NERDEN NEREYE…..


 NERDEN NEREYE…..

On yıllardır İslam coğrafyasında süregelen çatışmalar, fitneler, baskı ve zulüm binlerce masum Müslümanın canına mal olmuş, on binlercesi sakat kalmış, milyonlarcası evsiz kalıp yurtlarından sürülmüş, pek çoğu da sadece inançlarından ve fikirlerinden dolayı tutuklanmış ve öldürülmüştür.

Ne yazı ki bu olayların bir çoğuna  sebebiyet verenler yine Müslümanlardır.

İslam la birlikte uzun yıllar her alanda yeniliklerin öncüsü olan, huzur ve mutluluğun adresi olan içinde bulunduğumuz coğrafya da, maalesef şu anda, savaş ve göz yaşı hakimdir.

Geçmişimize baktığımız vakit şu anki tablodan daha farlı bir fotoğraf söz konusudur.

İlimde, ekonomide, sanatta, bilimde dünya ya öncülük eden bir İslam Coğrafyası görmek mümkün.

…………………………………….

Muhammed'in(S.A.V.) vefat ettiği 632 senesinden 100 sene geçmeden İslam'ın manevi ve siyasi hakimiyeti bir taraftan Atlas okyanusu ile Hind nehri ve Çin, diğer taraftan Aral gölünden Nil nehrinin aşağı kısımlarına kadar muazzam bir bölgeye yayılmıştı.

Ne daha evvel ne de daha sonra kıyaslanamayacak derecede görülmemiş bu örnek genişleme (fetih) daha sonra İslam medeniyetinin üç kültürel dairede gelişmesi için zemin hazırladı: İspanya'da, Ortadoğu ve Hindistan'da.

………………………………………………………………..

İslam ın gelmesinden sonra her alanda yapılan buluşların ve yeniliklerin altında islam alimlerinin imzası vardır.

İslam alimlerinin yaptıkları çalışmaların bir kısmını özetlersek;

 

 İlk kanser ameliyatını yapan alim;    Ali bin Abbas 
 Küçük kan dolaşımını bulan alim;     İbnünnefis 
 İlk Tabipler odası başkanı;                  Ali bin Rıdvan 
 Sıfırı ilk kullanan alim;                         Harizmi 
 Trigonometriyi ilk bulan alim;            Battani 

 İlk göz ameliyatını yapan alim;          Ammar 

 Sarkaçlı saati ilk yapan alim;              İbni Yunus 
 Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim;       Hazini 
 Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim;   Ebul Vefa 
 Trigonometri kitabını yazan alim;                                Nasiruddin Tusi 
 İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim;  İbni Yunus 
 Binom formülünü ilk bulan alim;                                  Ömer Hayam 
 İlk difransiyel kitabını yazan alim.                                Sabit bin Kura 
 Ondalık kesiri ilk bulan alim;                                         Gıyaseddin Cemşid 
 İlk usturlabı yapan alim;                                                 Zerkali 
 Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim;                    Biruni 
 Dünyanın çevresini ilk ölçen alim;                                Musa kardeşler 
 Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim;                 Fergani 
 Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren alim; Cabir bin Eflah 
 İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim;        Ahmet bin Musa 
 Sibernetiği ilk kuran alim;                                               İsmail-El Gezeri 
 İlk optik temellerini koyan alim;                                    İbni Heysem 

İlk kağıt fabrikasını kuran alim;                                       İbni Fazıl

Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden alim ;                Razi
Mikrobu ilk tanımlayan alim ;                                         Akşemseddin
Cüzzamı bulan alim ;                                                         İbni Cessar
Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim;                         İbni Hatip
Verem mikrobunu bulan alim ;                                       Kambur Vesîm
Retina tabakasını bulan alim ;                                         İbni  Rüşd
İlk göz ameliyatını yapan alim ;                                       Ammar
Sesin .fiziki açıklamasını ilk yapan alim;                        Farabi
İlk torna tezgahını yapan alim ;                                       İbni Karara
Kanatlarla uçan ilk alim ;                                                  Hazerfen Ahmed Çelebi
İlk uçağı yapan alim ;                                                         Ebu Firnas
Yer çekimini ilk bulan alim;                                              Razi
Sarkaçlı saati ilk yapan alim;                                            İbni Yunus
Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim;                 Cabir bin Hayyan
Gök kuşağını ilk açıklayan alim ;                                      Kutbettin Şirazi
İlk kimya laboratuarını kuran alim;                                Cabir
Havan topunu ilk bulan alim ;                                         Fatih Sultan Mehmed
İlk dünya haritasını çizen alim;                                        Mürsiyeli İbrahim

İlk ecza kitabını yazan alim ;                                             İbni Baytar

Yukarıda saydığımız keşiflerin tamamı, dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde, dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür.


Tüm yaşamlarını, dolayısı ile bilime dair tüm çalışmalarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar o dönemde bile bilime sahip çıkmışlardır.


Akıla ve bilgiye dayanan uygarlıkları, dünyanın bugün sahip olduğu pek çok değere de kaynaklık etmiştir.


İslam tarihinin her alanda yükselişine şahitlik eden bu dönemden sonra ciddi anlamda gerileme dönemine girilmiştir.


Bununla birlikte ciddi sıkıntılar yaşanmaya başlanmıştır.

 

2016 Yılının başında dünya nüfusunun 7 milyar 391 milyon 68 bin olduğu tespit edilmiştir. 


İslam nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık 1.7 milyar inananı ile %23'ünü oluşturmaktadır.


Ciddi nüfus hakimiyetine ve sahip olunan imkanlara rağmen,İslam coğrafyası ya da Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerin tamamı ya çatışmalar, ya ciddi iç sorunlar ya da rejim sıkıntılarıyla baş başa kalmıştır.


Bunun sebepleri konusunda söylenecek ve yazılacak çok şeyler vardır.


Ben burada Bilge Lider ALİYA İZZETBEGOVİÇ tespitlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.”Müslüman dünyasında muhafazakar düşüncesinin, tek olmasa da, en büyük temsilcileri şeyh ve hocaların kesimidir. Onlar, İslam'ın "İslam'da ruhbaniyet yoktur", şeklindeki açık düsturuna rağmen, kendilerini ayrı bir sınıf gibi organize ettiler ve İslam’ın yorumlanmasını tekellerine alarak kendilerini Kur'an-ı Kerim ile insanlar arasında aracı olarak konumlandırdılar.

Tarih boyunca, dinler arasında en temiz ve en mükemmel olan Kur'an'ın monoteizmi, tedricen kompromite (sulandırılmış) edilmiş, pratikte ise dini ticaretin iğrenç şekilleri ortaya çıkmıştır. Kendilerini din koruyucusu ve yorumcusu sanan kimseler, her halükarda çok güzel ve karlı olarak, dinden meslek yaptılar ve hiçbir vicdani rahatsızlık duymadan dinin hayata geçirilmeyişini kabul ettiler.

Biz bölünmüş topluluğuz: Miskinlik, aşırı zenginlik ve tüketim çılgınlığı olmaması gerekirken, Müslüman toplum kendi zıddına evrim geçirdi.  Kuran-ı Kerim'in ". .. bu zenginlikler (nimetler) zenginleriniz arasında toplanmasın" emrine aykırı olarak, nimetler yavaş yavaş çok az sayıda kişinin elinde toplandı………..”


İçinde bulunduğumuz durumun sorumlusu bizleriz .


Başka yerlerde suçlu aramamıza gerek yok.


Kendi değerlerimizden uzaklaştıkça başkalarının maşası haline geldik.


Geçmişte kapımızda ekmek ve ilim dilenen batılı devletler şu anda coğrafyamızda savaş oyunları yazıp bizlere oynatıyorlar.


Vuranda biz ,vurulanda.

.......................................


İslamiyet güneş gibidir üfIemekIe sönmez, gündüz gibidir göz yummakla gece olmaz.Gözünü kapayan yalınız kendine gece yapar.


YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.