YEMİN ÖLÇÜ OLMALIDIR


 YEMİN ÖLÇÜ OLMALIDIR

 

Temsili demokrasilerde egemenlik hakkı ve yetkisi milletin seçtiği temsilcilere devredilmiştir. 

Bu görevi temsilciye seçmenler vermektedir.

 Seçimlerde verdiğimiz oylarla seçtiğimiz temsilcimiz olan milletvekilleri

Yemin ederek göreve başlarlar.

Milletvekilleri, Genel Kurul kürsüsünden şu yemini ederler:

"Devletin varlığı ve bağımsızlığını,

Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,

Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma;

Hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma;

Toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma;

Büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim."

Yemin ederek göreve başlayan milletvekilleri Anayasayla kendilerine tanınan dokunulmazlık zırhına da kavuşmaktadırlar.

 

DOKUNULMAZLIK :

Anayasa ya  da uluslararası teamül gereğince, kişilere tanınan ilişilmezlik ya da ayrıcalık durumu.

Anayasayla sağlanan yasama dokunulmazlığı,

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içindir. Anayasaya göre,

"TBMM üyeleri Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden,Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerinden,o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar (madde 83, fıkra 1)".Buna mutlak dokunulmazlık denir.

Anayasada bir de geçici dokunulmazlık vardır.

Buna göre "seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz (madde 83, fıkra 2)".

Dokunulmazlık milletvekillerine tanına Anayasal bir haktır.

 

Dokunulmazlıkta iki sistem vardır:
1-Anglosakson Sistemi:

ABD, Avustralya, İngiltere, içinde yer aldığı Anglosakson sisteminde, yasama dokunulmazlığı cezaî alanda değil, sadece hukukî alanda geçerlidir.

Yani parlamento üyelerine sadece borçlarından dolayı tutuklanmama güvencesi sağlar.
2-Kıta Avrupa'sı Sistemi:

Bu sistem Almanya, Avusturya,………., Portekiz, Türkiye ve Yunanistan'da uygulanmaktadır.
Bu sistemde, yasama dokunulmazlığı özellikle cezai alanda geçerlidir.

Yani parlamenter suçlarından dolayı tutuklanamasa ve yargılanamasa bile, onlara karşı hukuk davası açılıp tazminat istenebilir.
Bizde dokunulmazlık adı altında milletvekilline tanına bu haklar, Kıta Avrupa'sında bile tanınmamıştır.

Özelikle bazı milletvekilleri dokunulmazlığın getirmiş olduğu hakkı kötüye kullandıkları sabittir.

Milletvekillerinin görev ve yetkileri Anayasa da   belirtilmiştir.

Bazı Milletvekillerinin temsil etme konusunda yetersiz kaldıkları gibi yaptıkları ile de milletimizi üzdükleri açıktır.

Ülkemiz çok bir süreçten geçmektedir.

Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, temsil noktasında bulunan bazı vekillerin namus ve şerefleri üzerine etikleri yeminine aykırı davranış   sergiledikleri   görmekteyiz.  

Bazı Milletvekillerinin kanuna aykırı davranışların son zamanlarda çok artması toplumda infial uyandırdığı gibi dokunulmazlıkların kaldırılmasını da gündem getirmiştir.

Tartışma konusu dokunulmazlığın kapsamıdır.

Bir kesime göre kaldırılmasın, bir kesime göre ise kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı   kalsın demektedir.

Aslında şu anda tüm siyasi partiler dokunulmazlıkları kaldırılmasını istiyor gibi gözükseler de bu konuda bazı partilerin samim davranmadıkları açıktır.

Benim kanaatimce  dokunulmazlığın sınır kanunlarla ve yeminin içeriği esas alınarak  belirlenmelidir.

Çok büyük ümitlerle seçip gönderdiğimiz ,bizlerin ,çocuklarımızın ve Ülkemizin geleceğini teslim   etiğimiz vekillerimizin önce yeminlerine sadık kalmaları gerektiği inancındayım.

Yemin ve söz bizim geleneğimizde ve inancımız da  apayrı bir yeri ve değeri vardır.

Bu iki ilkeye aykırı davranış kabul edilemez bir tavırdır.

‘Şüphesiz, Allaha verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahi rette bir payı yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır" (Al-i imran3/77) anlamındaki ayet, böyle bir yeminin ne kadar büyük günah olduğu hususunda önemli mesajlar vermektedir. 

Ebû Hüreyre radıyallahu anhden rivayet edildiğine göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

 ‘Münafığın alâmeti üçtür:

Konuşunca yalan söyler.

Söz verince sözünde durmaz.

Kendisine bir şey emanet edilince hıyanet eder.

Söylediğimiz söze sahip çıkmak kendimize duyduğumuz saygımızı ifade eder.

Söz verdiğimizde onu tutmak, en azından kendimize olan saygının bir gereğidir.

Yeminine bakıp insana inanma; insana bakıp yeminine inan.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Kas

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri

11Kas
04Kas

Seçim takvimi

28Ekm

Seyircilikten, Oyun Kuruculuğu

21Ekm

Ben mi, biz mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.