BİRAZ TEBESSÜM


 BİRAZ TEBESSÜM

Bedrettin KELEŞTİMUR

Biraz tebessüm güneş gibi gelir

Soğuk rüzgârları alır götürür

Açan gülde o tebessümü koklar

Gün yorgunluğunu alır götürür!

“Yüz var…” şiirimizde neler diyoruz?

“Yüz var,

Kâinata halife seçilen yüz

Dirilşinde sıcak

Ölümünde soğur yüz!

Yüz var,

Siyah, beyaz, sarı…

Toprağın nişanı yüz!

Yüz var,

Hayatı boyar…

Kışı bahar, baharı kış eder yüz!

Yüz var,

Riya dökülür…

Ziya, ziya açılır yüz!

Yüz var,

Başak gibi dolgun…

Çoraklaşmış ölgün yüz!

Yüz var,

Melek misali…

Çölü yeşerten yüz!

Yüz var,

“eserden müessire”

Hakikat anlatır yüz!”

Bütün yüzler,

“Tebessümle…” güzelleşir

O halde, “biraz tebessüm…” diyoruz!

Tebessüm de, “cennet nişanı…”

Ay da, yıldızlarda bizlere tebessüm ediyor!

Gecenin karanlığına o tebessümle; “nur düşüyor!”

Mısraların diliyle, “yürekten seslenmek” istiyorum!

“Bir tebessümün dünyalara bedel

Gözlerim gülen yüze; güller feda

Ay doğar geceye, ışığı bedel

Şafak söker, asydınlık güne eda

 

Çağrım vardır, tebessüme merhaba

Her iyilik birgün döner hesaba

Sevgiden uzak etme günü heba

Tebessümdür, cihanda hoş eda

***                                       ***

BİRAZ TEFEKKÜR

Hadis, “Tefekkür gibi kıymetli ibadet yoktur!”

Bir söz vardır, “yalnız değilsiniz!”

Yüce Yaratan, “Ben size şah damarınızdan daha yakınım!”

Dualarımızda, “Senden yine Sana sığınıyoruz!”

Tefekkür, “Hakkı birlemek…”

Esması, kâinatın her zerresinde tecelli ediyor!

Bizlere düşen, “Yâ Hak deyip, Mevlana gibi dönmek!”

Bir balmum misali, “erimek!”

Tefekkür, “ibadettir!”

Tefekkür, “kulluğumuzu…” bilmektir!

Tefekkür,  “marifet sırrına…” ermektir!

Tefekkür, insanı olgunlaştırır…

Tefekkür,  insanı mana âlemine taşır…

Tefekkür, “hayatı ders olarak…” kavrama yeteneği kazandırır!

Tefekkür, insanı; “gönül huzuruna…” taşır…

Tefekkür, bizlere; “erdemli insan…”  kavramını öğretir.

***                                       ***

BİRAZ İTİDAL…

İtidal sözlükte; “orta halde olma, ölçülü olma; aşırı olmama hali”

Sağduyu sahibi olma…

Soğukkanlı olma…

Yusuf Has Hacip ne diyorlar;

“Herşeyin bir itidali, usulü ve adabı vardır

Her şey itidal ile selamete kavuşur”

Sabır,  “en büyük cihattır!”

Tahammül, insanın dayanma gücüdür!

İtidal,  insanı ağırbaşlı; “vakar sahibi…” yapar!

İtidal,  “kavgaların önünü keser!”

İtidal, gönüllerden barışa ve huzura yükselen en dokunaklı sestir!

Biraz olsun, “itidal…” diyoruz!

Köklerimiz üzerinde; “dal ve dal yürümesini…” öğrenelim!

***                                       ***

DOST KİM?

Dost kim, acı günde ararım onu

Düşende yanımda bulurum onu

Nerede ışıl ışıl akan sevgi,

Eyvah ki, düşlerde görürüm onu

 

Yaman dünya; ders verir, ders içinde

Derde getirir, olmaz dert içinde

Zulüm anlamaz derdi, hal içinde

...Ahını çekende bulurum onu

***                       ***

DOST OL

                             

Bedri, “kadri kıymet bilene” dost ol

Kişi, “dostunun yolu üzerinde”

Hayır işlerinde, sevgiden mest ol!

Gönül bağı, aşk yolu üzerinde…

**          **

DEĞİŞTİ

Değişti, dünyanın hali değişti!

Rengi, çizgisi, deseni değişti…

Sözü, sohbeti, manası, halveti;

Değişti; arzın, gidişi değişti!

**                         ***

 “Dünyada dost gibi aziz, ihsan gibi leziz bir şey olmaz.”

“Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı,

Dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı...”

BİZİM DOSTUMUZ KİM?

Ayet, “Mü’minler, mü’minleri bırakıp ta kâfirleri dostlar edinmesin!

 Kim böyle yaparsa, artık Allah’dan(onun için yardım namına) bir şey yoktur;

Ancak (dost görünerek) onlardan (gelebilecek)  bir tehlikeden sakınmanız müstesna!

 Bununla beraber Allah sizi kendisinden sakındırır!

Dönüş ise ancak Allah’adır.” (Ali İmran, 28)

***                                       ***

Sevgiyi; “doğaya, doğduğunuz topraklara taşıdığınızda…” 

Ülkemde değişim o zaman başlar.

Güle kokusunu veren; aşk-sevgi-gönüldür.

Muhasebesi olmayanın, yarın için sermayesi olmaz

***                                       ***

 

 

GÖZLERİN ALA 

Gözlerin ala, bela mı bana yâr

İçimdeki ses, sâla mı bana yâr

Duru bakışlar, faniye dalarmış

Dalar gider gözlerin bana mı yâr

 

Vuslat şarkısını söyle her zaman

Aşk bir dertmiş söyle ağlasın zaman

Gözyaşı merhemin dağlasın zaman

Zaman ilaçtır, kahrın bana mı yâr

***                       ***

İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN

"İki günü eşit olan zararda"

Hesabıyla başla, "Yeni" bir güne

Azim, irade hep aynı kararda

Adımlarınla bak, dünden bugüne

***                       ***

BİR DİLİM KARPUZ

Yaz sıcağında, bir dilim karpuz

Asma dalında, bir lokma serinlik

Kokusu tat versin; karanfil, nergiz

Nerede kaldı, o eski yarenlik

 

Lale Devri derler, nesi varmış?

Asrın neşesi, bülbülün sesi varmış

Şair yüreğiyle havası varmış

Nerde ararsan; gül kokulu serinlik

 

Uzanır gözlerim, bulut bulut yağmur

Toprak buğusuna doyacak yağmur

Sıcağı teriyle silecek yağmur

İster gönlüm su kadar serinlik

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.