’MİLLİ’ EĞİTİM VE İKTİSAT KONGRELERİNİ YAPALIM!


“Milli Şuur”  ve “Milli Öfke” o kadar önemlidir ki,

Bu milletin asıl var olan “gizli dinamiğidir!”

O, “şuur iklimine…” ve onunla birlikte;

Rahmet şuaları misali esen “şuur fırtınası…” bu milletin gerçeği!

Küresel güçler, onların malum oyuncakları;

Bu milleti, “bir başkasıyla…” karıştırmasınlar.

Bu milletin “feraseti…” o kadar yüksek ki,

O feraset, “tehlikelere karşı…” milletin üzerinde bir zırh olabiliyor!

***                       ***

İstiklal Mücadelesi yılları, “ateş çemberinden geçtiğimiz…”

Vatanın her köşesinin “cephe olduğu…” karanlık yıllar!

O tarihi yıllarda, “milli mücadeleyi…” yürüten;

Milletin temsil yeri olan, TBMM’dir…

Öyle bir meclistir ki, “ete kemiğe büründüm!” diyebileceğimiz Meclis!

İstiklal Savaşı Yıllarında, o meclisin iki önemli çalışması olacaktır;

1921 tarihinde gerçekleştirilen; MAARİF KONGRESİ…

1923 tarihinde gerçekleştirilen; İKTİSAT KONGRESİ…

Her iki kongre çok iyi irdelenmelidir.

Sıklıkla vurgularım, “kendin ol!” çağrısı;

Bir ilim, irfan, ihlâs, hikmet, marifet çağrısıdır!

Bu çağrının temelinde ne/ veya neler yatmaktadır;

“biz olma…” ve “birlikte olma…” şuuru!

Bu şuuru, Hz. Kur’an, “bölünmeyiniz!” diye, bizlere sürekli ikaz ediyor.

***                                       ***

Maarif Kongresinde, Atatürk’ün yaptığı konuşma çok önemlidir;

“Herşeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz.

Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki,

Pervasız muhabbetin değil; bu günün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde

Sırf vatan ve hakikat aşkıyla ziya serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir”

Dönemin Maarif Bakanı, Hamdullah Suphi Tanrıöver…

Hamdullah Suphi, “İstiklal Marşı’mızı” O gür ve dokunaklı sesiyle okuyan mümtaz şahsiyet!

Bu şahsiyet, “34 yıl Türk Ocaklarına…” başkanlık edecek, ismi bu kurum ile ödeşleşecektir.

Maarif Kongresi’nde Hamdullah Suphi Tanrıöver, ne diyorlar?

“Anadolu gene bir sanat merkezi olacaktır. Halkın geçimini yükseltecek,

Ve islah edecek nazari ve ameli bilgiye ermek hedeftir!”

***                       ***

Belki de, ilk defa “Günışığı Gazetesi’ndeki Köşemizden…”

Bu millete, “yüksek bir moral verebilecek…” Çağrıda bulunuyoruz;

“Milli Eğitim…” ve “Milli İktisat Kongrelerini…”

780 bin km2’lik Vatan Coğrafyamızda;

78 milyon insanımızın temsili katılımıyla;

“Milli bir İdealle…” gerçekleştirelim!

Herşeyden evvel bu milletin evlatlarına verebileceğimiz;

“milli heyecan…” ve “milli terbiye…” çok önemlidir!

O heyecan, O terbiye, bu milletin “basiretini…” sürekli açık tutacak;

İstiklal Marşı Şairimizin de ifade ettikleri gibi,

“Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!

Tükürün onlara alkış tutan kahpelere!

Tükürün Ehli salibin o hayasız yüzüne!

Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:

Tükürün maskeli vicdanına asrın tükürün!”

Bu millet, “ne maskara…” mahlûkun varkına varabildi?

Ve ne de asrın, “maskeli vicdanına…”

Tarih bir bakıma, “o kahpe yüzlerle…” yüzleşmektir!

***                       ***

Varsa, yoksa “eğitim…” diyoruz!

Eğitim,  öyle sözde; “sayılarla, binalarla, makamlarla…” değil, efendim?

Bu millete, “ahlaklı insan yetiştirme…” sanatı olduğunu öğreteceğiz!

Bir söz vardır, “ne ekerseniz, onu biçersiniz!”

Daha da ibretli bir söz; “yarın geçilecek yolları bugünkü nesiller inşa ederler!”

Bizler özellikle, “kendisini sorgulayan…” bir nesil isteriz!

Ve  “yarınlarıyla hesap verebilecek…” bir sistem!

Hz. Mevlana ne diyorlar;

“Dostluk illa yan yana, diz dize olmak değildir

Asıl can cana, kalp kalbe olmaktır!”

Hz. Kur’an’ın da tarif ettiği, “dostluk…” budur!

Sasdece, “Allah için sevmek” ve “Allah için buğzetmek!”

Kahramanlık işte budur;

“Vatan için, Bayrak için, Ezan için…”

Ve bütün, “kutsalları için…” fedakârlığın zirvesine çıkabilecek kahramanlar!

Necip Fazıl ne diyorlar;

“Elalem okur, Atomu böler

Bizimkiler okur, milleti böler!”

Aman Allah’ım,

Bu kadar büyük zaafın kaynağında neler olabilir?

Sadece, “eğitim…” diyebiliyoruz?

***                       ***

Koçi Bey, 17. Yüzyılın önemli düşünür ve devlet adamı…

Devlete takdim ettiği, “risalesiyle…” önemli…

Ne diyorlar, “Şer’i şerifin bekası ilimledir. Ve ilmin bekası ulema iledir”

21. asır, “bilgi asrı…” olmasına rağmen;

“taklidi, şekilciliği, kopyacılığı, nakilciliği, ezberciliği…” hala bırakamadık!

Elmalılı Hamdi Yazır’ın güzel bir sözü vardır;

“Hikmetli bilgi, tecrübe ile desteklenmiş ve uygulanabilir özellikler taşıyan ilimdir.

Hikmet, ilim ve sanatın birleşmesidir”

İlim ve Sanatın birleşmesi neyi ifade eder; “Türk’ün bu coğrafyada Rönesansını…”

Bu coğrafyada, “asrın Yunuslarına…” ihtiyaç var.

Bu neyi ifade ediyor, “alperenlik ruhunu…”

Yani, bizler tekrar, “insanı ve toprağı…” fethedeceğiz!

Onun, “gönül dünyasına…” sesleneceğiz!

Sokrates ne diyor;

“Sadece bir iyi vardır; bilgi…

Ve sadece bir kötü vardır, cehalet…”

Bu milletin en büyük düşmanı,

“gördüğü eğitim ne olursa olsun…”

Bir türlü yenemediği/ veya üstesinden gelemediği;

O,  kopkoyu taassup ve cehalettir!

Hz. Kur’an buyuruyor, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

Hadis, yeryüzündeki âlimler, gökteki yıldızlar gibidir”

Bu milletin, “ilmiyle amil olan…”

Ve  “ilimde derinleşen…” takva sahibi, kamil insanlara ihtiyacımız var!

Tecrübe, “hatalarımıza verdiğimiz ad…”

“Bilimlerin anası, tecrübe!”

Bazen övünerek söyleriz, “iki bin yıllık tarihimiz var!”

Acı bir gerçektir ki, “250 yıllık tarihiyle…” bizleri dizeyn etmeye çalışanlar!

Ayet, Herkes, yaptığı her iyiliği ve yaptığı her kötülüğü

Hazır olarak bulacağı gün arzu eder ki,

Keşke onunla ( o kötü ameller ile) kendisi arasında uzak bir mesafe olsa!” (Ali İmran, 30)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.