BİZ BİR MİLLETİZ!


 BİZ BİR MİLLETİZ!

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Bilumum değerler diyoruz adına!

Bizleri, “bir millet yapan…” değerler!

“Bayrak, Ezan, Vatan, Kur’an, Dil, Edebiyat, Musiki…”

Ortak bir tarih, kimlik ve Kültür Birliği…

Yerküresi üzerinde, “194 devlete…” şöyle bir bakıyorum;

Anadolu Coğrafyası kadar birbirleriyle, “kaynaşmış…”

Birbirleriyle hemhal olmuş bir başka ‘millet…’ gösteremezsiniz!

Bu milletin bir, “gönül dili…” veya “fütüvvet dili…”

Bu milletin bir, “gönül coğrafyası…” var!

Bu milletin, “ortak değerleri…”

Tarihte hiçbir millete nasip olamayacak;

Hunlardan Türkiye Cumhuriyetine kadar,

“16 büyük devlet…”

Ve daha da güzel olanı,

“16 milyon km2’yi bulan; bir büyük medeniyet coğrafyası…”

Birbirlerine benzeşen yönleriyle;

“Maveraünnehir” ve  “Mezopotamya…”

Bu milleti tarih boyunca karakterize eden,

“Destanlar ve Efsaneler…”

Ve her biri, “ilim ve hikmet merkezleri…” olarak anılan,

“Kimlik…”  günümüz ifadesiyle, “marka…” şehirler!

İnsanlık alemine yön veren, “tarihi ve de abidevi şahsiyetler…”

Günümüzde insanlık aleminin ibretle okuduğu,

“Orhun Abideleri…” ve  “Yenisey Anıtları…”

Ve her biri, “dünü bugünlere taşıyan…”

Bu milleti, “birleyen-derleyen…” yazılı kaynaklar!

Her halükarda, “bizler tarihin en kadim milletiyiz”

İnkar mı, “kopkoyu bir cehalet…”

Ve insanı dehşete düşüren,  “taassuptur…”

***                             ***

Terör ve onun arkasındaki, “beynelmilel sömürgeci ve istilacı…” güçler!

Artık her şey aleni!

Bu coğrafyada, “gizli ve saklı…” bir şey kalmadı!

Malum, “taşeron oldukları…” deşifre oldu!

Bu coğrafyanın, “mütedeyyin insanıyla…” bu örgütlerin alakası yok!

Bütün tehditler, Türkiye’ye yönelmiş durumadır!

Maksatları bellidir, “Sevr’i” tekrar hortlatmaktır!

Evet! 30 yıl boyunca; sahneye koydukları oyun!

“40 bin insanın hayatına…” sebep oldular…

Bu millete, “faturası…” çok ağır oldu…

Anadolu insanının en büyük direnişi ne oldu?

Acılara, sıkıntılara, musibetlere; “Sabır…”

Sabır, bir büyük direnişin/ cihadın  “adı…”

Sabrın diğer bir adı da, “sadakattir…”

Anadolu insanı, o vakarını kaybetmedi,

Ve sürekli korumasını bildi!

Farkında mısınız, “yeniden tarih yazılıyor…”

Bir milletin, “tekrar diriliş tarihidir…”

İnşallah,  “bitme…” noktasındalar!

Diren Mehmed’im, bütün kutsallar adına;

“Soylu bir geleceğin müjdesini…” verebiliriz.

***                             ***

YORULDU…”

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz;

“Bu şehir konuşmaktan, toplantı ve kongre yapmaktan yoruldu!”

 Gerçekten, “anlamlı…” bir ifade!

Artık,  “toprağa tohum atma…” zamanıdır!

Bir başka ifadeyle de,  “eylem…” zamanıdır!

Aklımızda, fikrimizde, zikrimizde;

“üretmek…”  ve de “paylaşmak” olacaktır.

Kendi kendimize yeten bir üretim modeli de değil,

Asrımızda, “kapalı ekonomi…” dönemi kapanmıştır!

Dış dünyayla, “marka değerlerini…” üreterek,

“bütünleşen…” ve  “değişimi besleyen…” bir ekonomi!

Statik değil,  “dinamik…”

Kaynak israfı değil, “verim…” ekonomisini esas alan bir yapı!

****                           ***

“RANT UĞRUNA…”

Sadece Elazığ için değil,

81 Vilayetimiz için de konuşabiliriz;

“Rant uğruna yapılan imar değişikliğinin faturası,

Yıllar sonra çocuklarımıza çıkacaktır”

Bu sözlerde, “belediye başkanımıza ait…”

O faturayı, bu şehrin “bir asırlık fotoğrafına…” dikkatle bakınız!

Burada, bizim aradığımız “şehrin mimari kimliğidir!”

Batı dünyasına yolculuk yapanlar gayet iyi bilirler;

“Tarihi ve kimliği koruma…” bir görev olarak addedilir!

Bizler,  60 yıl, 70 yıl boyunca;

Şehrin tarihini, “yıkarak…”

Veya “tarihi mimariyi…” ortadan kaldırarak geleceğe yürüyoruz!

Bu ne kadar,”kimlikli büyümedir!” üzerinde düşünelim!

“Rant uğruna yapılan imar değişikliğinin faturası,

Yıllar sonra çocuklarımıza çıkacaktır”

“Önce selam, sonra kelam” diyoruz!

“Mekanların dili de olduğunu…” ifade etmek isterim

Bir şehrin, “hafızası…” mekanlarda saklıdır, efendim!

Sormak isterim, bu şehirde; “bir asrı aşan kaç tarihi eser…”

Sayabilirsiniz!

Saymak veya tarihi birlikte “sayıklamak…” ne kadar evla değil mi?

***                             ***

25 OCAK TARİHİNİN EN ÖNEMLİ OLAYLARI!

1072 - Divânu Lügati't-Türk, Türk kültürün ilk Türkçe dilinde yazılan sözlük eseri, Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmaya başlandı. (10 Şubat 1074'te bitirildi.)

1363 - Muharebesi’ni Osmanlı Devleti kazandı.

1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.

1918 - Rusya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) oluşunu ilan etti.

1919 - Milletler Cemiyeti kuruldu.

1919 - Ermeniler, Antep Hükümet binasını ele geçirerek idareye el koyduklarını açıkladılar..

1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.

1949 - İsrail'de ilk seçimler yapıldı. David Ben-Gurion başbakan oldu.

1952 - Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımladı;1952-1953 öğrenim yılından itibaren lise eğitimi 4 yıla çıkarılacak.

1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.

1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.

1987 - 30 milyon dolara sigortalanan Muhteşem Süleyman Sergisi, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Vaşington, DC'de Ulusal Sanat Müzesinde açıldı.

1991 - Bakanlar Kurulu, Kürtçe konuşma ve şarkı söylemeyi serbest bıraktı.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.