ALP EREN RUHU!


  ALP EREN RUHU!

                        Bedrettin KELEŞTİMUR

Nasıl bir, “nesil…” sorusu etrafında dertlendik!

Ahmet Kabaklı’nın sıklıkla kullandığı;

“Alperenlik Mefkûresi…” ideal bir kimliktir.

Kabaklı düşüncelerini şöyle dillendirirler;

“Ruh ve mana iklimine kavuşması yani Selçuklunun ve Osmanlı Devletinin,

Kurtuluş yıllarındaki sahip olduğu ruha kavuşması gerekmektedir.

Gençlerimize bu ruhtan beslenen bir mefkûrenin verilmesi lazımdır.

Bu mefkûrenin adı alperenlik mefkûresidir.”

Ahmet Kabaklı, “gençliğin kendi özüne dönüş adresini…”

Şu zaman ve mekânları sıralayarak izah ederler;

1-      Sultan Alparslan'ın, Ahmet Yesevi ve talebeleriyle birlikte,

 Selçuklu Devletini kurduğu zaman ve mekânda… 

2-      Sultan Osman ve Orhan Gazi'nin, Yunus Emre ve talebeleriyle birlikte,

 İslami-milli devletin kurulduğu zaman ve mekânda…

3-      Erzurum, Sivas ve Ankara'da toplanan Çanakkale gazilerinin,

Batıcılığa, taklitçiliğe, vurgunculuğa ve yolsuzluğa savaş açarak,

 "Asımın Nesli" halinde devlet kurmaya giriştikleri,

1919 ile 1923 arasındaki zaman ve mekânda…”

Tarihin üç önemli zaman dilimi…  Birbirini besleyen; İlim, amel ve istikamet çizgisi!

***                 ***

Elazığ’a da gelen, Cengiz Aytmatov “bu coğrafyanın insanına…”  ne diyorlar?

“Kendin Ol!” ve “Özünü koru!”

Bu tarihi bir çağrı, geleceğimizi emanet edeceğimiz, “ilim ve irfan neslinedir…”

***                            ***

21. asrın altın kokartlı nesli için, Fethi Gemuhluoğlu şöyle seslenir;

, “İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak;

 Tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak,

Komşuya dost olmak gibi kademe kademe, ama entegre,

Bir bütün içinde bütün dostluklar söylenmeye mecburdur”

Gönüllerde, “aşk ve sevda kıvılcımlarını…” yakmak!

“Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır!”

Felsefesiyle, insana ve eşyaya yönelen vakar sahibi bir kimlik!

***                 ***

Mustafa Kemal, “gençliğe…” şöyle seslenecektir;

Gençler! Cesaretimizi takviye ve devam ettiren sizsiniz.

Siz almakta olduğunuz eğitim ve kültür ile, insanlık meziyetinin,

Vatan, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız.

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk;

Onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.”

***                 ***

Anadolu’nun, “aydınlanma çağına…” baktınız mı?

“Ahmet Yesevi ve Yunus Emre’nin temsil ettiği…” bir dönemdir.

Bu dönemler, “idealizm…” ön plandadır!

Milletçe, “safların sıklaştığı…” zaman dilimidir!

Akif, o ruha yakın bir şahsiyettir. Ne diyorlar;

Akif için dört şey çamur kadar pisti;

 “Cimrilik; ikbal şımarıklığı; kibir; birde maddi pislik..”

***                             ***

Lokman Hekim’in evladına öğütleri…

 Her anne ve babanın evladını dizinin dibine alarak,

Aynı nasihatleri tekrar tekrar yapmasını arzu ederiz!

O nasihatlerde, evladına neler söylüyor,  Hz. Lokman;

“Ey oğulcuğum! Allah’a şirk koşma!

Muhakkak ki şirk gerçekten (pek) büyük bir zulümdür!” (Lokman, 13)

“Ey oğulcuğum! Namazı dosdoğru kıl;

İyiliği emret, kötülükten de men et,

Ve başına gelene sabret!” (Lokman, 17)

“İnsanlara karşı (kibirlenerek) yüzünü yan çevirme

Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme!

Çünkü Allah, kendini beğenip;

 Çokça övünen kimselerin hiçbirini sevmez” (Lokman, 18)

“Yürüyüşünde mutedil ol;

Sesini de alçalt! Çünkü seslerin en çirkini,

Elbette eşeklerin sesidir!” (Lokman, 19)

***                             ***

Değerler Eğitimine önem veririm…

“Güzel ahlakı, adaleti, haksızlıkla mücadele etmeyi;

Milli ve manevi değerlere bağlı kalmayı;

Tarihimizle gurur duymayı,

Yüzümüzü sürekli geleceğe dönük tutmayı,

Bilgiyle, coğrafya üzerinde irade oluşturacağımıza…”

İnandım ve o inancı da sürekli paylaşmak isterim.

Bu milletin, “can damarları…” nelerdir?

 “Şefkat damarı…

Merhamet damarı…

Saygı ve sevgi damarı…

Muhabbet damarı…

Ar ve iffet damarı…”

***                  ***

Topluma bir virüs gibi bulaşan hastalıklar;

“Taklitçi, Kopyacı, Nakilci, Ütopyacı, Şekilci, Ezberci…”

Bütün bunlar,  “tüketen…” ve “israf eden…” bir sistemi hazırlar;

Ve yıllarca da, o sistemin/ veya sistemlerin mahkûmu olduk!

Artık,  “irade…” koyan ve “üreten…”

Asrın, “Bilgi Toplumuna…” yönelmeliyiz!

Taassup hastalığını da, üzerimizden atmalıyız…

“Nasıl bir Nesil?” sorusu etrafında geliniz,

Birlikte kenetlenelim!

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.