Ağaç, toprağın namusu


Rahmetli Em. Alb. Tahir Alkan’la tanıştığımız ilk yıllara;
 2006 yıllarına doğru ‘zaman tunelinde…’ yolculuk yapıyorum!
Ağaç ve Çevre ile ilgili yazılarımız…
2018 yılındayız, ‘kaygılarımız…’ hiç değişmedi!
Bugün sizlere ‘gündemdeki sıcaklığını korumakta olan…’
21.12.2006 tarihli yazımı paylaşmak istiyorum.
“Ağaç için, onun varlığımızdaki önemini vurgulamak için ne kadar yazsak, çizsek, kendimizi yırtarcasına haykırsak azdır. 
Her yıl, ‘erozyon marifetiyle’ bir Kıbrıs; ‘ayaklarımızın altından kayıp gidiyor’ 
Aklımız, örfümüz, inancımız, ağacı, bir büyük sevda olarak yorumluyor! 
O sevdayı biraz yüreklerimizde yaşasak, ‘bir ağacın kesilmesi’ durumunda bile insanların sokaklara dökülmesi gerekir!
Yaşadığımız şu coğrafya, ‘ortak paydamız’ Acaba, ‘ortak paydada, aklımız nerelerde?’
Başta İstanbul olmak üzere, güzel coğrafyamız, ‘vahşi bir şekilde’ acımasızca yağmalanıyor ki, bunun doğuracağı ağır vebali nerede ise kimseler düşünmüyor!.. 
Yazımızın başına, ‘ağaç, toprağın namusu’ dedik!.. 
Ağaç sevdasında, ‘vatan vardır, bayrak vardır, bütünüyle kutsal bildiğimiz’ değerlerimiz
Emekli Albay Tahir Alkan Beyefendiye ithaf ettiğim bir şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum;
“Ağaç için şiir yazmak,
Kâinatı okumak gibi...
Elif deyip şol minareden,
İbadete çağırmak gibi...
İrem bağından cennet hâsılatı 
Toplamak gibi...
Ağaç, toprağa yüz sürmüş
Hamasete kundak gibi…
Mihraptan minbere el açıp,
Berekete varmak gibi...
Işığa hasretmiş yüreğiyle,
Türk’e destanını yazmak gibi!..        
“Yeşil duvaklar” içinde,
“Gül bahçesine”dalmak gibi...
Ağaç, Ozan’ın kopuzunda;
Süreyi alameti çalmak gibi...
Şehit kanıyla toprağı…
Mürekkep damlasıyla,
Hadisatı yunmak gibi..
Ağaç, rahledir;
İlim ve marifete banmak gibi..
Ağaç, rüzgâra serinlik çiçeğe aşı
Hakikati anmak gibi…
Ağaç, yeşil miğferiyle 
Medeniyete sancak gibi…
Ağaç, toprağın namusu
Sevdasında, Vatanlaşmak gibi…”
Güzel ve Aziz vatanımıza, artık ‘Bozkır Anadolu’ diyoruz! 
‘yeşili budamak’ bu vatana,’ihanet’ değil de nedir? 
Böyle bir ihanetin adamakıllı içerisinde kavruluyoruz! 
Arsa mafyası mı diyeyim adına, 
İnsanımızın sadece kendi karanlık dünyasının hezeyanı olarak gördüğümüz, 
‘rant hesabımı’ diyelim; o hesapların faturası o kadar ağırlaşıyor ki!.. 
‘yeşil’ olarak tarihimizde yer alan; Güzel İstanbul’u, Bursa’yı ve daha nice şehirleri katlettik! 
O katliama, canhıraş bir yürekle(!) yürekle devam ediyoruz! 
Coğrafyayı vatan yapan ecdadımız dikkat ediniz; nerede bir suyolu varsa, 
‘oraya yerleşmiş’ Ve ‘dağ ve tepe olarak bilinen verimsiz araziler’ üzerinde/veya onun yamaçlarında şehirleri kurmuşlardır. 
İçerisinde yaşadığım/heyhat ki, hayat sürdüğüm şehrin mazisi bir asrı geçmez! 
Öyle ki, ecdadım; ‘ovaya tamamen hâkim’ Harput ve onun sırtlarında yerleşim yerini kurmuşlar. Harput’un eteklerinden itibaren uzanan koskocaman ova, ‘ecdadın tahıl veya gıda ambarıdır’ 
Yer yerde, ‘güzelim bağ ve bahçeler ovanın yeşil örtüsü’ 
Böyle bir güzelliği, ‘tadında bırakır mıyız’ Ne tadını bıraktık ve nede, adını! 
Güzel Türkiye’mizin belki de, 81 vilayetinin ‘kaderi aynı’ 
Artık, akademik çevrelerden/veya bilimsel heyetlerin raporları ardı sıra yayınlanıyor. 
O raporlar, ‘her biri ürkütücü’ ifade çanağı sanki!
Kirletebildiğimiz kadar, ‘kirlettiğimiz’ bir dünya veya bir doğa bizlerden intikamını almaya hazırlanıyor! 
Bizleri saran ve sarsan bir korkunun başında, ‘deprem’ gibi bir felaket! 
O uğursuz felaketin bir nev’i kurbanları olarak, son bir asır boyu kendimizi tutkal gibi hazırladık! Öyle ki, bu ülkenin en stratejik yatırımlarının %95’lerini belli merkezlerde topladık… 
Bunun adına, cinnet mi dersiniz, cinayet mi? ama bir şey var ki, ‘korkunun ecele faydası yok’ 
O korku travmasını da yine bizler kendi ellerimizle hazırlayarak bugünlere geldik! 
Ülkenin giderek, ‘su kaynaklarını’ kaybetmesi, topraklarının çölleşmesi ne demektir?.. 
İnancımızın gereğini bile yerine getirmeden; ‘ağaç dikmenin ibadet olduğunu’ bile bile! 
Hadis; “yarın kıyametin kopacağını bilsen, elindeki körpe fidanı toprağa dik” 
Yeşilin, ‘gözü ve gönülleri dinlendirdiğini’ belki aklımızın ucuna bile getirmedik!
Ağaçtan elde edilen maddi ve manevi faydaların sayılamayacak kadar çok olduğunu hafızamızın kenarına bile yaklaştırmadık. Çağa açıp kapatan Fatih’in,
 “ağaçlarımdan bir dal kesenin başını keserim” sözündeki sırra kadem basmadık! 
Ağaç için şiir yazmak, ‘kâinatı okumak’ diyoruz! Kâinat Sarayının Sultanı olarak bilinen insanın bu kadar acz içerisinde kalması, bu kadar duyarsızlaşması elbet yadırganacaktır! 
Bir güzel insan tanıdım. Emekli Albay Tahir Alkan… 
Bu insan ile bir araya geldiğimizde, ‘ülkenin acil yarası’ dillendirilmiştir. 
Elazığ için, Keban ve Karakaya Barajları için onlarca proje!.. 
Bu projelerin alt yapılarına şöyle bir bakıyorum. Sadece, ‘Bismillah’ diyerek, ‘Salih bir niyetle’ bir önemli hassasiyette buluşarak, yollara düşmek kalıyor, bizlere!.. 
Hiçbir şey çetin değildir. Ferhat’taki, ‘aşk bilesin yüreklerinizi’ bir defa! 
Elazığ’da, 500 civarında, ‘köy’ var. Her köy kendi adına, ‘bir hatıra ormanı’ için kollarını çemirlese Elazığ’da, yüzlerce Vakıf, Dernek, Oda ve Sendika var. her biri aynı niyetle yola çıksalar!.. 
Her Okul, ‘kendi adına’ bir hatıra ormanı oluştursa! 
Keban ve Karakaya Barajlarını bekleyen/veya ömrünü kısaltan tehlike neydi; ‘erozyon’ 
O tehlikenin önüne neyle çıkacağız, ‘kuru lafla mı’ ?
Belki, bu coğrafyada; ‘ceviz, badem, dut’  ve bağcılık gibi ekonomik zenginliği olan bir projeyi hayata geçirerek!..
Ağaç denince aklımıza; ışık gelir, ses gelir, zenginlik gelir, doğanın güzel ve tabii örtüsü gelir, ılık ılık esen rüzgâr gelir, nağme nağme bulut gelir! 
Vatanı, inancımızın bir gereği olarak seviyorsak, o sevdamızın bir gönül sadakası olduğunu unutmayalım… 
Ağaç, ‘dikmek ibadet’ Elbet, bunu sadaka-i cariye olarak bileceğiz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.