’UN VAR, ŞEKER VAR, YAĞ VAR!’


01 Haziran 2001 tarihinde;

“Elazığ 1. Ekonomi Kurultayını…” yapıldığında,

O dönemde kullanılan slogandan da öte,

Önemli bir tesbitti; “Un Var, Şeker Var, Yağ Var!”

Varlık içerisinde, “en büyük sıkıntımız…”

“Helvanın Yapılmaması!”

Bu dönemde kullanılan önemli mesajlardan birisi de,

İnsanımıza,  “balık yemeği…” değil;

Neyi öğreteceğiz; “balık tutmayı…”

Yıllarca bu köşemizde yazıp çizeriz;

“İsraf…” ekonomisinden,  “Verim…” ekonomisine geçmeliyiz!

Sadece,  “tüketen…” değil; “üreten…” bir toplum olmalıyız!

O halde, “eksiğimiz…” nedir?

“girişimcilik…” ruhunu insanımıza kazandırmalıyız.

Bu ruhun oluşması için de;

“yüksek bir morale…”

“yüksek bir ahlaka…”

“yüksek bir ilme…”

“yüksek bir adalete…” ihtiyacımız olduğunu söylemeliyim!

Elazığ’ın en önemli kazanımı/ veya avantajı nedir?

“Üniversite Şehri…” oluşudur!

Burada dikkatle yapılması gerekli olan nedir?

Üniversitemiz, “bütün alanlarda…”

 Bütün, “sektörel sahalarda…” toplumla işbirliği çalışmalarına;

“uygulama ve alan çalışmaları…” yürütmelidir.

Fırat Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde;

“5 Üniversitemizle birlikte…” DAP PROJESİ HAZIRLANDI!

Bunu takip eden yıllarda; “ekonomi kurultayları…” düzemlendi!

Bu çalışmalar,  “şehir için çok verimli…” oldu!

Tekrar ediyoruz;

“Un Var, Şeker Var, Yağ Var…”

Bir türlü, “helvayı…” yapamadık!

Elazığ’ın,  “marka değeri…” ürünleri üretemedik!

Eksiğimizi, “görmekteyiz!”

Birlikte,  “eksikliklerin üzerine…” gidelim!

O gidiş nedir?

“Üretim Seferberliğidir!”

“İstihdamı artırmak!”

Ve belki de en önemlisi;

En büyük teşvikin, MORAL KAYNAĞI OLDUĞUDUR!

***                      ***

İki önemli başlığımız daha var;

“TARIM İŞLETMELERİ”

“ANADOLU TARIM LİSELERİ!”

Tarımda, “teknolojiyle birlikte değişim projeleri…”

Tarım ve Hayvancılığı birlikte düşünebileceğimiz;

“Tarım İşletmeleri…” projelerine geçilmelidir.

Tekrar ediyorum; tarım sektöründe de; “ara sınıf elemanı!”

O da,  “eğitimden…” geçmektedir.

Bu konuları sizlerle sürekli paylaşmak istiyorum

***                      ***

KEMAL ERGÜN ASLAN’IN ARDINDAN                            

16 Şubat 2016…

Günler su gibi akıp gitmiş…

Elazığ basın dünyamızın sevilen bir ismi,

Fırat Gazetesi Sahibi Kemal Ergün Aslan’ı;

Bir yıl önce, bugün Ebedi Hayata uğurladık…

Bir söz vardır;

“Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler…”

Yüce Yaratan’a en büyük niyazımız nedir?

“Bizleri yer ehline ve gök ehline sevdir” (amin)

“Bizleri, nefsimizle/ hevesimizle baş başa bırakma…”

Neden mi?

Nefis, “insana kötülükleri emreder!”

Bütün kavgaların temelinde ne yatar?

“Vay nefsim!”

Gazeteci- Yazar Kemal Ergün Aslan’ı bizler,

Öncelikle, bir sanatçı kimliğiyle tanıdık!

Sanatta ki o estetiğini, ‘kalemine de…’ yansıttılar.

Hiçbir zaman kaleminde,  “ötekiler…” demediler!

7 renk, 7 iklim şu güzelim coğrafya’mız için,

“biz…” dediler!

Sürekli, “birliğe ve dirliğe…” vurgu yaptılar.

Elazığ’ın, tebessüm eden ikliminde, “yerlerini aldılar!”

Ruhu şad olsun diyoruz…

Elazığ, basın camiasında bir farklı rengini daha kaybetti!

Biraz daha, ‘yalnızlaştı…’

***                      ***

Onlar bir nesil di…

“5N + 1 K…” haber estetiğini sürekli korudular

Elazığ MANAS GÖNÜLEVİ’NİN DE MÜDAVİMİ OLDULAR!

MANAS GÖNÜLEVİ’NDE, PROGRAMLARIMIZ OLDU!

O programlarda, Kemal Ergün Aslan ve Sanatçı dostlarımızın;

“Sanat Dünyalarını…” dile getirdik.

Kemal Ergün Arslan, sadece bir gazeteci kimliğiyle değil;

Sanatçı kimliğiyle de şehrimizde ön plana çıkan şahsiyetti.

Şehrimiz için, bir değer/ bir kıymetti…

Aramızdan ayrılışının 1. Yıldönünmde;

Başta Fırat Gazetesi Çalışanları olmak üzere,

Basın ve Sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum.

Gönül dolusu selamlar.

***                      ***

FÜTÜVVET DİLİYLE

Gelin, fütüvvet diliyle konuşalım,

Dedikodu, bizim işimiz değil

Ferasetle engelleri aşalım,

Ağulu pusular aşımız değil

 

Coğrafyayı gönül evi yapalım

Gönülden yollar, köprüler yapalım

Sevgiyi, evimize harç yapalım

Gönülsüz işler muradımız değil (bk)

***                      ***

KUTLU SEFERLER

İdrakimle seyrindeyim,  âlemin

Kutlu seferler içindeyim sanki

Deryalarda damla olan kalemin,

Akıl hokkasına batıyor sanki

 

İşte gönlüm; İşte mehtabı doğsun

Yıldız yıldız sema, kandiller yağsın

Asım'ın nesli bu, tarihler ansın

Baharın müjdesi, cemreler sanki

***                                     ***

ÖMÜR DEDİĞİN

Ömür dediğin; uzun, ince bir yol

Kalbin ritminde, kaderi adımlar

Yol alır düşünce, gövdeden dal dal

Kader yolcusu, has düşler adımlar… (bk)

***                                     ***

GÖNLÜME DÜŞER

Buz dağlarına ateş topu düşer

Kardelen çiçeği gönlüme düşer

Sevgi bahardır, dirilişin adı

Gül ışığına gönül yaprağı düşer… (bk)

***                      ***

ÂLEM OKUNUR

Her insanda farklı âlem okunur

Kâinat sayfası açılır sanki

Ayet ayet hal örgüsü dokunur

Hayatın ilmiği atılır sanki.. (bk)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.