BU ÜLKEYE SALDIRANLAR!


Ayet, “İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz;

(Onlar ise) kitapların tamamına iman ettiğiniz halde sizi sevmezler.

Sizinle karşılaştıkları zaman; “iman ettik!” derler.

Kendi başlarına kalınca da, size olan öfkelerinden parmaklarını ısırırlar.

De ki, “Öfkenizle geberin!”

Muhakkak ki Allah, sinelerin içinde olanı hakkıyla bilendir.” (Ali İmran,119)

Şimdi şöyle bir düşünelim;

Dolmabahçe Sarayına,  ‘bomba düzeneği’ yerleştiren kim?

‘DHKP-C’ militanı…

Bu militanın bağlantıları kimlerle?

Komşu bildiğimiz,  ‘Yunanistan’ ile

Tarihi boyunca bu millete sürekli,

‘Tuzak kurmakla…’ kendisini meşgul etti!

Bu milletin zayıf anını gözetti!

***                        ***

Ayet, “eğer size bir iyilik dokunursa (bu) onları üzer;

Fakat size bir kötülük gelirse, onunla sevinirler.

Eğer sabreder ve (günahlardan)  sakınırsanız,

Onların hilesi size hiçbir zarar vermez.

Şüphesiz ki Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla kuşatıcıdır” (Ali İmran, 120)

Bu coğrafya da, ‘güçlü bir Türkiye’ istemezler!

Sürekli bu ülkeye, ‘tuzaklar’ kurar;

Komplo teoriler üretirler!

İster istemez şunu çok iyi bileceğiz;

Tarih boyunca, ‘dostu az, düşmanı çok’ olan bir milletiz!

Tarihçiler ne derler;

Osmanlının batıda ilerleyişinin önündeki yegâne güç,

Sadece, ‘Batının ittifakı’ ve O’nun geliştirdiği,

“Haçlı Zihniyeti…” değil!

İran/ yani ‘doğu gailesi’ veya ‘Gulat-i Şia’dır.

***                        ***

Tarihte en önemli ibret dersi hangisidir derlerse?

Mutlaka, “Ankara Savaşı…”

15. asrın iki büyük devletini karşı karşıya getirir!

İki Cihangir insan;

Yıldırım Beyazit ve Timur!

Bu savaşın en önemli neticesi;

Osmanlıya, “Fetret Devrini 1402-1413)” yaşatmasıdır!

İstanbul’un fethini, “50 yıl geciktirmesidir…”

Bir dörtlüğümüzde ne diyoruz?

“Feryadımı Ferhat’a sor, acımı çekecek O…

Sırrımı sükûtla yor, yükümü çekecek O…

“Kişi arkadaşının yolu üzerinde”

Cellâdımı dostuma sor, ipimi çekecek O!”

Bu milletin, ‘cellâdı…’ dışarıda olmamıştır!

Kendi içimizde ne zaman, ‘saflarımızı’ bozmuşsak;

Kendi içimizde ki, ‘ittifakları’ veya ‘şurayı’ terk etmişsek,

Millet veya Devlet kaygısının yerini,

‘Nefis kavgası…’ almış sa,

İşte o zaman, felaketler kapımızı çalkamaya başlamıştır!

***                        ***

SİYASETİ,  “DİN YERİNE” KOYMAK!

Aman Allah’ım!

En büyük tefrika,

Belki de en büyük fitne,

“Siyaseti ‘din yerine’ koyma!”

İslam’ın getirdiği o yüce bağı,

“Kardeşlik bağını…” terk ediyoruz!

Onun yerini, siyasetteki ‘kardeşlik bağı’ alıyor!

Çoğu zaman nasıl yanlış bir ifade kullanılıyor?

Siyasi manada,

Siyasi bakış açısından,

“Benim kötüm,  bir başkasının iyisinden daha evladır!”

Bu nedir?

“Siyasi bölücülüktür”

Veya ‘tefrikadır’

Sevgimiz ve muhabbetimiz,

Sadece, Allah Rızası için olacaktır!

Burada biz kimleri kendimize ‘örnek’ alacağız?

Ayet, “(Ey Ümmet-i Muhammed!)

Siz insanlığın iyiliği için meydana çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.

İyilikleri yayar, kötülükleri önlersiniz,

Çünkü Allah’a inanırsınız” (Ali İmran, 110)

Camilerdeki, ‘safları…’ düşünürüm!

Umre ve Hac İbadetindeki, ‘milyonların dönüşünü…’ düşünürüm!

Dünyevi bütün ‘kimlikler’ o muhteşem yönelişte ortadan kalkar!

Sadece, ‘takva’ vardır!

Sadece,  ‘Hakka teslimiyet’ vardır!

Sadece, ‘dua ve yakarış’ vardır!

Sahabe de, ‘bu saflar’ bir hayat felsefesi haline gelmiştir!

Tıpkı, ‘güneşin etrafındaki yıldızlar’ misali!

İşte, “bin yıl İslam’a hizmet eden bu milleti…”

Asrımız da, “aynı ruh ve aynı duruş” bekliyor!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.