LOZAN’A DAİR...


Tarih yapılırken farkına varılmayan bazı gerçekler, gün gelir tarih yazıldıktan sonra fark edilir.
 
Bu anlamda, toplumların geleceğinin inşa edileceği ‘kırılma anlarında ortaya konulacak tavırlar ve fikirler ‘gerektiği yerde gerekeni yapma’ veya “keşke” pişmanlığıyla tarihin hafıza defterinde yerlerini alırlar.
 
Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması, antlaşmanın şartları hala tartışma konusudur.
 
Bu tartışma son aylarda ülke gündeminin ilk sıralarında yer bulmuştur.
 
Burada üzerinde durulması gereken öncelikli husus anlaşmanın neden ve hangi şartlarda yapıldığı ve sonuçlarıdır.
 
Kurtuluş savaşını onuruyla, haysiyetli mücadelesi ile kazanmış ve tüm düşmanlarını bu topraklardan atmış bir ülke olarak  o masaya oturduk.
 
Tarih sayfalarında yerini  alan  93 önce yapılan Lozan antlaşmasını  kısaca irdelersek; 
 
LOZAN BARIŞ KONFERANSI (24 Temmuz 1923)
 
Konferansın Yapıldığı Yer: İsviçre’nin Lozan şehri
 
Temsilcimiz: İsmet İnönü’dür. Rauf Orbay, Mondros’u imzaladığından Lozan’a gitmek ve böylece bu eksikliğini telafi etmek istiyordu. Fakat İsmet Paşa’nın Mudanya’daki başarısından dolayı konferansa gönderilmesi kararlaştırıldı.
 
Konferansa Katılan Devletler:
 
Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Sadece Boğazlarla ilgili konularda Rusya ve Bulgaristan katıldı. ABD, görüşmelere katılmayıp sadece gözlemci gönderdi. Ticaret ve iskân konularında Belçika ve Portekiz katıldı.
 
Görüşmelerin Başlaması ve Kesintiye Uğraması
 
20 Kasım 1922’de başlayan görüşmelerde Sovyet Rusya, Boğazlar konusunda Türkiye’yi desteklemiştir. TBMM görüşmelerde; kapitülasyonlar ve Ermeni Devleti konularında hiçbir ödüne yanaşmamıştır.
 İki tarafında ödün vermemesi nedeniyle 4 Şubat 1923’te kesilen görüşmeler 23 Nisan’da yeniden başlamıştır.
 24 Temmuz 1923’te antlaşma imzalanmıştır.
 
Antlaşmanın Nedenleri
Yunanlıların Büyük Taarruz sonucunda yenilmeleri,
Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın yapılması,
Osmanlı saltanatının kaldırılması,
İstanbul ve Boğazlar hariç bütün ülkenin TBMM’nin kontrolüne girmesi,
Sevr Antlaşması’nın yürürlüğe girmemiş olması,
LOZAN ANTLAŞMASININ MADDELERİ  VE ALINAN KARARLAR
 
1) Türkiye’nin Sınırları
 
a) Suriye Sınırı: Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması esas kabul edildi.
b) Irak Sınırı: İngilizlerle Musul konusunda antlaşma sağlanamadı.  Bu konunun iki ülke arasında 9 ay içerisinde çözülmesine ve eğer çözülmezse Milletler Cemiyetinin vereceği karara bırakılması kararlaştırıldı.
c) Sovyet Sınırı: Kars Antlaşması’na göre çizildi.
d) Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’na göre çizildi. Meriç Nehri sınır oldu. Doğu Trakya bize bırakıldı. Yunanistan’dan Karaağaç savaş tazminatı olarak alındı.
 
NOT:
Diğer sınırlarımız, daha önce yapılan antlaşmalara göre çizilmiştir. Lozan da gündeme gelmedi. Bunlar; Bulgaristan ile sınırımız, 1913 İstanbul Antlaşması ile İran ile sınırımız Kasr-ı Şirin Antlaşması ile çizilmiştir.
 
 
2-) Adalar
 
Bozcaada ve Gökçeada Türkiye’ye verildi. On iki ada ve Meis İtalya’ya bırakıldı. Diğer Ege adaları Yunanistan’a bırakıldı. Türkiye’ye yakın olan adalar silahsızlandırılacaklardı kuralı benimsenmiştir.
3-) Kapitülasyonlar
Yabancı ülke vatandaşlarının Osmanlı Devleti’nden kazandıkları her türlü adli ve mali kapitülasyonlar kaldırılmıştır.
 
4-) Dış Borçlar
Osmanlı’dan ayrılan devletler arasında paylaştırılmıştır. Türkiye, payına düşen borçları taksitler halinde Türk lirası veya Fransız frangı olarak ödemeyi kabul etmiştir. -ı Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi kaldırılmıştır.
 
5-) Boğazlar
Boğazlar, başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecektir. Boğazlar’ın her iki tarafında belirlenen alanlar, silahtan ve askerden arındırılacaktır.
Ticaret gemileri Boğazlar’dan serbestçe geçebilecek, savaş gemileri ise zaman ve tonaj bakımından sınırlandırılacaktır.
Savaş zamanında savaş gemilerinin geçişi Türkiye’nin isteğine göre düzenlenecektir. Boğazlar’a bir saldırı olursa, Milletler Cemiyeti’nin kararıyla gerekli önlemler alınabilecektir.
 
6-) Savaş Tazminatları
Yunanistan’ın savaş tazminatı olarak Karaağaç’ı Türkiye’ye vermesi kararlaştırılmıştır.
İtilaf devletleri Türkiye’den savaş tazminatı istemişlerdir. Osmanlı Devleti’nin Almanya’da rehin bulunan beş milyon altını ile parası ödendiği halde İngilizlerin vermedikleri iki savaş gemisi İtilaf devletlerince tazminat olarak kabul edilmiştir.
 
7-) Ermeni Sorunu
Doğu Anadolu’da kurulması kararlaştırılmış olan Ermeni Devletin’den vazgeçilmiştir.
 
8 -) Azınlık Sorunları
Bütün azınlıklar Türk vatandaşı kabul edildi. Yunanistan’daki Türkler ile İstanbul’daki Rumlar yer değiştirecekler. Azınlıklara kendi kiliselerini, okullarını açma hakkı verildi. Kendi dilleri ile eğitim yapabilecekler, gazete çıkarabilecekler. Türkiye’de azınlık olarak Rum, Ermeni ve Yahudiler kabul edilmiştir.
 
9-) Nüfus Mübadelesi (Değişimi)
İstanbul dışında Türkiye’de yaşayan Rumların Yunanistan’a, Batı Trakya dışında Yunanistan’da yaşayan Türklerin de Türkiye’ye gönderilmesi kararlaştırılmıştır.
 
10-) Patrikhane
Patrikhane’nin, siyasi yetkilerden arındırılması kaydıyla İstanbul’da kalması kararlaştırılmıştır.
 
11-) Yabancı Okullar
Türkiye’deki yabancı okulların öğreniminin Türk Hükümeti tarafından düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu anlaşma öncesinde ve sonrasın da o günkü meclisimizde çok ciddi tartışmalar yaşanmış, meclis tatil edilmiş sonrada secim kararı alınmıştır.
 
Bardağın boş mu, dolumu olduğu bakış açısına göre değişir.
 
Bunun içinde bu anlaşmaya herkes kendisine göre yorumlar. 
 
Asıl olan doğruyu bulmak ve tespit etmektir.
 
Şu an geldiğimiz noktada bu anlaşmanın tam ve sağlıklı bir biçimde ortaya koyulup sağlıklı irdelenmediğidir.
 
Antlaşma metnine baktığımız da bizim acımızdan, Savaşı kazan bir ülkenin elde etiği kazanımların çok yetersiz olduğu aşikardır.
Sayın Cumhurbaşkanımız ; “ Lozan’ı ‘zafer’ diye yutturmaya çalıştılar. “Diyerek burada bir başarının olmadığını dile getirmiştir.
 
Şu soruları sizlerle paylaşıyorum:
 
-Antlaşma süreci o gün itibariyle neden mecliste tam anlamıyla değerlendirilmemiş?
 
-Antlaşma esnasında, İsmet Paşa ile Rauf Bey arasında ciddî bir görüş ayrılığının nedeni neydi?
 
- Süleymaniye, Kerkük, Zaho vs. gibi yerler alt komisyonda bize verilmesi görüşülmüş ve bize bırakılmış, neden daha sonra çıkartılmıştır?
 
-Ülkemize diğer ülkeler tarafından savaş tazminatı neden ödenmemiştir?
 
-Osmanlı kabul edilmemesine rağmen, Osmanlı devletinin borçları bize neden ödetilmiştir?
 
-Meclis bu kritik süreçte neden seçime gitmiştir?
 
-Antlaşma sürecinin sağlıklı olmadığı yönünde görüşlerini dile getiren ve Meclisin devre dışı bırakıldığını savunan  Trabzon mebusu (Meclis Başkan Vekili) Ali Şükrü Bey’i neden öldürüldü ?
 
-Faillileri neden  bulunamadı?
 
-Türk Heyetine sonradan eklenen ve sekreterya görevini yürüten Gayrimüslim olan şahısın yaptıkları sağlıklı olarak irdelendi mi?
 
-Daha sonraları Atatürk ün antlaşmayı eleştiren Musul ve güneydoğu sözleri neden sağlıklı bir şekilde irdelenmedi?
 
Bu soruları çoğaltmak mümkün.
 
Bu değerlendirmeler sonucu baktığımda, savaş kazanan bir ülke için Lozan Anlaşması bir başarı değildir.
 
Bu ülkenin tapusunu, atalarımız işgalcileri karşı canlarını feda ederek almışlardır.
 
Tapu Lozan da verilmedi.
 
Zaten vardı.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.