BUGÜN NEVRUZ!


Bu ülke yıllarca,

Ne kendisine ait olan ‘kavramlara…’ sahiplendi!

Ne de, ‘kahramanlarını…’ yaşattı!

Nevruz,  ‘gönül coğrafyamızın’ bayramıdır!

O bayramda, bizim tarihten bugünlere süzülerek gelen;

Değerlerimiz, ‘örflerimiz…’ geleneklerimiz vardır!

“Nevruz” edebiyatımızda geniş bir şekilde yer alır…

1980’lerden itibaren bu kavramın ülkemizde,

‘şiddeti…’ çağrıştırması kadar abes bir şey olur mu?

Tıpkı, ‘emek bayramı’ olarak bildiğimiz;

“1 Mayıs tarihi…” yıllarca bu ülkede ‘kâbus günleri’ oldu!

Bu coğrafyanın insanı,

Kendi, ‘değerlerini…’ bilecek!

O  ‘değerlerle’ hayata tebessüm edecektir.

***                                       ***

CEMREDEN NEVRUZ’A                            

“Önce kapınıza üç defa vurulur…

Maveradan bir hoş seda duyulur…

Hava, Su, Toprak latif bir lisanla;

Gündönümünde hal hatır sorulur…”

Cemre sözlükte, “İlkbahardan önce, Şubat’ta yavaş yavaş ortaya çıkan sıcaklık. (Birer hafta aralıklarla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılır) “yanmış kömür parçası, kor.” olarak geçer.

Özellikle bu kavram bana o kadar sıcak, o kadar içten gelir ki, bu kavramla birlikte kendimde bir ruhi dinlenme, derinliğine bir tefekkür ihtiyacı uyanır.

 Bu kavramla birlikte, ‘dirilişi’ bir daha yaşarım!

Bu kavramla birlikte, ‘kâinatın uyanış rahlesine’ kendimi verir, onlardan kendime dersler çıkarırım.

Şu mahşeri âlem nasıl kış uykusundan cemrelerin düşmesiyle uyanıyorsa, şairin gönlüne de, ‘ilham düşüyor’ o manevi ritimle âlemi tefekkür ediyor!

Kâinatı en lahuti bir lisanla okuyan, şairlerimizdir.

 Şiire, ‘nutk-u ilahi’ demenin belki de en özge sebebi onu besleyen damarlar olsa gerek!

Uyanışın, sıcaklığın, hayatın, sevginin ve güzelliklerin ta kendisidir cemre!

Cemre, bir gün dönümü, bir zaman dönümü, bir tarih dönümü gibi mısralara taşınıyor.

 İnsanlığın gönlünde bir Fatih, bir Yunus kor ateştir.

Bir cemre sıcaklığı kadar o isimler,  huzur verir gönüllere!

O sıcaklıkla yürürüz bizler bahara; kâinatın dirilişine, sevdaların tomur tomur çiçek açmasına…

Nevruz ne diyecektir?

“Nevruz der ki ben nazlıyım/ Sarp kayalarda gizliyim/Mavi donlu, gökyüzlüyüm

Benden ala çiçek var mı?”

O efsanevi bayram bugünlerde, gönül coğrafyamızda; gün sıcaklığında, bahar ayının efsunkâr canlılığında o kadar büyük bir hazla kutlanır ki, o halay çekişte elele tutuşan yüreklerin toprağa diz vuruşları görülmeye değer…

Nevruz makamıyla gök kubbeye yükselen o Hoşseda sorulmaya değer!

Şu yeri göğü inleten bizim şarkılarımız, bizim türkülerimizdir.

Ses ver yiğidim; asırların feryadına ses ver!

Dizler döverken toprağı, bir hoyrat okunsun!

O halay çekişinde titrerken bütün vücutlar, baharın neşesine soluklarıyla can versinler!

Evet, Nevruz’a; bahtımızın açan çiçeği dedik…

Bu coğrafyanın kutsi bayramı dedik,

 Tarihi destanımızın günü dedik,

 Baharın sevinci, tabiatın yeniden dirilişi dedik,

 ‘yeni gün’ veya gün dönümü dedik…

Bugün tabiat,  dirilişini şu anlamlı günde bizlerle birlikte kutluyor.

 Toprakla bir daha kucaklaşıyoruz.

Birlikte Nevruz ateşini yakıyoruz!

Baharın sıcaklığı içimize siniyor.

Bir yanda kuzular meleşirken, börtü böcek uyanırken bizler,

Ellerimizdeki fidanları toprağa dikiyoruz.

Bugün dualarımız var, yakarışlarımız var…

Ey Sevgili, “Mevsim bahar olunca gel diyorsun/ Sensiz hayat kuru bir dal diyorsun/ Gönül fermanını yağmurlara yaz/ Hasretle kapısını çal diyorsun// Bekledim, güneşin doğduğu yerde /Sevdanın, hicabın olduğu yerde/ Dermanın, yüreğin yandığı yerde/ Feleğin kapısını çal diyorsun.”

Yeni gün duasında ne deriz;

“Ay ışığı koynunda, Nevruzun!

Tebessümü, Avuçlarına al!

Börtü-böcek, Karınca uyanır.

Bu sevdanın Gözyaşını,

Yapraklarına sil!

Su yürür, Hayat yürür

‘Yeni Gün’ Duasını,

Yüreğinle oku!”

 Toprağa nişan düşer,

Çiçek tozunda, Sevdası bal!

Rengârenk kumaşı halay çeker,

 şemsin nurundan, Gıdanı al!

Nevruz çiçeğinin gönlümüzde açtığı gün; bizim, bizlerin kavga veya ayrışma değil, tam aksine; baharın insana manevi haz veren coşkusu gibi barış, birlik ve uzlet günüdür.

21 Mart’ta kutladığımız Nevruz Şenliği, gönül coğrafyamızda bütünüyle birbirleriyle aynileşmişti.

Bizlerde, Nevruz bayramını 20 milyon km2’yi bulan Türk Dünyasında atalardan bizlere kalan güzelliklerle kutlamaktayız.

Bu bir toydu. Halkın toyuydu.

Baharın işveleriyle şenlenen bir büyük şenlikti.

Nevruz ateşiyle, ‘birlik ateşi’ gönüllerde tutuşuyordu.

Türklerin geleneksel yemeği olan pilav ikramı yapılıyordu.

Birbirinden güzel şiirler okunuyor, birlikte şarkılar söyleniyordu.

Halk oyunları birlikte oynanıyordu.

Nevruz çiçeğinin bahar coşkusunda bizlere kutlu bir çağrısı vardır;

“tarihi güzelliklerimizi” yaşatınız! 7’sinden 70’ine kadar içerisinde yaşadığınız güzelliklerden bütün Türkiye’ye aynı güzellikte mesajlar veriniz; dilinize, irfanınıza, insanınıza, kendinize, toprağınıza, ağacınıza velhasıl bütün değerlerinize dost olunuz.”

Dostluğa kayıtsız kalanlar bilsinler ki, bu dünyada atsız kalır!

Coğrafyasına kayıtsız kalanlar bilsinler ki, bir ömür boyu bahtsız kalır!

***                       ***

21 Mart, bizim ortak bayramımız… O bayramda kabarır ayranımız…

Nevruz, kır çiçeğidir hayranımız… Düğünümüz var bugün, Toyumuz var!

Nevruz, Ta Çin hindine kadar uzanan topraklarda aynı değerlerle ifade ediliyor;

Türkiye’de; Nevruz, Azerbaycan’da; Navruz, Başkurt; Nauruz, Kırgızistan’da; Nöruz, Kazakistan’da; Navruz, Özbekistan’da;Navroz, Tatarlarda; Navruz, Türkmenistan’da; Novruz, Uygurca’da; Noruz…

Nevruz, sözlükte; “Yeni yılın ve ilkbaharın ilk günü” olarak geçiyor.

Nevruz; diriliştir!. Var oluş gayesinin yüceliklerine eriştir!. Yeni gün, yeni hayat, yeni doğan varlıklar!.Yakarışlar, dualar, aminler; kainatın atan nabzıdır, bu günde!.

Bizler dağları gezdiğimizde; öfke dağılır!.

Sebebinde ise, dağların eteklerinde, ‘hürriyet çiçekleri’ açar!.

Gönül, burada muradına ermiştir.

Nasıl olmasın ki; Nevruz gününde birçok güzelliklerin iç içe olduğunu görmeniz mümkündür!.

 Bu milletin, tarihte ilk defa, ‘demiri erittiği’ görülür.

Ergenekon’dan mutlaka çıkış yolunun bulunmasıdır.

Nevruz, bütün güzelliklerin insana tebessüm eden müstesna resmidir


 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.