BİR MİRAS YANARKEN!


Tarihin, ‘toplumu derinden etkileyen’ acılı günleri vardır.

Bir büyük,  “mirasın yandığı” günler vardır.

18 Ağustos 1917 tarihi…

“Büyük Selanik yangını; şehrin yüzde 30’dan fazlası harab oldu,

70 bin kişi evsiz kaldı!”

Anlatılanlar,  yangından önce Selanik Balkanların,

Şehircilik alanında batı standartlarında, “en modern şehri”

Selanik, “Atatürk’ün doğduğu şehir”

Selanik, ilk olarak Çandarlı Hayrettin Paşa ve Gazi Evranos tarafından,

“1387 tarihinde” fethedilir…

1492 tarihinde İspanya’dan kovulan Yahudilerin bir bölümü,

“Selanik’e yerleştirilir”

Selanik’in 1913 tarihli nüfus demografisine baktığımızda;

157 bin 889 olan nüfusun;

61 bin 439’u Yahudiler,

45 bin 889’u Müslümanlar,

39 bin 956’sı Yunanlar,

6 bin 263’ü Bulgarlar,

2 bin 721’i Romanlardan oluşmaktadır…

Selanik’te, “44 Müslüman Mahallesi” bulunmaktaydı.

1917 Selanik yangını,  Türklerin yaşadığı mahalleleri kasıp kavurmuştur.

1924 tarihinde yapılan, ‘nüfus mübadelesiyle’

Osmanlı-Türk Kültüründe oynadığı rol nihayetlenmiş oluyordu!

Atatürk, 10. Yıl Nutku’nda,

“Keşke Selanik’i de misak-ı milli sınırları içerisine alabilseydik” sözleriyle,

Tarihi şehrin, bu millet için önemine vurgu yapmışlardır.

Tarihte,  ‘asimile’ politikalarıyla;

Fiziki ve Beşeri anlamda yok edilen iki büyük tarihi şehir vardır;

Birisi, Yunanlıların  “mescit ve tarihi bir Türk eserine bile tahammül edemediği”

Selanik Şehri…

Bir diğeri de, tarihte ki ismi “Revan” olarak bilinen ve orada da,

“Tarihi hatıraların yerle bir edildiği” şimdiki Ermenistan’ın Başkenti,

Erivan Şehridir…

***                       ***

Bir sığınmacının evinde başlayan, büyük Selanik Yangını…

“1 km2 alan içerisinde 32 saat” devam edecek,

“9.500 ev harab…” olacaktır.

Birinci Dünya Savaşı yıllarıdır…

İşgal güçleri, “yangına müdahale etmemiş”

Roma’yı yakan, “Neron yüzünü”  burada da görüyoruz!

Bu yangınla birlikte, “birçok kurumlarda” tarihi belgeleriyle birlikte kül oluyor!

Selanik’te,  18 Ağustos 1917’de “tarihte birlikte” yanıyor!

Sadece o kadar mı, Osmanlı Coğrafyasının bir, “ticari merkezi” konumunda bulunan,

Selanik’te,  “7695 dükkândan 4096’sı yanarak kül oluyor!”

Bunun anlamı nedir?

“Ticari Hayatın da kül olması…”

***                       ***

Tarihte İz Bırakan Yangınlar Arasında;

Boston-1872, Londra-1212, Roma- MÖ 64, Chicago 1871,

Halifax Kanada- 1917,  Tokyo-Japonya 1923

Ve 1500’lü yıllardan günümüze kadar,

10’larla ifade edebileceğimiz, “tarihi İstanbul Yangınları”

Her yangın, şüphesiz ki;

“Tarihi hatıraları da, bir büyük mirası da” beraberinde yok etmiştir.

***                       ***

“ÖZYÖNETİM” İLANLARI!

Bizim tarihimizde, kültürümüzde böyle bir kavram yok!

Örneklerini, ‘Devrimci- Sosyalist- Marksist’ literatürde görmekteyiz…

Fransa’da,  “devrimci işçi hareketlerinde…”

İspanya’da (1936-1939)

1950’li yılların soğuk savaş döneminde,  “Tito’nun Yugoslavya’sında”

Bizim geleneğimizde, “Mülk ve Devlet” vardır!

Bizim inancımızda,  “Din ve Millet” vardır!

Özyönetimle, bütün bunlara “kesin bir reddiye” görürüz…

Değerlerin inkârıyla, ‘yola çıkılır’

Firavun’dan Stalin’e uzanan bir zihniyet kusmuğu!

1989’lu yıllar, bu  “zihniyetin bütünüyle iflas ilanıdır!”

İnsanı,  bir “üretim aracı” veya bir “makine” gibi simgeleyen zihniyet!

O zihniyetin, asrımızda “insanı köleleştirdiğini” gördük!

PKK, günümüzde iflas eden bir sisteme sarılıyor!

Onun mantığında,  “Devleti…” sistemleriyle birlikte inkâr vardır!

Onun mantığında,  “Değerlere…” reddiye vardır!

 PKK, bu coğrafya insanını kendi kötü niyetleri için,

Acımasızca,  insafsızca, merhamet gözetmeden kullanıyor!

PKK’nın, “ASALA’nın devamı…” olduğuna tekrar vurgu yapalım.

PKK’nın, 15 Ağustos 1984 tarihinden itibaren başlattığı eylemleri…

İnceleyiniz! 

Bu coğrafyanın,  “insanı…” katledilmiştir!

Şu veya bu ayrımı yapılmamıştır…

Bu devletin, “asli değerlerine…”

Bu devletin,  “milli kaynaklarına…”

Saldırılar olmuştur!

PKK, 30 yıl boyunca; “inşa ettiği” hiçbir şey yoktur!

Sadece,  “yakmıştır, yıkmıştır,  ölüm getirmiştir!”

Nereye kadar!

Artık, “yeter!”

Bu coğrafyanın insanı,

“Cinayetten İhanete kadar…”

Bütün bu kötülüklere, baskılara, eziyetlere “Artık Yeter!” diyebilmelidir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.