’KALKINMA’ BU ŞEHRİN SEVDASI OLSUN!


(Elazığ Valisi Ömer Faruk Koçak'a ithaftır)

“Kalkınma” bu şehrin sevdası olsun
Sevdamız, Ferhat kadar güçlü olsun
Işık; huzurun, bereketin adı…
Adımız, andımız; sevdamız olsun!

Biz bu şehre ne kadar sevdalıyız
Bir ağacın meyve veren dalıyız
Adil yüzlü gönüllerin diliyiz
Adımız, andımız; gönlümüz olsun!

29 Kasım şehrin miladı
“Kalkınma” yeniden doğuşun adı!
550 bin insanın feryadı…
Andımız, ‘sessiz çığlığımız’ olsun!

‘Kalk’ kıyamda ol her zaman, her yerde
Kıyamete kadar, iş’te-seferde
Seferberliğimiz akılda, serde;
Huzurda, güvende, şükürde olsun!

Hakk’ın Esması’ndan alır adını!
Sadece Hakk bilsin der imdadını!
Alın teri, helal lokma tadını;
Hep birlikte bilenler saf saf olsun!”
*** ***
29 Kasım, inşallah bu şehir için bir milat,
Kutlu bir başlangıç olur!
Öncelikle, ‘inanmak…’
O inancı, ‘birlikteliğe…’ dönüştürmek!
Bu şehirde,
Şehir insanıyla birlikte;
“Ortak akıl…” geliştirmek!
Gaspıralı İsmail’in ifadesiyle;
“Dil’de, İş’te, Fikir’de Birlik…”
Ve özellikle de, o şuura ve inanca sahip olmak;
Aşılmaz dediğiniz ‘duvarları…’ yıkar!
Her zaman için söylerim,
Bu şehrin insanının önüne,
“Hedefleri…” koyacaksınız!
Bu hedefler, sizlerin ‘Kızıl Elması’ diyeceksiniz!
İstanbul’un Fatihindeki,
O duruşa,
O ruha,
O gayrete hiç baktınız mı?
“Ya İstanbul beni alır,
Ya da ben İstanbul’u…”
O’nun için, Ayasofya Kızılelma’ydı…
Sonrasında, “Batı Roma…” geliyordu!
Bizlerde bu şehirde,
“Yoksulluk zincirlerini…” kıracağız!
“Cehaletin o koyu taassubunu…” yıkacağız!
Gayretimiz, ecdadımızın bizlere bıraktığı,
En güzel miras, “İlim ve İrfan Yolculuğu… olacaktır!
Bu nedir?
Tarihin yeniden ‘tecelli edişidir…’
Sizlerle paylaştığımız şiirimizde de ifade ettik;
“Bu şehre, sevdalı olacağız!”
O sevda, Ferhat’ın yüreği kadar güçlü olacak!
Sevgi öyle bir tomur ki,
Onda, ‘bütün güzellikleri’ okursunuz!
O sebepledir ki, ‘bahar mevsimine’ benzetirim!
Baharda ne vardır?
“Yeniden Diriliş…” vardır!
Bütün özlemimiz nedir?
Bu şehrin, ‘dirilişidir’
Kendi asli, ‘kimliğine’ dönüşüdür!
Şahsen şunu ifade edebilirim,
Şehrin Valisi Ömer Faruk Koçak’ta,
Bu, ‘heyecanı…’
Bu şehre karşı, ‘yüreğinin titrediğini…’
Bu şehirde, ‘iz bırakmak istediğini…’ biliyoruz!
Şurası da muhakkak ki,
Elazığ, 9.150 km2’den ibaret değil!
Elazığ, İl nüfusuyla, 550 bin insandan da ibaret değil!
İsmiyle, o derin tarihi ve kültürel ufkuyla;
Sınırları, ‘gönül coğrafyamızı’ kuşatmıştır!
Fuzuli’yi de, Nedim’i de;
Elazığ’da dinleyebilirsiniz…
Bunun adı nedir?
Şehrin, ‘etki’ alanıdır!
Şehrin coğrafya ile ‘entegre’ oluşu/ bütünleşmesidir.
Bu bağlamda, Elazığ tarihi konumu itibariyle;
‘Cazibe Merkezi…’ özelliğine sahiptir.
Maalesef Elazığ Şehrimiz,
‘Gelişmişliği’ ile ‘konumu’ arasında,
Bir büyük çelişki/ veya tezat vardır!
Kalkınma Kurultayının neticeleri itibariyle,
Şehrimize hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.