SESİMİZİ DUYAN YOK MU?


SESİMİZİ DUYAN YOK MU?

AB. Uyum Yasalarının kabulü kapsamında,Ülkemizde 3 Ağustos 2002’de idam cezası kaldırılmıştır.
Kaldırıldığı tarih dikkate alındığında, Ülkemizde terör olaylarının olmadığı ve bittiği bir dönemdir.

Son yıllarda artan ve onlarca insanımızın ölümüne sebebiyet veren terör olayları meydana gelmektedir.

Ülkemiz şu anda savaş halindedir.

Ülkemiz onlarca batılı devlete karşı savaş verdiği, gibi içer dede vatan hainleriyle savaşmaktadır.

Son günlerde artan canlı bom eylemleriyle onlarca masun insanımız şehit olmuş, yüzlerce kardeşimiz ise yaralanmıştır.

Bu alçakça ve şerefsizce saldırılar karşısında insanlarımız tek yürek olmuştur.

Artan bu eylemler sonucu cezaların caydırıcı olmadığı ve idamın geri gelmesi ciddi anlamda tartışılmaya başlanmıştır.

Bir kesim Avrupa için idamın geri gelmesine karşı çıkmaktadırlar.

Ülkemizdeki terör eylemlerinin arkasında batılı güçlerin olduğunu bilmeyen yok.

Bu ülkeler kuklalarının ve tetikçilerin, idam edilmemesi için baskı yapmaktadırlar.

Ayrıca idam geri gelirse Avrupa Birliğine almayacaklarını söylüyorlar.

Zaten bizi 53 yıldır AB. Almayacaklarını söylüyorlar.

Bundan sonra alıp almamalarını da pek önemi yok artık.

AB Ülkeleri tarafında imzalanan Kişisel ve Siyasal Haklar Milletlerarası Sözleşmesine Ek, Protokolün 2. maddesi, savaş zamanında işlenen askeri nitelikteki çok ciddi suçlarla ilgili ölüm cezası verilebileceğine dair devletlerin onaylama veya katılma sırasında çekince koyabilmelerine imkân tanımaktadır. 

Çifte standartları her eylemlerinden anlaşılmaktadır.

15 Temmuz da yaşadığımız darbe girişimi nedeniyle uygulamaya koyulan OHAL için bizi her gün eleştiren bu ikiyüzlü devletler, Fransa da uygulanan ve geçen günlerde yine uzatılan OHAL konusunda, deve kuşu gibi başlarını kuma gömüşlerdir.

İkiyüzlü bu terör destekçisi ve vatan hainlerini sahibi devletlerin düşünceleri ve tavrı beni ilgilendirmiyor.

Ülkemizde yıllarca  devam eden terör olaylarının arkasında bunlar var.

Bunların emirleri doğrultusunda şerefsizler eylem yapıyorlar.

Her gün onlarca insanımızı şehit eden bu alçakların, daha şiddetli bir şekilde hak ettikleri cezalara çarptırılması gerektiği inancındayım.

Bununla mağdur vatandaşlarımız içlerindeki intikam duygusunu törpülenecek , vicdanları rahatlatılacak ve nihayet toplum düzenini sağlanacaktır. 

Toplumlar çoğu zaman, Ülkemizde olduğu gibi elem verici ve toplumun vicdanını derinden yaralayan suçlarda suçluların yaşamasını sindirememekte ve kısa sen suçlunun hayat hakkına son verilmesini savunmaktadır.

            İdamın geri gelmesini isteyen insanların şu sebeplerden dolayı istemektedirler.

1.     Ölüm en etkili yaptırımdır.

2.     Devlet asli yükümlülüğü olan düzeni sağlamak için gerekli yaptırımları yapmalıdır. Eğer bir yaptırım ceza oluşumunu azaltmıyorsa yeterli değil demektir.

3.     Ölüm cezası kesin ve etkili bir yoldur.

4.     Toplumun vicdanını rahatlatan ve suç potansiyeli taşıyan insanlara ibret etkisi yaratır.

5.     Bu ceza adil, mutlak ve tanrısal adalete uygundur.

              Günümüzde yaşam hakkının kutsallığın çerçevesinde insanlar idamı istememektedir.

            Bu insanlara şunu sormak istiyorum bir bomba ile yüzlerce insanın yaşam hakkını bilerek,isteyerek,planlayarak son veren birinin, yaşam hakkı saygı duyulmalı mı dır?

             Ölen insanların yaşam hakkı yoksa kutsal değil mi?

             Yaşam hakkının temelinde, karşıdakine haklarına saygı yatmaktadır.

            Bu caniler ve arkasındaki şarlatan ve iki yüzlü devletler, çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir değere önem vermezler.

             Çıkarları her şeyin üzerindedir.

             Şu anda Suriye de yaptırdıkları soykırım gibi.

             İstanbul ve Kayseri de ki terör eylemlerinde, hayatın baharında olan gencecik kardeşlerimizi şehit verdik.

                   Onların yaşam hakkı kutsal değimliydi?

                   İçim kan ağlıyor.

                  Her gün yeni şehitler veriyoruz.

                   Bu canilerin, hak ettikleri dersi Devletimizin vereceğinde hiç şüphem yok.

                  Ancak bu derslerin yeterli olmadığını hepimiz görmekteyiz.

                  Siyasilere seslenmek istiyorum.

                   Anayasa değişikliği ile birlikte İdamı da meclis gündemine getirin.

                   Anayasa değişikliğini halkoyuna sunacaksınız.

                   İdamı da halka sorun.

                   Bu konuda halk karar versin.

                   Halk ne derse o……

                  HaIka, haIkın diIiyIe sesIenmeyenIer istedikIerini anIatamazIar.”

                                                                                                          Jean J. Rousseau

                              

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.