TÜRKİYE’'NİN YENİ İSTİKLAL MÜCADELESİ


  TÜRKİYE’'NİN YENİ İSTİKLAL MÜCADELESİ

 

1.Dünya Savaşı'ndan sonra bu güzel vatanımız işgal edilmiş, batılı devletler tarafından kendi aralarında bölüştürülmüştür.

 

Bu durumu kabullenmeyen Mustafa Kemal ve arkadaşları, Anadolu'’ya geçerek İstiklal mücadelesi yapmaya karar vermişlerdir.

 

4 Eylül 1919’'da Sivas Kongresi'ni toplamışlardır. 

 

Mustafa Kemal, Amerikan Mandasını savunanlara karşı çok sert bir şekilde şöyle demiştir;

 

“Efendiler!”

 

“Maddi ve manevi çöküş, korku ile acz ile başlar.”

 

“Acz ve korkak insanlar herhangi bir felaket karşısında milletini de hareketsizliğe sürüklenmesini ve bir kenara çekilip kalmasına yol açarlar…”

 

“…………………………………………………………………………………………..… “

 

“Manda kabul edilemez.”

 

Genç bir tıbbiyenin sorusuna verdiği cevap çok manidardır.

 

“Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz.”

 

“Parolamız tektir ve değişmez.”

 

“Ya İstiklal ya ölüm!”

 

Parolasıyla başlatılan mücadele zaferle sonuçlanmıştır.

 

O gün ki düşmanlarımız bildiğimiz ve bizim dışımızda olanlardır.

 

O gün karşımızda olan bu düşmanların ülkemizle ilgili hevesleri ne ise, bugün de aynıdır.

 

Arada tek fark var:

 

Bu ülkeler emellerine ulaşmak amacıyla taktik değiştirmişlerdi.

 

Kendileri bizzat bizlerle savaşmak yerine, içimizde bulunan uşaklarını ve vatan hainlerini kullanarak bu emellerini gerçekleştirmek istemektedirler.

 

Yıllardır bu topraklarda birliğimizi ve düzenimizi bozmak için her türlü yolu denemektedirler.

 

15 Temmuz gecesi, sahneye koydukları darbe girişimi de bu emmelerini gerçekleştirmeye yönelik en kanlı senaryolarıdır.

 

Tam anlamıyla bir vahşet ve katliam senaryosudu.

 

Şu anda ülkemizin sınırları içinde ve dışında bir savaş söz konusudur.

 

Dört gün önce başlatılan Fırat Kalkanı operasyonu ile bu savaş ülkemizin sınırlarının dışına taşmıştır.

 

Bu savaşı, bu devletlere ve bunların taşeronu olan örgütlere karşı vermekteyiz.

 

Bu örgütler sıkıştıkça, sonlarının geldiklerini anlayınca masum vatandaşları hedef alan intihar saldırılarına yönelmişlerdir.

 

Bu mücadelemizi topyekûn olarak devam ettirip sürdürmemiz gerekir.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız 15 Temmuz darbe günü kesinlikle işgale ve darbeye kalkışanların gerekli cezayı alacaklarını, milletin iradesi üzerinde hiçbir iradeyi tanımadığını dile getirerek Kurtuluş Savaşı'ndaki ruh ile bir mücadele başlatmıştır.

 

Yüzyıl önce olduğu gibi.

 

Bu mücadelenin adını da ;"Türkiye’nin Yeni İstiklal Mücadelesi demiştir."

 

Sayın Başbakan Binali Yıldırım o gece aynı duruşu sergilemiştir.

 

Sayın Kılınçdaroğlu darbelerin ve kalkışmanın kabul edilemez olduğu, devletin yanında olduklarını açık yüreklilikle ve ilk dakikada dile getirerek ciddi bir devlet adamlığı örneği vermiştir.

 

7 Haziran’dan sonra Sayın Devlet Bahçeli'’nni izlediği siyasi tavrı o günlerde eleştirmiştim. Fakat bugün geldiğimiz noktada o tavırların ne kadar doğru olduğunu görmekteyim.

 

15 Temmuz gecesi ve sonrası sergilediği tavır ve duruş ciddi bir devlet adamı tavrıdır.

 

15 Temmuz gecesi birlik ve beraberliğimiz ve kaynaşmamız tabanda başlamış, tavanda son bulmuştur.

 

Ve bu devam etmektedir.

 

Yenikapı’'daki sergilenen tablo birlikteliğimizin en güzel fotoğrafıdır.

 

Yüzyıl önceki Çanakkale ruhu,

 

Yüzyıl sonra Yenikapı'’da tekrar sergilenmiştir.

 

Bu fotoğraftan rahatsız olan bu güçler ve içimizdeki vatan hainleri, insanlarımızı karşı karşıya getirecek eylemler yapmaya kalkışmışlardır.

 

Başarılı olamamışlardır.

 

OLAMAYACAKLARDIR.

 

Tamamen vahşet boyutuna ulaşan ve sivil vatandaşları hedef alan intihar saldırıları düzenlemeye başlamışlardır.

 

Farklı illerde bu eylemleri gerçekleştirmişlerdir.

 

18 Ağustos 2016 tarihinde şehrimizde de böyle bir saldırı yaşandı.

 

Birliğimize, bütünlüğümüze ve vatanımıza yönelen bu saldırı karşısında Millet olarak dik durduk, dik durmaya da devam edeceğiz.

 

Saldırı sonrası şehrimize gelen Başbakan Sayın Binali Yıldırım ifadesinde;

 

“Kurtuluş savaşında Gazi’nin dediği gibi;

 

“ Ya İstiklal Ya Ölüm.”

 

 Ve 79 Milyonun kardeşliğine kasteden bu alçaklara her tülü hak ettikleri cevabı vereceğiz” demiştir.

 

Bu basit bir terör olayı olmadığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

 

Bağımsızlığımızı ve ülkemizi hedef alan bir savaşla karşı karşıyayız.

 

Hepimize çok dikkatli olmamız gerektiği kanaatindeyim.

 

Çünkü içimizdeki düşmanlar ve vatan hainleri adalete teslim  edilip, bu savaş bitene kadar  herkes büyük çaba sarf etmesi gerekir.

 

Makamın, mevkinin, şahsi çıkarların ve menfaatlerin düşünülmesi gereken bir dönem değil.

 

Bizler dedelerimiz ve ninelerimiz gibi davranmak zorundayız.

 

İstiklalimiz ve bağımsızlığımız için her türlü fedakârlıkta bulunmalıyız.

 

Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz.

Lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.(Hz.Ali)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ekm

Dolar Bahane, Zamlar Şahane

07Ekm

Gecen Hafta Öne Çıkanlar

30Eyl

Lojman Saltanatı ve İsrafı

23Eyl

Fuara dair

18Eyl

Şiddet Her Yerde

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.