan, hayat standardını yükselten bu projeler konusundaki bu duyarsızlıklar toplum olarak bizlere zarar vermiştir.
 
 
Ulaşımda gelinen durum, gösterilen hassasiyet ve titizlikler bu projede neden gösterilmemiştir?
 
 
Elazığ – Keban karayolunu çok iyi duruma getirip ulaşımda çağ atlatan projeleri takdir edip destek olurken Kuzova sulama projesindeki başarısızlığı ve bunun sonucu olarak da yaşanan mağduriyetleri bir kez daha kamuoyu gündemine taşımak istedim.
 
 
Amacım bu yörenin insanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında çözüm makamında bulunan insanların daha fazla emek ve çaba sarf etmelerine yardımcı olmaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

26Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.