AHDE VEFA


  AHDE VEFA

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Ahde Vefa, sözlükte, “verdiği sözde durma”

İnsanlığımız, varlığımız o iki, “kelimede…”

Bir şiirimizde şöyle diyoruz;

“Aşk nedir, bilir misin?

Cefaya döner yolu…

Sır nedir bilir misin?

Vefa(ya) döner yolu”

Hadis, “Vefa imandandır” buyruluyor!

Müslüman kimliği için bizler;

“Vefalı dost…” diyoruz

Ayet, “birbirlerinin velileridir” (Tevbe, 71)

O mü’miler; “iyiliği emreder kötülükten alıkorlar;

Namaz kılarlar, zekat verirler, Allah’a ve Peygamberine itaat ederler.”

Allah’ın rahmeti, “mü’min kullarının üzerinedir”

***                                       ***

Hak katında verdiğimiz “sözler…” “ahdimiz…” var.

Hz. Kur’an ne buyuruyor?

“Verdiğiniz sözü yerine getirin, Sözlerinizden elbette sorumlusunuz” (İsra, 34)

Söz, Müslüman’ın “amentüsüdür!”

“İslam” kavramının içerisinde; “doğruluk ve güvenilir olma” ilkeleri yer alır.

Sözü,  “ödememiz gerken bir emanet…” olarak bileceğiz.

Mü’minin şu kainaattki yürüyüşüne şöyle bir dikkat kesiliniz;

“Büyük bir vakar ve edeple yürümektedir…”

O edebi nereden geliyor; “doğruluğundan…”

Bir şiirimizde ne diyoruz?

“Âlimlerin arz’da yürüyüşü…

Hasret kaldığım ateş,

Yaksın benliğimi

Yeter ki, deryada damla olsun”

O dostluğun içerisinde, “bir damla olaydım…”

***                                       ***

Bir dörtlüğümüzde;

“Bir kalpte iki din olmaz

İkilik nifak kokusu

Aşk damarında kin olmaz

Ayrılık azap yakısı!”

Hadis, “Kıyamet gününde verdiği sözde durmayan herkes için bir bayrak bulunur;

Vefasızlığı ve dönekliği ölçüsünde yükseltilir.”

O sebepledir ki ne diyoruz?

“Rağbetimiz aşk ile yanar bizim

Hayretimiz meşk ile döner bizim

Hasretimiz şerhe şerha kanar bizim

Ziyasız bir hayat nar olur dedim”

O halde, buyrun geliniz?

“Dost yüzüne bakar, sefa buluruz

Hikmet-i Huda’dan deva buluruz

Aşk mihneti çeker, şifa buluruz

Gönül gözü ile dosta gidelim”

Ayet, “Her kim bu dünyada (manen) kör ise,

Ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır” (İsra, 72)

Geliniz, “göz ve gönül körlüğünü…” üzerimizden atalım!

Ne diyoruz efendim?

“Göğe yükselen başlar,

Kirlenirse taş kesilir!

Terk-i diyar edilen sevgi,

Hasrete nakkaş kesilir”

***                       ***

 

Yüce Yaratana sözümüz var, ahdimiz var.

Ayet, “Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah’a biat etmektedirler.

Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.

Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur.

Kim de Allah ile onlan ahdine vefa gösterirse,

 Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.” (Fetih, 10)

***                                       ***

Hadis, “kendini küçük düşürmesi mümine yakışmaz!”

Sahabiler, Allah Resulüne;

“Mü’min kendisini nasıl küçük düşürür?” diye sual ettiler.

Allah’ın Resulü(asv);

“Üstesinden gelemeyeceği bir işi omuzlamakla” buyurdular.

Bir dörtlüğümüzde ne diyoruz?

“Önüne çıkan engebeyi kendinden bil

Gönüller yıkan divaneyi dilinden bil

Bir saray kurmuşsun ebedi mekânda;

Kılıştan da keskin sıratı halinden bil!”

Halimiz, tavrımız, ahvalimiz; geleceğimize ayna tutuyor!

Bir diğer dörtlüğümzde;

“Zamanı iplik yaptım, fikri kat kat ördüm

Düşüncede her düğümü, kaskatı gördüm

Tefrik ile ifrat arasında, Ey akıl!

Orta yolun dışında her adım kördüğüm…”

Bütün marifet, “düğümleri…” çözmektir

Hayatı, doğru bir zemin üzerinde çizmektir.

Bu ümmetin sıfatları arasında; “ahde vefa…” ilk sırada yer alır.

O sözde, “emanet, doğruluk, samimiyet, adalat ve ahlak güzelliği” yer alır.

Bu güzellikler, “salih amel ve itikatle” olgunlaşan, “kâmil insanı” karşımıza çıkarır.

Ayet, “Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetirler” (Me’aric, 32)

***                       ***

Ayet, “Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde,

Ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın.

Allah’a karşı gelmekten sakının.

Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü(kalplerde olanı) hakkıyla bilendir” (Maide, 7)

Söz… Söz… Söz… Bütün hayatın özeti, “ahde vefa…” göstermek!

Oruç ibadeti, verdiğimiz bu ahdin en mükemmel uygulaması…

Sadece, “Allah Rızası…”  O, Rıza Makamına ulaşmak için, “Oruçluyuz…”

Bir bakıma, bütün arzularımıza “gem vuruyoruz…”

Ve kendimizi, “çile mektebine…” alıyoruz!

Öyle ki, “uyanışa ve dirilişe…” hazırlıyoruz.

Ayet, “Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var.

İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermişler;

Kimi de (şehitliği) beklemektedir.

Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir” (Ahzap,23)

Ayet, “Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler” (Mu’minun, 8)

Ne mutlu onlar, “emanetlerini ve sözlerini yerine getirenlere…”

Sözü,  “ak yazıyla” şiirle bitirelim;

“Gök boşluğuna gözlerim dalıp gitti 
Sonsuz azametine dermanım gitti 
Örümcek yuvasını yapmaktan aciz 
İdrakim, ilahi vecdi tadıp gitti..”

 

“Kalp gözü açık, bütün ilimlere yakın 
Toprak gibi mütevazı ol, cimrilikten sakın 
İman etmek için bütün deliller kainatta, 
“miskale zerretin” ayeti taşır Hak’ka yakın”

 

“Parça bütünde güzel/ Hakka esaret güzel 
Dertlere şifa veren; / Hazreti Furkan güzel…”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.