MEYDANLARDAKİ DAYANIŞMA


15 Temmuz gecesi, Türk halkının meydanlarda vatan adına verdiği destanımsı mücadele ,tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.


Kendilerini demokrat gören dünya ülkeleri, Türk halkı bağımsızlığı ve vatanı için, özgürlüğü için, kendi hür iradesi ile seçtiği siyasileri korumak için, canlarını ortaya koyarak verdiği demokrasi dersini yazıp okumaya başlayacaklardır.


Ülkemizin her köşesinde kardeşlerimiz, o gece Başkomutanımızın talimatıyla meydanlara koştu.


İnsanlarımız, Tankların ve silahların üzerine korkmadan tereddüt etmeden yürüyerek, vatanın geleceği için meydanları vatan hainlerine dar etti.


Bu meydanlardan biriside Elazığ PTT meydanı dır.


Şehrimizde olaylar olmamasına rağmen o gece sergilenen duruş ve tavır takdir şayandır.


İlk dakikadan itibaren hemşerileriz meydana akın etti.


Hiç görmediğim ve tanımadığımı insanlarla yan yana, omuz omuza durmak, ortak endişeleri taşıyıp dua etmek ve tekbir getirmek anlatılır gibi değildi.


Dillerde ve yüreklerde tek bir dua; Allah ım sen bu vatan hainlerine geçit verme, ülkemizi ve vatanımızı koru.


Sayın Cumhurbaşkanımızın sağ salim havaalanına inişi ve açıklamalarından sonra milyonlarca kardeşimiz gibi bizlerde rabbimize şükrettik.


25 Gün sürecek Demokrasi nöbetimize moralli başladık.


O gece meydanda gördüğümüz tabloyu özetlersek;


Halk, omuz omuzaydı..
Partiler, omuz omuzaydı..
Siyasetçiler, omuz omuzaydı..
Sivil toplum kuruluşları, omuz omuzaydı…

 

Sonraki günlerde yaşananlar ise yarınlara daha güzel bakmamız gerektiğin bir kez daha gösterdi.


Binlerce insan taşkınlık yapmadan, birbirini üzmeden, her hangi bir olumsuzluk yaşatmadan nöbete devam etti.


Yapılan ikramlarda insanlarımız bir birlerine karşı göstermiş olduğu saygı ve sevgi dolu davranışları takdir şayandı.


Bir birini tanımayan insanların elindeki, suyunu, ekmeğini, simidini bir birine ikram etmesi, oturacak yer vermesi meydanlara ayrı bir güzellik ve dayanışma getirdi. 


Ortak tavır ve düşünce sen, ben değil biz tavrıydı.


25 gün boyunca meydanda tek bir yerde durduk.


Valilik duvarın dibinde.


0nlarca kardeşimizle sanki sözleşmiş gibi hep aynı yerde nöbet tutuk.


Bu kardeşlerimizin bir kısmını orada ilk kez görmemize rağmen, aynı duygu ve düşünceler ile ortak değerler etrafında birleşince, gerek bulunduğumuz yerde gerekse meydanın her yerinde kurulan dostluk ve arkadaşlıklar düşman çatlatır cinsindeydi. 


Bu süre içerisinde Farklı siyasi düşünceden, farklı etnik kökenden insanlarla sohbet etme fırsatımız oldu.


Amacımızın ve gayemizin, ortak değer ve endişelerimizin aynı oluşu beni çok sevindirdi.


Gün geçtikçe bu vatan hainlerini yapmış olduğu katliamlar ve şerefsizlikler kamuoyuna yansıyınca, meydanlardaki insan sayısı da her geçen gün artı. 


Kundaktaki çocuğunu meydanda yatırarak nöbetini tutan gencecik çiftleri, Seksen yaşının üzerinde zar zor meydana gelen büyüklerimizi görünce şunu anladım.


 Birlik ve beraberliğimiz devam etikçe ne içimizdeki vatan hainleri nede dışarı da ki düşmanlarımız bizimle mücadele edemezler.


Bir kez daha gördük ki, bizim pek fazla dostumuz yokmuş.


Batı, İslam âleminde terör ve darbeleri desteklemeyi yeni bir stratejiye dönüştürmüştür.


Onlarca Müslüman ülkesinde bu mantıkla hareket etmişler ve başarıya ulaşmışlardır.


İnsan hakları, demokrasi ve özgürlükler konularında kendilerini “merkez” kabul eden ABD ve AB yaşanan darbe olayını destekledikleri ortaya çıkmıştır.


Yapılan darbeyi kınamak ve tepki koymak yerine, yapılan savunmayı eleştirecek kadar aşağılaşmışlardır.


Mısır daki darbede istedikleri gerçekleştiği için sevine sözde demokrasi aşığı batılı devletler.


15 Temmuz gecesi karşılaştıkları tablo karşısında psikolojileri bozulmuştur.


Amerika da yapılan uzun süreli deneyler ve bilimsel araştırmalar sonucun da ;


“İnsanın iyi-kötü içgüdüleri ve adalet ve ahlak duygusu doğuştan gelir ve hangisinin büyüyeceğini ve egemen olacağının eğitimi ve çevre koşulları belirlemektedir.” 


Yani insanı değerler söylemekle, değil doğuştan gelmesi ve icraatlarla desteklenmesi gerekir.


Batılı devletlerin tarihine baktığımızda uzun yıllar bir birlerini katlettiklerini, fırınlarda yaktıklarını görmekteyiz.


Son yıllar dada menfaatleri ve çıkarları için Müslüman coğrafyasında,  az gelişmiş ülkelerde savaşlar ve darbeler organize edip katliamlar yaptıklarına şahit olmaktayız.


Batılı ülkeler demokrasiye kendiler söz konusu olunca sahip çıkmaktadırlar.


Aksi halde benliklerinde böyle bir duygu ve düşünce yoktur.


Her şey menfaatleri ölçüsünde dir.


Fatih Sultan Mehmet Karşılarında iki büklüm olan yerlere kadar eğilen Bizans halkını ve papazı görüce;


“Ayağa kalkınız! Ben. F.S Mehmet olarak sana ve bütün Bizans halkına sesleniyorum. Bu günden itibaren hayatınız ve hürriyetiniz konusunda benim öfkemden korkmayınız.”Demiştir.


Sizin şu anda dahi sergileyemediğiniz insani ve ahlaki davranışları atalarımız bu topraklarda 1000 yıldır sergilemektedir.


O ataların torunları olar akta 15 Temmuz gecesi, sizlere ve sizin uşaklarınız olan içimizdeki vatan hainlerine insanlık ve demokrasi dersi verdik.


Doğru söz doğru ağızda anlam bulur.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.