93 Harbi Ve İmam Efendi


Tarihimizde (1877-1878) , 93 harbi olarak da anılan “Türk-Rus Savaşı…”
Ve o savaşın neticelerini incelediniz mi?
“Ayestefanos” ve “Berlin Antlaşması-1878)”
O antlaşma gerçekte Osmanlı topraklarının paylaşılması antlaşmasıdır.
O antlaşma bir, ‘müterake…’ antlaşması 
1853 Kırım Savaşı ve 93 Harbi, ‘maliyeyi de…’ tüketecektir
O antlaşmayla, Osmanlı “dağılma sürecine…” girecektir.
O antlaşmayla, “Ermeni Meselesi” ilk defa Uluslar arası bir antlaşmada yer alacaktır.
O antlaşma sonrasında, İngiltere Kıbrıs’ı bir üst olarak alacaktır.
O antlaşmada hangi ülkeler yer alıyor?
“Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya
***        ***
93 Harbi’ni bilirsiniz! Bu toplumun üzerinde çok derin izleri vardır. 
Nesilden nesle bu mücadelenin hatıralarını milletçe dinleriz. 
Bir kahraman kadın vardır, ‘Nene Hatun’ olarak andığımız!.. 
İki küçücük çocuğunu evinde bırakır; 
Aziziye Tabyalarının Ruslardan temizlenmesi için destanlaşan bir mücadele verir!     
Aynı Nene Hatun, ‘Çanakkale’de’ evladını şehit verecektir! 
Tahammülü hiçbir zaman kabusa dönmeyecekti! 
İnancı ile metaneti,  hasret duvağında bazen iki damla yaş yanaklarından süzülecekti!  
Tarihimizde, “Erzurum Savunması…” muhteşem bir destandır!
Gazi Muhtar Paşa,  Ruslara karşı Erzurum’da müdafaa hattı oluşturan ordu kumandanıdır!
Gayreti, Erzurum halkı ile birlikte ‘tapyekun bir direniş…’
8 Kasım 1877 günü sabah namazı vaktinde Erzurum Ayazpaşa Cami Minaresinden;
Öyle bir ezan sesi yükselir ki, beklenen kıvılcımı verecektir!
O ezan sesiyle Erzurum ayağa kalkacaktır!
Ayazpaşa Camiinde kılınan sabah namazı ve Erzurum halkının toplu direnişi…
Rusları bozguna uğratacak müthiş bir taarruz…
O ezanı okuyan Hafız Osman Bedrettin’dir!
Kendileri de Erzurum halkının en önünde bu çarğışmalara katılacaklar!
Kurt İsmail Paşa gördüğü olayı Gazi Muhtar Paşa’ya şöyle anlatacaktır;
"Paşam, ezanı okuyan zatı tanıdım. Erzurumlu Miralay Fahri Bey'in kumandasında, 
Heybetli, vakarlı, temkinli hareketleriyle 
Ve bilhassa düşmana taşla hücumu dikkatimi çekmişti. 
Düşmanı taşla kovalıyordu. 
Attığı taş mutlaka hedefine ulaşıyor ve bir düşman askerini öldürüyordu. 
Bu kahramanın veli bir zat olduğunu anladım ve kerametini gözlerimle gördüm..." 
Gazi Ahmet Muhtar Paşa bu ifadeler üzerine sevinç ve heyecanla; 
"Bre Paşa gardaş niçün demezsiniz ki bu cenkte üçler, yediler, kırklar, 
Erenler bizimle beraberlermiş. Elhamdülillah bu, Rabbimin bize bir ihsanıdır" 
 Gazi Muhtar Paşa tarafından, 
Hafız Osman Bedrettin hazretleri 28. alayın 3. taburu imamlığına tayin edildi. 
Ve artık "İmam Efendi" diye tanındı.
Enfal Suresi 17. Ayette ne buyruluyor?
“Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü.
Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı.
Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı.
Doğrusu o işitir ve bilir.”
İman öyle bir cevherdir ki, Allah’ın Veli-salih-sıddık kulları…
Ne mutlu onlara!
Çanakkale Savaşında, İtilaf devletleri komutanı İngiliz General Hamilton ne diyecekler?
“Bizi Türklerin maddi gücü değil, manevi gücü mağlup etmiştir.
Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı.
Fakat biz gökten inen güçler ile mücadele ettik!”
Çanakkale’de, Seyit Onbaşı’nın kaldırdığı,
 276 kg ağırlığındaki top mermisi…
O mermi İngiliz zırhlısı Ocean’a isabet edecektir!
Saffat Suresi 172-173. Ayette buyruluyor;
“Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır.
Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.”
Ne diyor, ecdat; “Gayret bizlerden tevfik Allah’tan…”
Muhammed Suresi 7. Ayette buyruluyor;
“Ey iman edenler, eğer siz Allah’a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara)
Yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.”
“İşte böyle; çünkü Allah, iman edenlerin velisidir;
Kâfirlerin ise, velisi yoktur” 
***            ***
Erzurum’da, kutlu direnişin en ön safında, “Nene Hatunları…” görürüz!
O bahtlı kadınlarımız; bu mukaddes coğrafyamızın ‘abidevi’ sevgi çiçekleridirler!’ 
İstiklâl Mücadelesinin o en sıkıntılı günlerinde; ‘cepheye mermi taşıyan’ 
O saf Anadolu’nun yürekli kadınlarıdır!    
Sırtında, ‘yavrusuyla kağnısını çekerken’  toprak sanki, ‘sabrı adımlar’ 
O sarp dağları aşmada yollar kanatlanır!.. 
Anadolu kadını, milli mücadele yıllarında her biri, ‘vakar abidesi’ olarak sembolleşirler. 
“Haydi evladım! Uğurlar ola” vatan imdadına diyerek yolcu ederlerdi! 
Erzurum müdaffasında,  O isimsiz kahramanlar arasında;
 “Yaşar Baba’yı, Van’lı Fatma, Ayşe’den, Topal Gülizar’dan…” tarihi hatıralarıyla dile getirilir…    
Aşık Yareni’nin “Vallah Erzurumludur” şiirinden;
“Doksanüç harbinden geliyor izi
Şehit Aziziye’nin dağları düzü,
Araştırdık anam öz Dadaş kızı
Çünkü benim Anam Erzurumludur
Vallah Erzurumludur,
Erzurumludur

Benim Anam analardan baş idi,
Şehir vermiş iki gözü yaş idi
Sırtında cepheye mermer taşıdı
Çünkü benim Anam Erzurumludur
Vallah Erzurumludur,
Erzurumludur

Yareninin il sevdiği Vatandı
Şehitlerin toprağınmda yatandı
O dediğin Ana Nene Hatundu
Çünkü benim Anam Erzurumludur
Vallah Erzurumludur,
Erzurumludur”
***        ***
Bekir Sıtkı Erdoğan’ın, “Aziziye Tabyaları…” şiirinden;
“Bir şimşek çakıyor, yine bir şimşek,
Çakıyor Erzurum tabyalarından!
Dizilmiş Nâmeler, Nineler tek tek,
Bakıyor Erzurum tabyalarından

Yediden yetmişe tek vücut, tek can;
Erzurum bir sevda, Erzurum vatan!
Taptaze bir yara gibi hep o kan,
Akıyor Erzurum tabyalarından

Ahmet Muhtar Paşa’m, al bizi yürüt!
Küffarın kökünü yeniden kurut!
Dün bugün misali hâlâ kan, barut,
Kokuyor Erzurum tabyalarından

Gökler alev alev, yer bayrak bayrak
Ya şu ufuklara, şu dağlara bak!
Bu gece dünyaya başka bit şafak
Çöküyor Erzurum tabyalarından

Bekir Sıtkı’m şaşma nice bir tarih!
Gündüzü bir tarih, gece bir tarih;
Destanı sen değil, koca bir tarih,
Okuyor Erzurum tabyalarından”
Ahzab Suresi 43. Ayette Allah buyuruyor;
***            ***
“Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmet gönderen O’dur.
Melekleri de size istiğfar eder. Allah, mü’minlere karşı çok merhametlidir.”
Harput’tayım, tarihin seyrindeyim…
Bin yıl İslam’a bayraktarlık etmiş bir millet…
Kutlu düşlerdeyim…
“Fetih ve Fütüvvet Dilini…” okuyanınız var mı?
O dil bizleri, tarihin kutlu şehrine; “Harput’a…” götürdü!
Harput’tan Erzurum’a,  ‘manevi bir köprü’ 
Ve o köprünün mimarı,  “İmam Efendi…”
Onun hayatında,  “Erzurum’u solukluyorum!”
Tarihi yaşamak,  “o anı tefekkür…”  
Tarihe tekrar uyanıştır, diriliştir diyebilirim!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ağs

Bayramlarda Gönül Duamız…

17Ağs

Bayramlarda Özlemimiz…

16Ağs

Köyümden Sesleniş

15Ağs

Bayram’a Dair Şiirler

14Ağs

Kemer Sıkacağız

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.