BABA’NIN EVLADINA NASİHATI!


Bu ayın en büyük güzelliği bizleri,

“Kur’anla buluşturması…”

İnancımız bizlere, “Kur’an’ı anlayarak okuyunuz” buyurur.

Akif ne diyor;

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.

İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin;

Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.”

Ali İmran süresinde şöyle buyrulur;

“Onlar ki, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine (yatar) iken

Allah’ı zikrederler ve gökler ile yerin yaratılışı hakkında (derin derin) düşünürler.

(Ve şöyle dua ederler:) “Rabbimiz! (Sen) bunları boş yere yaratmadın;

Sen (bundan) münezzehsin, artık bizi ateşin azabından muhafaza eyle”

Burada, ‘ilme aralanan bir kapı’ vardır…

Hayatımız, “ilimle iç içe olsun” diyoruz…

Ve bu bağlamda,  Kur’an da, Hz. Lokman’ın oğluna olan nasihatlerini,

Büyük bir zevkle, huşu içerisinde okuruz!

Ve şunu düşünürüm,

Her anne ve babanın evladını dizinin dibine alarak,

Aynı nasihatleri tekrar tekrar yapmasını arzu ederiz!

Evlatlarımız, ‘bizim yarınlarımız’ bizlerin geleceğidir.

Anne ve babalara çağrımızdır, Hz. Lokman’ı iyi dinleyelim.

O güzel ve geleceği hazırlayacak nasihatlerde,

Hz. Lokman; evladına neler söylüyor?

“Ey oğulcuğum! Allah’a şirk koşma!

Muhakkak ki şirk gerçekten (pek) büyük bir zulümdür!” (Lokman Süresi, ayet 13)

“Ey oğulcuğum! Namazı dosdoğru kıl;

İyiliği emret, kötülükten de men et,

Ve başına gelene sabret!” (Lokman, 17)

“İnsanlara karşı (kibirlenerek) yüzünü yan çevirme

Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme!

Çünkü Allah, kendini beğenip;

 Çokça övünen kimselerin hiçbirini sevmez” (Lokman, 18)

“Yürüyüşünde mutedil ol;

Sesini de alçalt! Çünkü seslerin en çirkini,

Elbette eşeklerin sesidir!” (Lokman, 19)

***                 ***

İlimde derinleşmek!

İslam bizlere bu yolu salık veriyor.

Ayet, “Eğer gerçekten yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa,

Deniz de (mürekkep olup) arkasından yedi deniz daha ona yardım etse,

Allah’ın kelimeleri (yazılmakla) tükenmez!

Muhakkak ki Allah, Aziz (kudreti daima üstün gelendir)

Hakim, (her işi hikmetli olan)’dır.” (Lokman, 27)

Anne-Baba ve evlatların iletişimi çok önemlidir!

Aile çatısında neler var/ veya neler olmalı;

“Karşılıklı sevgi, saygı ve muhabbet…”

İmanlı ve ihlâslı bir nesil diyoruz!

Sadece Allah’a kul olarak yetişen evlatlar/ gelecek diyoruz!

Kur’an bizlere o yolu gösteriyor;

Bir babanın kendi evladına;

Nasıl nasihatte bulunacağına kadar, Kur’an bütün yolu gösteriyor.

Bizlere, ‘çerçeve içerisinde’ takdim ediyor.

Yeter ki, ‘okuyalım…’

Taklidi İmanla değil,

Tahkiki İmanla,  ‘Kitabımıza…’  sarılalım!

Araştırmacı ve sorgulayıcı bir ruha sahip olacağız!

Aile, toplumun asıl nüvesidir!

Can damarıdır!

O damarı bizler nasıl ifade edebiliriz;

“Şefkat damarı…

Merhamet damarı…

Saygı ve sevgi damarı…

Muhabbet damarı…

Ar ve iffet damarı…

Sözlerin en güzeli orada,

Oraya layık!

O damarlarda meydana gelecek bir tıkanma,

Allah korusun, toplumu büyük felaketlere götürebilir!

“Babanın evlada nasihati…”

Nasıl olmalı?

O iletişim nasıl güçlendirilmeli?

Kur’an bizlere,

“O yolu…” gösteriyor!

O yolu bizler,

Büyük bir, ‘edeple…’ okuyoruz!

Günümüz insanı da, aynı ruha;

Aynı vakara sahip olmalıdır!

Çünkü onlar, “dünya hayatının ziynetleridir…”

Ayet, “Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı,

Öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu,

İnsanlarla taşlardır. “ (Tahrim Süresi, 6)

Hadis, “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz!

Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.

Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.”

Buradan 77 milyon insanımıza çağrımız,

Geliniz, ‘aileyi…’

Onun kutsiyetine inanarak,

Birlikte, ‘iman ve ihlâs dairesinde…’ koruyalım!

‘Aile…’ o kadar kutsi bir kavram ki,

O kavramı, ‘edeple…’ ifade edebiliyoruz!

Bizim ilk öğretilerimiz, o kutsi çatı altında!

Sözlerimizi itina ile seçelim,

O kutsi çatıyı, ‘yozlaştırmayalım…’

Toplumda ki, ‘çürümeyi…’

Toplumdaki, ‘sosyal kirlenmenin…’ farkındayız!

Sadece, farkında olmak yetmiyor;

“Derdimize derman olacak…”

Kur’an rahlesine,

Kur’an terbiyesine şiddetle ihtiyacımız var!

Allah’ın Resulü hakkında ne buyruluyor;

O’nun ahlakı, “Kur’an ahlakıydı…”

Kur’an’ın ipine sarılmaktan başka,

Çaremiz yok, efendim!

 

İNSANLARI ÇEKİŞTİRMEK!

Bir başkasının kusurunu mu araştırmak?

Asrın marifeti sayılıyor!

Bir başkasını arkasından çekiştirmek mi?

Üslup olarak addediliyor!

Kaş göz hareketleriyle alay etmek mi?

Bunlar gayet doğal!

Kur’an ne diyor?

Ayet, “Hümeze olan (insanları arkadan devamlı ayıplayıp çekiştiren),

Yüzlerine karşı (da onlarla) alay etmeyi adet edinen,

Her kişinin vay haline!” (Hümeze, 1)

Toplum hayatında,

‘Erdemli kişi…’ olmak, asıl marifet!

Kusur araştıran,

İnsanları sürekli çekiştiren,

Gerçekte, ‘davranış bozukluğudur!’

Bir başka ayette ise,

“Ey iman edenler! Zannını çoğundan sakının!

Şüphesiz ki, zannın bazısı günahtır.

(Birbirinizin kusurunu inceden inceye)  araştırmayın;

Bazınız bazınızı gıybet etmesin!

Sizden bir kimse ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?

İşte bundan tiksindiniz! O halde Allah’dan sakının!

Şüphe yok ki Allah, Tevvab (Tevbeleri çok kabul eden)’dir,

Rahim (çok merhamet eden)’dir.” (Hucurat, 12)

Bu konularda,  ‘kendimizi koruyacağız!’

Kul hakkına girmemeye çalışacağız!

Ve hele özellikle de, ‘fitneyi uyandırmayacağız…’

Hadis de ne buyruluyor,

“Fitne küfürden eşettir…”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Kas

Yeis Kavramı

26Kas

Seçime Doğru

23Kas

Şehremini Kavramı

22Kas

Dua…

21Kas

Faiz Sarmalı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.