AHMET YESEVİ


Yesi,

Türkistan Şehri!

Resulün izinden yürüyen

Bir büyük Veli,

Ahmet Yesevi

Ahmet Yesevi

Fethi Anadolu’dur,

Yesevi ’deki, ocak!

Hacı Bektaş Veli kadar,

Yunus kadar sıcak!

O’ dur,

İsmi ile Ahiyani Rum,

O’ dur, Baciyani Rum! ..

O’ dur, her açan gülün

Tomurcağı!

Rüzgârın taşıdığı,

Rahmet bulutları!

Yesi,

Türkistan Şehri!

Resulün izinden yürüyen

Bir büyük Veli,

***                       ***

EY1 TEFEKKÜR DÜNYAM!

Hey koca Asya,

Ey, Tefekkür dünyam!

70 yıl,

Seni benden ayırdı

Kızıl bir istibdat! ..

Sen ki,

Türklüğe mahşerdin!

Sen ki,

İslam’a nuruna rağbet

Medine’nin yolunda,

Ayak türabıydın!

Uluğ Türkistan semaları,

Işıl ışıl nur halkalarında,

Nasıl kaynardı!

Buhara,

İslam’ın ‘Hadis’ şehri,

Kaşgar,

Türklüğün ‘Divan’ şehriydi!

Veliler ordusu,

Yürürdü, konak konak!

Ahmet Yesevi ’den,

Şahı Nakşi Bendiye! ..

Farabi’den İbni Sina’ya!

İlimlerin zirvesinde,

Bir bahtlı coğrafya! ..

70 yıl,

Kâh Musa’nın çilesini!

Kâh Yusuf’un sabrını!

Okur gibi oldum...

Bir büyük talim,

Bir büyük terbiyeden geçti,

Koca Türkistan!

Ey Horasan Erenleri,

Ey Alperen ruhlu dervişler,

Hasret vaktidir bugün...

ANADOLU

Odunu aşk,

Ocağı gönül

Seyri mekânı Anadolu

 

Göçle dağlanmış,

Hicapla bağlanmış,

Nefesinde Anadolu

 

Doğu ve batı

Cihana köprü

Üzerinde Anadolu

 

Yesevi dergâhında, Kökü...

Sana bina olur, gövdesi...

Âlemi beslersin Anadolu

 

Acılar sende, sevgi

Yaralar sende, mekân

Şefkat fışkırır Anadolu

 

İnledi mi gök, dinlemede..

Çöktü mü yer, inlemede..

Bir başkasın Anadolu

Güneşin doğuşuyla, doğrulur..

Yıkılan ufuklara, ümit olur

Fetihler beklersin Anadolu..

***                        ***

ÂLEM DUYSUN SESİNİ

Döndüm şöyle baktım geçen yıllara

Zaman, bir sabun köpüğü erimiş

Kalemin iz bıraktığı yollara

Çoğu hatıralar bizde ser imiş

 

Sıralasam şöyle yıkılır dağlar

Şafak söküğü gibi günler ağlar

Doğrular, birbirini içten bağlar

Sözüm mazlum çığlığına yar imiş

 

Kale’m, ne ala bir yurttur içimde

Raks eder dizeler, âlem içimde

İlham, gönle doğar rahle içimde

Vuslat şarkısıyla söz eder imiş

 

Geceler uykusuz, şirin nöbette

Yıldızlar dökülür,  gönle elbette

Dualar yeryüzü, âmin mabette

Korku, ecel gözyaşı döker imiş

 

Vicdan titrer, âlem duysun sesini

Huzurda,  tesbih eder nefesini

Dünyaya ram eyleme hevesini

Mihnetini, dert ile çeker imiş

***                       ***

ANADOLU’M

Öfkesine yenilmez Anadolu’m

Şefkate sabırla uzanır yolum

 Kanımızla kazınır, toprağın; 

Kılcal damarlarında yürür, yolum

ÜST AKIL

Kötülüğe kanat gerdi, “üst akıl”

Ülkemi gerdikçe gerdi,  “taş çakıl”

Bedri,  “hislerimize” mağlup olduk;

Gaflet ateşiyle yan, ya da yakıl!

Ayet, “Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür;

Üstelik iyice yolunu şaşırmıştır” (İsra, 72)

***                       ***

Bu yol, coğrafyayı vatan yapan yol

Şehit kanlarıyla Hakka tapan yol

Şükür Mevla’ya,  yönelen saflarla;

Secde ederek toprağı öpen yol

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
14Eyl

Hakem Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.