BU COĞRAFYANIN İÇLİ ROMANI, ’YEMEN TÜRKÜSÜ’


 Tarih, milletlerin hafızasıdır…


Geçmişin bütün hatıraları oradadır!

O hatıralar, “geleceğe ışık tutarlar…”

Bu millete, “aydınlık yarınların…” müjdesini verirler.

Acılarıyla, sevinçleriyle birlikte, “efsaneleşen…” bir milletiz!

“Ete kemiğe büründüm…” diyebileceğimiz;

Bir büyük efsanenin, “hikâyesini…”

Veya bu coğrafyanın, “İçli Romanı…” diyebileceğimiz;

“Yemen Türküsünü…” birlikte yorumlamak;

“Asırların feryadına…” kulak vermektir.

*** ***

İlk defa, bu kadar kapsamlı bir şekilde;

“Elazığ Belediyesi, Fırat Üniversitesi Rektörlüğü,

Türkiye Muharip ve Gaziler Derneği Elazığ Şubesi,

Şehit Aileleri ve Malûl Gaziler Yardımlaşma Derneği,

Manas Yayıncılık…” birlikteliğinde;

“Yemen Türküsü…”

O türkünün, “tarihi hikâyesi…” anlatılacak!

“5 Mayıs 2016 Günü, Saat 20’00’de…”

Belediye Kültür Merkezi’nde,

Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın davet çağrısında;

“Bir el uzanır Yemen’den Anadolu’ya ve çeker alır,

Yüreğini ardında bıraktığı akan iki acıyla…

Kan Yemen’de; gözyaşı Anadolu’da ırmaklaşırken acı da ağıtlaşır dudaklarda…”

O hasret dolu yüreklerle, “şehitlerimizi…” yad edeceğiz.

Prof. Dr. M.Beşir Aşan; “Harput Kültüründe Yemeni”

Prof. Dr. Mustafa Öztürk; “1. Dünya Savaşında Yemen Cephesini”

Yönetmen; M. Umut Bodur’dan, “1905-Harput’tan Yemene” belgeselini,

Faslı Bahar Türk Müziği Korosu’ndan; “Yemene Ağıtları” dinleyeceğiz.

*** ***

“Yemen Türküsünde…” bir zamanın hikâyesi canlanır…

O hikâyeyi yorumlamak bile, “tarihi tefekkürdür…” sizlere!

Yer ve zaman göstererek, “sebep ve sonuçları…” üzerinde düşünmek,

Bizleri, “Devlet-i Ebed Müddet…” fikri etrafında birleştirecektir.

Bunun adı, “Cihanşümul…” bir düşüncenin, bir felsefenin kendisidir.

Bu düşünce bizleri, “gönül coğrafyamıza…”

Günümüz ismiyle, “gözyaşı medeniyetine…” götürmektedir.

Bu düşünce bizleri, “bin yıl İslam’a hizmet etmiş…” bir milletin;

Tarihi ihtişamını bir daha gözlerimiz önüne taşımaktadır.

Ve bizlere birlikte, “değerlendirme…” yapma fırsatını vermektedir.

**** ***

Anadolu’nun çok farklı bir iklimi vardır…

Gerek Büyük Selçuklu Devletinin

Ve Gerekse Osmanlı Devletinin, “tarihi kökleri…” üzerinde yer alır!

Harput, O tarihi Medeniyet Havzasının, “merkezinde…”

Tarihimizin “abide şahsiyetlerini...” yetiştiren efsane şehri!

“Yemen Türküsünün…” yakıldığı yer de, Harput’tur!

O içli ağıtı, O büyük çığlığı, bu milletin feryadını defalarca dinledim…

*** ***

“Havada bulut yok bu ne dumandır

Mahlede ölüm yok bu ne figandır

Anaa ben ölmedim bu ne şivandır



Ah o yemendir gülü çemendir

Giden gelmiyor acep nedendir”

*** ***

1878 Berlin Antlaşması’nda neler vardır;

Batı Dünyasının üzerinde ittifak ettiği siyaset;

“Osmanlı Coğrafyası üzerinde küçük devletler kurdurma…” politikaları!

O politikaların bir parçası da, 400 yıl Osmanlı Hâkimiyetinde kalan,

Yemen’de; İngilizlerin çıkardığı, “fitne ve fesat…”

Ve onların neticesinde, “iç ayaklanmalar…”

“stratejik bir konuma sahip…”

Yemen’in, bu fitne ve fesatlardan temizlenmesi şarttır.

Bir bakıma, “gönül coğrafyamızı…” içeride ve dışarıda omuzlayan da;

“Anadolu’dur…” Tarihin en çetin ve de en zorlu yıllarıdır!

Yemen Yolları, kuşbakışı Elazığ’a; “4.155 km…”

O uzak diyarlar, “çile, keder, hüzün tablosu…”

O yollar, “sadece meşakkatin…” ifadesi!

O meşakkatli yollar bizlere, “Tebük Seferini…” hatırlatır.

Zorlu yıllar, lakin “gaye ve ufuk büyüktür…”

O büyük gayeler uğruna;

Atalarımız, dedelerimiz, “varlığını bırakıp…” gittiler!

Her biri, ana kuzusu, vatan sevdalısı… Gittiler, geri gelmediler!

Sadece gittiler, Arkalarında, “sadece yaşlı gözler…” bıraktılar!

Hüzün dolu ağıtlar bıraktılar…

Şairimiz ne diyorlar

Bugün bizden vatan razı olacak,

Nefer şehit, ordu gazi olacak…”

*** ***

2016 Yılının 5 Mayısında, bir Cum’a Akşamı;

“Yemen’i tefekkür etmek…” bu milleti daha yakından tanıma,

Fırsatını bizlere vermektedir…

1.Cihan Harbinden İstiklal Harbine…

Mondros’tan Mudanya’ya gidilen o çetin yıllar…

Akif’in üslubuyla, mısralarıyla o döneme yaklaşalım;

“Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i…

Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.”

Allah Resulü’nün ellerini açarak,

“Kâinatı ağlattıracak kadar hazin yakarışı…”

“Allah’ım! Bu bir avuç Müslüman mücahit helak olursa,

Artık sana yeryüzünde ibadet edecek kimse kalmaz.”

O yakarış, Yahya Kemal’in şiirinde terennümünü bulacak;

“Şu kopan fırtına Türk Ordusudur yâ Rabbi.

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın!”



Bir nazik konuya temas etmek istiyorum sizlere,

Sahabeler, “yüz- yüz otuz bin rakamlarla…” zikredilirler.

Her biri, “gökteki yıldızlar gibidirler…”

Medine’de, medfûn sahabelerin sayısı on binler civarındadır…

Onlar, İslâm’ı tebliğ hususunda; “dünyanın dört bir yanına…” dağılmışlardır!

Onlarda, her biri, “birer bayrak gibi…”

İslâm’ın bayraktarı olarak gittiler, gittiler;

Ve bir daha geriye dönmediler…

Çok önemli bir tespittir, “Büyük Medeniyetler Hicretle Kuruldu…”

Hadis, “Mekke fethinden sonra artık hicret yok;

Fakat cihat ve niyet vardır.”

Sevgili okurlarım ve dinleyicilerim;

Bu milletin hal ve tavrında; “Sahabe meşrebini görür ve yaşarım!”

“Yemen Türküsünü…” tefekkür ederken,

Anadolu’dan, “4 bin km uzaklara Allah Rızası için…”

“Yemen Yollarına…” bir aşk ve bir vecd yürüyüşü içerisinde;

Her türlü “çileye…” sabırla tahammül eden ecdada borcumuz büyüktür, elbette!

Ve yine, “Allah yolunda bir gün nöbet tutmak,

Ondan başka yerlerde geçen bin günden daha hayırlıdır…” Hadisi,

Bizlere, millet olarak “ecdat hatıralarını yad etmeyi…” bir bakıma emrediyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.