AĞIN BİR NAĞMEDİR!


Nağme, sözlükte; “güzel, uyumlu, ses, ezgi, melodiye verilen isim”

Ağınla birlikte birçok güzel isimde hafızalara gelir.

Fethi Gemuhluoğlu, “Türkiye’nin Muhtarı” olarak bilinir.

Onun güzel bir sözü vardır; “Oku emri var, yaz emri yok”

Yapı ustası Sinan için, “Yap emri var, yık emri yok”

Yunus için, “üret emri var, tüket emri yok”

Kanuni için, “Adil olma emri var, zalim olma emri yok”

*** ***

Düştü mü yolunuz Ağın’a

Düşlerle büyür dünyanız…

Toprağa bulanır bünyeniz

Bir hayat damar damar solur,

O damarda kendinizi bulur

Ağın dediğin, bir ince söz;

Sözün, kelamın tesbihi

Burada, vatan kasidesi

Burada, Yesevi rahlesi

Burada, Alperen duası

Dualar, bir kurra alayı

Yürür, Anadolu balayı!

Söz fırçası, Türkçe’m cilası

Çeker derviş, gönül halayı

*** ***

Ağınla birlikte, “dost veya dost kelamı…” akla gelir;

“Kendimize ve gayrimize dost olacağız!

Tarihe ve coğrafyaya dost olacağız!

İşimize, aşımıza ve eşimize dost olacağız!

Zamana, eşyaya ve mekâna dost olacağız!

Derdimize, çilemize, zehrimize dost olacağız!

Niyetimize, amelimize ve ahirimize dost olacağız!”

Ağın, “bir nağmedir” dedik yazımızın başlığına…

İlim ve hikmet, ahlak ve adalet, âlim ve cömert insanlarıyla;

Yüzü, “tebessüm eden…” bir derya beldemiz!

*** ***

Ağın, İlçe olarak 1954 yılında kurulur.

1935 yılına kadar Kemaliye’ye,

1935-1937 yılları arasında Arapkir,

1937-1954 yılları arasında ise Keban’a bağlı bulunan Ağın İlçesi,

Üç şehrin, “çekim gücüne…” sahiptir.

Tarihi, kültürü, irfanı birleştiren bir, “cazibe merkezi” diyelim.

*** ***

Elazığ’ın, en küçük ama “en zarif ilçesi…”

Yüzölçümü, 268 km2…

Keban Baraj Gölü ile kıyı şeridi; “70 km…”

Elazığ’a ise, “85 km uzaklıkta

Keban Barajı üzerine kurulan, Ağın Köprüsü;

Ağın İlçesini bizlere, “daha da yaklaştırmıştır!”

*** ***

Bir söz vardır,”Üretmek, akıl işi değil gönül işidir”

Ağın’ın, içeride ve dışarıda; “nitelikli bir nüfusu…” vardır!

Geleceği, “inşa edebilecek birikimde…” bir nüfus/ veya potansiyel…

Ağın’a, ‘duraganlık…’ hiç mi hiç yakışmıyor;

Sürekli, ‘üretmek…’

Hz. Mevlana’nın dediği gibi;

“Canlar, bugün farklı şeyler konuşalım!”

Fikirlerimizle, “coşkun seller misali…” dağları aşalım!

Binlerce aklı, Ağın sevdasında paylaşalım…

Anadolu’nun açılımı nedir;

“El açan değil, el açılan olmaktır”

*** ***

AĞIN’IN DÖRT İNCİSİ!

Ağın’ı, “doğal gıda ürünleriyle…” öncelikle tanıyalım.

Ağın’ın, meşhur Leblebisi…

Ağın’ın, farklı üzümü…

Ağın’ın, narı ve de bademi…

Katma değeri buluna geleceğin de; “önemli sektörü…”

Yukarıda bahsi edilen, her bir sektör;

“Doğal Gıda Sektöründe…” önemli yer tutuyor!

Yıllarca, vurgu yaptığım birkaç konu var;

“Doğal Gıda Ürünleri Fuarı…”

Böylesi bir fuara, “Ağın…” ev sahipliği yapabilir!

“Turizm Meslek Yüksekokulu…”

Ağın için, bu coğrafyanın; “cazibe merkezi…” dedik!

Elazığ, Malatya ve Erzincan’a yakınlığı ile biliniyor;

Ağın’a, “böyle bir yüksek okul” niye kazandırılmasın?

Öyle ki, Ağın; Türkiye’de, “en fazla önem veren bir ilçemiz!”

Bu ilçemizi, nasıl taltif ve de teşvik edeceğiz!

Ağın, ses bekliyor!

Ve, Ağın İlçemizde; “Tarım Meslek Lisesi…”

Bu İlçemiz, “tarım endüstrisi…” için de, en uygun merkez konumunda…

*** ***

Karasu Vadisinin hemen kapısında; “Ağın İlçemiz…”

“Fethi Gemuhluoğlu, N.Yıldırım Gençosmanoğlu, Abdullah Lütfi (tahtasız hoca)

Müderris Hüseyin Efendi,

Ve sahasının zirvelerine çıkan, “daha nice isimler…”

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu Ağın için ne diyorlar;

“Bunca güzel sevdik, fakat hiçbiri

Ağın dedikleri gibi değil

Çok meyve devşirdik bağdan bahçeden

Onun bağrındaki nar gibi değil”

*** ***

Bir değil, onlarca hamiyetli dillerin sorusu;

“Ağın için neler yapılabilir?”

Ve köprünün hizmetinden sonra;

Bu soruyu soranların, ‘gözleri ışıldamaya…’ başladı!

Ağın, “korkularını…” yendi efendim!

Ağın, “endişelerini…” üzerinden attı!

Ağın’da, “yatırım ve hizmet dönemi…”

Bir dörtlüğümüzde,

“Gala’dan Gala’ya köprü kurmuşum

Her iki Gala, yüreğim can evi’m

Vatan sevgisi, imanım demişim

Tutuşturur tüm cihanı, alevim!”

*** ***

Bir diğer şiirimizde;

“Ben fakir,

Ben hakir,
Ben kimsesiz,
Bütün çığlıkların yurduyum! ..

Ben sabi,
Ben sefil,
Ben derbeder,
Bütün divanelerin yurduyum! ..

Ben masum,
Ben mağdur,
Ben çilekeş,
Bütün viranelerin yurduyum! ..

Ben kırık,
Ben dökük,
Ben yıkık,
Bütün gönüllerin yurduyum! ..

Bir gönül yapmaya
Geldim! ..
‘Bin ah! ’İşittim
Ben ‘binlerin ahı’yla,
Taht kuranların
Masumların yurduyum” diyoruz…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.