Vatan Sevgisi mi? Dolar Sevgisi mi?


Siyonistlerin amaçlarına ulaşmalarının önündeki en büyük engel ülkemizdir.
Bu engeli bertaraf etmek veya istediği gibi yönetmek amacıyla yıllardır ülkemiz üzerinde çeşitli oyunlar oynanmaktadır.
Ulusal ve uluslararası alanda ülkemize yönelik yapılan terör eylemleri herkesimce bilinen bir oyundu.
On beş Temmuz ile birlikte bu oyunun yeni boyutlarını keşfettik.
Din kisvesini altında her alana nüfuz ederek kendilerine hizmet eden insanların iktidarıyla ülkeyi ele geçirmek.
Hedeflerine ulaşmak, toplumu milli ve manevi değerlerinden uzaklaştırmak içinde medya ve basın çok iyi bir şekilde kullanılmış olduklarını yeni yeni fark ediyoruz.
Özelikle televizyon ve sinema kullandıkları en etkili silah olmuş.
Bu gün itibariyle dönüp Televizyon yayınlarına ve dizi ve programlarına baktığımızda bunu daha net bir şekilde görüyoruz.
Bizleri geçmişimizden ve tarihimizden uzaklaştırmak ve utanmazı sağlayacak dizileri yaparak asıl tarihte bunlar yaşandı algısı yaratan fillim ve dizileri seyrettirdiler.
Aile hayatımızı yok etmek amacıyla, aile içi hiçbir değerin korunmadığı şehveti ve her türlü ahlaksızlığı normalleştiren dizileri yıllarca yaptıklarını görüyoruz.
 Maneviyatımızdan uzaklaştırmak için din kurallarıyla bağdaşmayan mesajlar veren ve din adamlarını kötüleyen, kötü gösteren yayınlar seyredip durmuşuz. Yıllarca döne döne seyrettiğimiz K. Sunal fiilimler indeki din adamları tiplemeleri buna en güzel örnektir.
(Yabancı fiilim ve dizilerde kiliseyi kötüleyen veya rahip ve papazları kötü gösteren bir fiilime rastladınız mı?)
Bunların dışında insanları dini değerlerden uzaklaştırmak amacıyla kendi fikirleri doğrultusunda hareket eden sözde ilahiyatçılar ile din açıdan yetersiz insanlara yaptırdıkları programlar.
Dinimize zarar vermek amacıyla Adnan Oktar gibi sapıkları, hoca diye bizlere pazarlayıp, yapılan sapıkça programlar. Son yıllarda kapanan TV’deki dinimizi ve Peygamberimiz (S.A.V) hedef alan dizi ve fillimler.
Asker ve polisimizi kötüleyen dizi ve fillimler.
İnsanları çalışmadan ve üretmekten uzaklaştırmak için yapılan yarışma ve evlilik programlarını saymaya gerek yok. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Üzerinde durmak istediğim husus medyada, basında, sokakta, ticarette vs. alanda her gün büyüyen ve gelişen bu şahıslara ve kuruluşlara karşı bizlerin ne yaptığıdır.
Geldiğimiz noktada bunlara karşı gerekli tavrı zamanında sergileyemediğimiz sonucu çıkmaktadır.
Gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız gerekse diğer mevcut dini cemaatler ve tarikatlar bu konuda dini açıdan doğru bilgilendirmeyi yeterince yapmadıkları sonucu çıkmaktadır.
Toplumu değerlerinden uzaklaştırmak, toplum bilincini yok etmek ve milli ve manevi değerlerimizi yok etmeye yönelik eylemleri görünce Siyonistler tarafından 121 yıl önce alınan Sion kararları aklıma geldi. 
Siyonizm hareketi örgütsel yapılanmaya başlaması da İsviçre'nin Basel şehrinde 1897 yılında gerçekleştirilen toplantıyladır.
Kendileri dışındaki toplumları istedikleri gibi yönetmek için de bir takım kararlar almışlardır.
Toplam 22 maddelik bir metninde oluşan bu kararlar, Siyon protokolleri veya Basel kararları da denilmektedir.
Bu karaların değerlendirirsek; 
 
BASEL KARARLARI (1897)
-Genç nesilleri ahlaksızlığa sürüklemek, ahlaksızlığı yaygınlaştırmak.
-Aile hayatını yıkmak.
-Sanatı zayıflatarak edebiyatı müstehcen ve şehevi bir hale sokmak.
-Hudutsuz bir lüks, baş döndürücü modalar icat etmek ve çılgınca sarfiyatı teşvik etmek.
- Milletlerin vakitlerini eğlence ve oyunlarla geçirmesini sağlayıp, düşünmelerini engellemek.
-Siyasi iktisadi bunalımlar yaratmak, servetleri mahvetmek.
-Mali istikrarı bozmak, krizleri çoğaltmak.
-Spekülasyonlara yol açmalı, altını mahdut ellerde toplamalı, muazzam sermayeleri felce uğratmalı.
Basel kararları ve şu anda yaşadıklarımız dikkate alındığında şu anda kimlerle mücadele ettiğimiz çok net anlaşılmaktadır.
Bu gün yaşadıklarımız 121 yıl önce alınan kararların sonucudur.
Şu anda Ülkemizin karşı karşıya kaldığı alçak saldırıların sebebi daha net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Mücadele ettiğimiz güçlerin şu andaki değnekçiliğini Amerika yapmaktadır.
Haliyle tetikçisi de Turmp’dır.
Şu anki savaşın sebebi ve boyutu ortada.
Asıl beni üzen taraf halada üç beş kuruşunu hesabını yapanların bunların değirmelerine su taşıdığının bilincinde olmamasıdır.
Adamlar yüz yıllar önce ortaya koydukları amaçları doğrultusunda milyar dolarlarını bu harekete karşılıksız olarak bağışlamalarına rağmen, içimizdeki bazı insanlar ve kuruluşlar üç beş dolarının hesabını yapıp şahsi menfaatlerini Ülkenin menfaatlerinin üzerinde tutmalarıdır. Bunu anlamak imkansız.
Menfaat insanın nefsi arzularını ön plana çıkaran, insanın gözünü kör eden bir araçtır.
Güvenme insanların samimiyetine,
Menfaatleri için gelirler vecde,
Vaad etmeseydi Allah cenneti,
O’na bile etmezlerdi secde.
Mehmet Akif Ersoy
 

  

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Kas
04Kas

Seçim takvimi

28Ekm

Seyircilikten, Oyun Kuruculuğu

21Ekm

Ben mi, biz mi?

14Ekm

Dolar Bahane, Zamlar Şahane

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.