BİR KONSER AKŞAMI


 BİR KONSER AKŞAMI

Bedrettin KELEŞTİMUR

8 Mart 2018 tarihi, benim için anlamlı bir gün…

Muş’tayım!

Kızım Ünzile ile birlikte,

Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun,

Muş Alparslan Üniversitesi’nde verdiği o muhteşem konserdeyim

Musiki birikimiyle her zaman takdir ettiğim Kenan Çimtay ve Koro ekibi!

Biz gazeteciler, ‘sahne ile dinleyici arasındaki…’ ortama dikkat ederiz

MAÜ Kültür Merkezi’nde, ‘gönüllerden süzülerek akan…’

Coğrafyayı birleyen ‘ses ırmağı…’ ruhi bir derinlikte huzura akıyordu!

Harput’tan yükselen o nağmeler, o kadar içli, o kadar dokunaklı, o kadar ‘vatan kokuyor ki’

“Yüksek minarede kandiller yanar

Kandilin şevkine bülbüller konar

İnsan sevdiğine böyle mi yanar”

Coğrafyamın sınırlarını ‘türkülerim çizer…’

Türkülere yazılmış gönül coğrafya’m!

Bizim milli hikâyecimiz Ömer Seyfettin ne diyorlar;

“Benim vatanımın sınırları Edirne’den başlayıp Hakkâri’de bitmez.

Benim vatanımın sınırları Türkçe konuşulan yerde başlar.

Türkçe konuşulan yerde biter.”

Güzel Türkçe’miz için, “ses bayrağımız” diyoruz!

O ses bayrağını, “Türkülerimiz…” dalgalandırır!

Türkülerimiz, bu milletin, ‘gönül dili…’ veya ‘sevda dilidir…’

O halde, ‘türkülerimiz’ için,

Bu milletin, ‘sevda dolu yüreklerle…’ yaşayan ‘ses romanıdır’ diyebiliriz

Sadece, ‘Yemen Türküsü…’ bizleri bu coğrafyada birlemeye yeter!

*** ***

Kenan Çimtay’ın yönetiminde Koro Ekibini dinlerken,

Bu milletin türkülerle gönül dünyasını dolaşmaya çalıştım.

“Akçiği yolladım Urum eline

Eser bad-ı sabah zülfün teline

Gel seni götürem İslam eline”

İslam eli, ‘barış, huzur, güven…’ diyarıdır.

Bizim musikimizde, ‘acılar-sevinçler…’ içiçe birlikte mayalanmış!

Tarihimin, ‘sesli ve sözlü…’ anlatımı!

Birlikte musikimizi yorumlamaya çalışalım!

*** ***

Geliniz 8 Kasım 1993 tarihine yolculuk yapalım!

Bosna’daki o acımasız iç savaş yıllarına…

Hırvat topçuları, 1566 tarihinde Mimar Hayrettin tarafından yapılan,

“Mostar Köprüsünü…” top atışlarıyla yıkacaklardı!

O tarihte şu sözleri söylemiştim,

Mostar Köprüsünü yıkabilirler ama “Mostar Türküsü” ilânihaye yaşayacaktır!

Türkülerle bizler, ‘coğrafyayı gönüllerde…’ inşa ve ihya ediyoruz

“Hüseynik’ten çıktım şeher yoluna

Can ağrısı tesir etti canıma

Yaradanım merhamet et kuluna”

Sesteki terennümde, ‘dua ve yakarış’ bu milletin hal tercümesidir.

Niyet ve dileklerimizi, ‘türkülerle…’ ifade etmişizdir.

Türküler, ‘asırların feryadı/ veya çığlığı…’ olabiliyor

“Bedenler toprağa düşer, canlardan bizlere türküler kalır!”

*** ***

Türküler birbirlerini takip ediyor;

“Girdim yârin bahçesine…”

“Bu dere baştanbaşa elmalı bağ…”

“Ne yaman öğretmişler şu bülbülü

Her seher alır kaçar gonca gülü…”

“Dağlar dağımdır benim

Gam ortağımdır benim…”

“Ayağında kundura

Yar gelir dura dura…”

“Kapıyı çalan kimdir

Aç bakım gelen kimdir…”

*** ***

Musikimiz; ondaki ses, ahenk, tema, ritim, mana…

Coğrafyayı nakış misali dantel gibi işliyor!

Dille, tarihle, kültürle, irfanla bütünleşiyorsunuz!

Mazi, hafızalarınızda canlanıyor…

Ruhi bir derinlik kazanıyor…

Türkülerle, ‘seyrediyor alemi!’

*** ***

Elazığ Klasik Türk Musikisi Korosu,

Doğrusu, o muhteşem gecede, ‘bizleri tarihe götürdü!’

Yıllara, ‘zaman tunelinden…’ süzülerek gittim!

Elazığ’da, “1971’li yıllarda kurulan Musiki Konservatuarı Derneği…”

O derneğin, “sivil bir okula dönüşümü…”

Orada, “vefanın ve fedakârlığın…” yazdığı ihtişamlı tarih!

O derneğin bu şehre en nadide kazanımı,

“Elazığ Devlet Klasik Türk Musikisi Korosu…” olacaktı!

1991’li yıllarda, kurucu şefi ve müdürü Naci Sönmez…

“29 Ekim 1991 tarihinde Koronun İlk Konseri…”

Cumhuriyet tarihimizle bu irfan ocağını bütünleştirecekti

Aradan yıllar, su gibi akıp gidiyor…

Şehirle bütünleşen o güzelim konserler hafızalarda sürekli yaşadı,

8 Mart 2018 tarihinde, Muş’ta verilen konserde,

Yılların verdiği birikimle tarihi duyguları bizlere yaşattı!

*** ***

Muş’ta, Alparslan Üniversitesi Kültür Merkezi’nde,

Elit bir dinleyici topluluğu…

Her eseri yorumlayabilen ‘gönül insanları…’

Musikimizle, ‘coğrafyayı…’ geziniyoruz!

İnsana ve onu kuşatan değerlere yöneliyoruz!

Her eserin icrasında, ‘sanatın doyumsuz güzelliği…’

Erdemli bir duruşu sergiliyor sizlere

Bir bakıma, ‘coğrafyayı buluşturan…’

Bu nadide geceye emeği geçenleri,

MAÜ Rektörü hemşerimiz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın şahsında tebrik ediyorum.

*** ***

Şiir ve Musikimiz, bizleri “sanat kavramına…” götürür!

Bir eseri dinlediğinizde şöyle bir değerlendirme yapabiliriz;

“Sanatkâr seçtiği malzemeyi toplar, birleştirir,

Bir kompozisyon haline getirir, inşa eder.”

Sanat eseri sizlerde öyle derin tesirler bırakıyor ki,

“Sanat, bir anı devam ettiren, şimdiki hale devamlılık veren kimsedir.”

Sanat eseri,

“Geçmişle gelecek arasında bir bağ;

Cihanşumul bir hayat ile ferdi hayat arasında bir köprüdür.”

Bir şiirin, sanat gücünü…

Bir musiki eserinin, insan üzerinde bıraktığı tesirleri düşünebiliyor musunuz?

Biz, o düşünceyle; ‘ses dünyamıza…’ tatlı bir gezintiye çıkarız!

Harput’tan, ‘hoyrat esintileri…’

Serinliğiyle Murat’ın sularına karışıyor,

Muş Ovasında yankılanıyordu…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.