Sorun da bizde çözüm de bizde


Geçen hafta yerel esnafımızın ayakta kalabilmesi ve paramızın burada kalıp yatırıma dönüşmesi konusunda İş Başa Düştü başlıklı bir köşe yazısı yazmıştım.
Bu yazıyı gazete ve sosyal medya vasıtasıyla tüm sivil toplum kuruluşu temsilcilerine ulaştırdım.
Bu konuda kaç STK temsilcisi destek verdi dersiniz?
Yazımın içeriği konusunda çalışma yapmalıyız ve ne gerekiyorsa yapalım diye iki STK başkanı.
Sayın Mehmet Çete ve sayın Şevket Toraman, tabi ki vatandaşlarımızdan çok büyük destek gördüm. Bu kardeşlerimize  ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ben esnaf değilim, ticaretle uğraşmıyorum, müteahhitlik yapmıyorum, sıradan bir avukatım.
Şu ana kadar yaptığım Elazığ la ilgili çalışmalarda maddi bir beklenti içerisinde olmadım.
Binlerce kitap ve broşürü bedelsiz olarak kendi imkanlarımla bu şehre çok küçükte olsa bir katkı sağlarım düşüncesiyle yaptım.
Ben bu şehri her zaman çok sevdim.
Bu sevgim yaşadığım sürece de devam edecek.
Şu anda siyasette de oyun dışında kaldık.
Siyaseten söylemediğimizde sabit.
1983 yılından sonra bu şehir kan kaybetmeye devam ediyor ve biz bunun önüne geçemedik.
Oturup düşünme vaktinin çoktan gelip geçti.
Geç kaldık mı? Tabi ki.
Fakat yapmamız gerekenleri yapabilirsek bunun önüne geçebiliriz.
Bu konuda kurtarıcı aramaya gerek yok.
Bu şehirde yaşayanlar olarak fikir ve sermaye birlikteliğini sağlarsak,bir birimize çelme takmak yerine destek olursak sorunu çözmüş oluruz.
İlk önce sokak ağın ne düşündüğüne  kulak vermeliyiz.
Sokakla her konuda barışık yaşamalıyız.
Çözümleri otel toplantı salonlarda bulamadığımızı geçmiş yıllarda yapılanlarla görmekteyiz.
Devletlerin sadece yol gösterici, destek verici, bürokratik engelleri kaldırıcı bir rol üstlendiği bir ortamda yaşıyoruz.
Özel teşebbüslerin katkı sunduğu bir ekonomik düzen.
Etrafımız baktığımız bunu rahatlıkla görebiliriz.
Burada en büyük görev STK’lara ve bu şehirde yaşayanlara  düşmektedir.
Bu mübarek Kadir Geçesin de oturup düşünmeliyiz.
Şu ana kadar ne yaptığımızı, görevimizi  layık ile yapıp yapmadığımızı, daha fazla ne yapabilirdik, konusun da vicdan muhasebesi  yapmalıyız.
Ciddi anlamda katkı mı sağladık?
Yoksa dost beni alışverişte görsün diye rutin işler mi  yaptık.
Kendimi  mi büyüttüm, bulunduğum kurumu mu?
Adil bir muhasebe doğru cevabı bulduracaktır.
Tabi bu muhasebeyi kul hakkın da göz önüne alarak başta siyasiler ve tüm kişiler yapması gerekir.
Bizler bu şehri  doğrularını her ortamda bir birimizi kırmada dökmeden  söyleyip çözüm konusunda ortak hareket etmeliyiz.
Doğru tektir.
Kişiye ve siyasi düşünceye göre değişmez.
Fikrilerini sağlıklı bir şekilde dile getiren insanları da ötekileştirmemeliyiz.
Bazen her şeyi ben bilirim ben yaparım düşüncesinden uzaklaşıp karşıdakinin de doğru söyleyebileceğini  göz ardı etmemeliyiz.
Sorumluluktan kaçmamalıyız.
Bir oy vermekle her şeyi sırtımızdan atmamalıyız.
Oyumuzun takipçisi olmalıyız.
Bu konuda günlük mü düşündük yoksa sorgulayan mı olduk.
Buna biz karar vereceğiz.
Her şeyi siyasilerden beklemek yanlış.
Örneği bu seçimde kim seçilirse seçilsin 2018 yılında devlet bütçesinden şehrimize katkısı olmayacaktır. Bütçe yılbaşında tasdik edildi ve uygulanıyor. Katkıları önümüzdeki yıllarda olacaktır.
Bugünler de bayram alışveriş yapacağız. Gelin bu hafta tüm alışverişimizi bu şehirde yaşayan ve bu şehirde yatırımı bulunan esnaf kardeşlerimiz den yapalım.
Sivil toplum örgütlerine sesleniyorum.
Ben sesimi fazla duyuramam.
Sizlerin  bu konuda ki ufak bir çalışmanız anında binlerce insana ulaşır.
Hedefe ulaşmamız daha kolay olur.
Bu konuda bir basın toplantısı mı yapılır?
Yoksa basınla birlikte bu konuyu kamuoyuna duyurmak için alışveriş mi  yapılır bu istişareler sonucu ortaya çıkacaktır.
Bu benim acizane bir söylemimi kimseye akıl verecek ve tavsiyede  bulunacak bir konum da değilim.
Burada sorun asıl bu konunun mağdurları olan kardeşlerimizin ne düşündüğü, bu konudaki tavırları bağlı bulunduğu STK harekete geçirecektir.
Para bir kuş gibidir elimizde tutuğumuz sürece sizimdir. Uçup  giderse dönüşü olmaz.
Dağların moru yok şimdi hep duman 
Tepeler el açar göklere aman 
Takvimlerde resmine baktığım zaman 
Bakıp bakıp ağlar oldum ELAZIĞ

Çocukluğum sendin gençliğim sen 
Gurbet elde uzak kaldım sana ben 
Aklımdasın, ekmeğimde suyumdasın sen 
İçer iken ağlar oldum ELAZIĞ 

Hiç bakmadan düştük gurbet iline 
Kapılmışız dünya malı seline 
En son resmin geçti şimdi elime 
Efkarlanıp ağlar oldum ELAZIĞ 

Oradayken kıymetini bilmedik 
Keyfimizden gurbet ele gelmedik 
Hep ağlidik bir gün olsun gülmedik 
Güler iken ağlar olduk ELAZIĞ

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Kas

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri

11Kas
04Kas

Seçim takvimi

28Ekm

Seyircilikten, Oyun Kuruculuğu

21Ekm

Ben mi, biz mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.