TOPLUMSAL DEĞERLERİMİZ YOK EDİYORUZ


 TOPLUMSAL DEĞERLERİMİZ YOK EDİYORUZ
 
Toplumu , doğada gereksinimleri karşılamak için etkileşim içine giren , ortak bir toprak parçası üzerinde birlikte yaşayıp ortak bir kültürü paylaşan çok sayıdaki insanın oluşturduğu bir birliktelik olarak tanımlayabiliriz.
 
Toplumu birleştiren paylaşabildikleri inanç, yurt, bayrak, dil, marş, yemek gibi değerler insanların ortak değerleri olmaktadır.
 
Toplumsal değerler, belli bir toplumda oluşan, ortaklaşa kabul gören, düşünce ve kuralların uygulama biçimlerini yansıtan ölçütlerdir. Genellikle beğeniye, ahlak ve inançlara dayanır.
 
İnsan davranışlarının hangilerinin iyi, hangilerinin doğru ve yararlı olduğunu belirtir. Değerler, bireyin davranışını değerlendirmesinde bir ölçüttür ve bireyin davranışlarına yön veren kurallar  bütünüdür.
 
Değerler, gideceğiniz yönü belirleyen pusulalardır.
 
Ayrıca neleri yapıp, neleri yapmamamız gerektiğini söyleyen de değerlerdir.
 
Tarihe baktığımızda bu değerler etrafında kenetlenen ve yaşayan insanlara örnek olarak atalarımız gösterilebilir.
 
Yüz yıllar önce bu topraklara atalarımız geldiğinde kendi değerleri ile burada yaşayan insanların değerlerini  ön planda tutarak hep huzur ve refah içinde yaşamışlardır. Atalarımız  gittikleri her yere de refah ve huzuru götürmüşlerdir.
Fatih Sultan Mehmet İstanbullu fethettiğinde burada yaşayan insanların mal, can ve inanç hürriyetlerini garantiye almış ve doğrultuda yaşamaları için gerekli tedbirleri aldırmıştır.
 
Atalarımızın yüz yıllar önce sergiledikleri davranışları ,şu anda dünyayı yöneten güçler yanından dahi geçememişlerdir. 
 
Değerlerimizi olumlu ve olumsuz olmak üzere de 2’ye ayırabiliriz.
 
Olumlu değerlere örnek olarak; Kahramanlık , yurtseverlik , mertlik, dindarlık, kanaatkarlık, tutumluluk, toprağa bağlılık, konukseverlik , saygı-hürmet, hayırseverlik, hoşgörülülük, namus – şeref, ciddilik ve ağırbaşlılık, alçakgönüllülük ve iç temizlik.
 
Olumsuz değerlere örnek olarak; Cahillik, hilekarlık, saldırganlık, hurafecilik, bağnazlık, ihmalcilik, tembellik, zalimlik, hainlik ve intikamcılık gösterilebilir.
 
Atalarımız hep olumlu değerleri ön planda tutarak yaşamışlardır.
 
Yaşanan sıkıntılar ve savaşlar sonucu sahip olduğumuz şu anki topraklar üzerinde 100 yıldır kardeşçe yaşamaktayız.
 
Dönem, dönem art niyetli güçlerin aklına uyarak huzurumuzu bozan insanlar olmuştur. Bundan sonrada olacaktır.
 
Çünkü dünyanın iklimiyle, tarihiyle coğrafyasıyla, yer altı ve üstü kayaklarıyla en güzel ülkesine sahibiz.
Tarih boyunca bu topraklarda gözü olan güçler bizlerin karşısında yaşadıkları hezimetleri tekrar yaşamamak için bizim insanlarımızı bize karşı kullanmaya başlamışlardır.
 
Ne yazık ki insanlarımızda bu oyuna gelmekte bu güçlerin kötü emellerine alet olmaktadırlar.
 
Bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar olarak birbirimizle hiçbir sıkıntımız olamamıştır. Kardeşçe ve dostça yaşadığımız gibi birlikte gülmüş birlikte ağlamışız.
 
Yeri geldiğinde ortak değerlerimiz korumak amacıyla 4 cephede bu vatanın atalarımız korkusuzca savunmuşlardır.
 
Ne yazık ki bu toplumun değerleriyle uzaktan yakından ilgi ve alakası olmayan bu değerleri bilmeyen ömür boyu bazı çıkarlar uğruna hareket eden insanlar son günlerde tekrar meydana çıkarak bu değerlerimize ve kardeşliğimize zarar vermek için kendilerine verilen emirleri yerine getirmeye başladılar.
 
İnsanımızın canına malına yönelik şiddet eylemleri başlattılar. Mahsun vatandaşlarımızın canına ve mallarına zarar vermeye başladılar.
 
Ne yazık ki bu insanlar içinde çeşitli makam ve mevki sahibi insanlarında olması üzücü.
 
Allah’ın verdiği akıl yerine bu ülkede gözü olan güçlerini aklına uyarak elline tutuşturulan silahı kardeşine doğrultan insanlar yaptıkları yanlışların farkına varacaklardır. Sadece  sakin kafayla düşünseler kukla olmaktan kurtulacaklardır. Bazılarının gözünü hırs bürümüştür. Bu makam hırsı, para hırsı ve güç hırsıdır.
 
Bulunduğumuz Coğrafyada bu amaçla hareket eden bu güçlerin oyununa gelen insanlar şu anda cennet vatanlarında özgürce yaşama yerine bu güçlerin kölesi olmuş  esaret ve açlık ve sefalet içinde  yaşamaktadırlar.
 
Şu anda bu insanları kullana güçler kedi ülkelerinde , kendi insanlarıyla huzur ve mutluluk içinde yaşamaktadırlar.
 
Bu güçler bize karşı kullandıkları bu insanların, kendi ülkelerinde sokakta Yürümlerini dahi müsaade etmezler.
 
Şu anda birlik ve beraberliği korumamız adına ortak hareket etmemiz gerektiği açıktır. Bu bizim ve çocuklarımızım huzur ve refahı için çok önemlidir.
 
BU KULLANILAN VE  ÜLKEMİZİN ORTAK DEĞERLERİNE SALDIRAN İNSANLARA ŞU
TAABLOYA BAKIP DÜŞÜNMELERİNİ İSTİYORUM?
 
Neden ülkemiz bu huzurlu ülkeler arasında  değil ve neden Müslüman bir ülke yok.
 
Dünyadaki en huzurlu ülkeler sıralamasındaki yerimiz...
 
Ekonomi ve Barış Enstitüsünün her sene yayımladığı Küresel Barış Endeksi’ne göre İzlanda ve Danimarka dünyanın en huzurlu iki ülkesi olmayı sürdürüyor..
 
Araştırma kapsamında incelenen 162 ülkenin 81'inde artarken, 78'inde ise azaldığı görülüyor.
 En huzurlu 20 ülkenin 15'i Avrupa’da bulunuyor.
 
Yayımlanan raporda, Türkiye Avrupa ülkeleri arasında 36. ve son sırada yer alırken dünyada ise 162 ülke arasında ancak 135'inci oldu.
 
Gördüğünüz gibi Avrupa’da sonuncu, dünyada 162 ülke arasında 135. Sıradayız
 
Dünyanın en huzurlu ülkeleri şu şekilde sıralanıyor:
 
1.                İzlanda 2. Danimarka  3. Avusturya  4. Yeni Zelanda  5. İsviçre 6. Finlandiya 7. Kanada 8. Japonya  9. Avustralya 10. Çek Cumhuriyeti.
 
Fotoğraf gayet net ve açık düşünüp anlayana.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Eyl

Şiddet Her Yerde

16Eyl

Siyasetteki Kast Sistemi

09Eyl

Kamuda Tassaruf Dönemi  

01Eyl

Altın Ovalılar Derneği

26Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.