Cami (Mescit) Kavramı…


Cami sözlükte, “Müslümanların namaz kılmak için toplandıkları yer”
Sözlükte Cami, “toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran!”
İslam tarihine /insanlık tarihine baktığımızda, 
İlk insanla birlikte, “namaz” vardır!
İlk insanla birlikte, “mabet” vardır!
Namaz insanı “kötülüklerden koruyan” bir zırhtır!
 “Muhakkak ki mübarek ve âlemlere bir hidayet olarak,
İnsanlar için kurulan ilk mabed; Mekke’de ki (Ka’be) dir” (Ali İmran, 96)
Namaz,  “zikirdir” 
Namaz,  “dua ve yakarıştır”
“Rabbiniz buyurdu ki, 
“Bana dua edin, size icabet edeyim (duanıza cevap vereyim)” (Mü’min, 60)
Namaz, “Mü’min’in miracıdır”
Manen yükselişidir…
Rabbimizle, ‘konuşmadır’
 “Namaz kılan her mümin tıpkı miraca çıkar gibi Allah ile selamlaşır…”
***        ***
O saflar bizlere;
Mescid Şuurunu,
Cemaat Şuurunu,
Birlikte, “saf” olma şuurunu öğretiyor!
Bu, insandaki “taassup zincirlerin kıran”
“ümmet” veya “millet” olma şuurudur!
O şuur bizlere neleri öğretiyor;
“yardımlaşmayı…”
 “İyilik ve takva üzerine yardımlaşın,
Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın” (Maide, 2)
O şuur bizlere neleri öğretiyor;
“yüce yaratıcıdan ümid kesmemeyi”
 “De ki; “Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle ömürlerini) israf eden kullarım!
(Günahlara bulaştık diye) Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin!
Şüphesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar!” 
Doğrusu, Gafur (bağışlayan),Rahim (kullarına merhamet eden) ancak O’dur” (Zümer, 53)
Bir söz vardır; “Kur’an Arabistan’da indi, Mısır’da okundu, Anadolu’da yaşandı!”
Camiler, Mescitler, ‘Allah’ın adının anıldığı ulu mabetlerdir’
O mabetler,  ‘bizleri biraraya…’ getirir.
Birarada olmanın manevi hazzını yaşatır.
Camilerle ilgil Kur’an da birçok ayetler yer alıyor.
Herbir ayet bizleri kâh düşünmeye, kâh dersler almaya götürüyor.
Allah Resulü (asv) zamanında, ‘münafıkların kurduğu’ mescit hakkında;
“Orada hiçbir vakit (namaza) durma! 
İlk günden beri takva üzere kurulan (Kuba) mescidi, 
Elbette içinde (namaza) durmaya daha layıktır. 
Orada (günahlardan) temizlenmeyi seven erler vardır. 
Allah’da iyice temizlenenleri sever” (Tevbe, 18)
Münafıkların kurdukları o mescidin amacını Kur’an açıklıyor;
 “Bir de (mü’minlere) zarar vermek, inkâr (larını takviye) etmek, 
Mü’minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah ve Resulü ile 
Harp eden kimseye gözetleme (yeri) yapmak için bir mescid edinenler vardır. 
(Onlar) “iyilikten başka bir şey istemedik” diye yemin de edecekler 
Hâlbuki Allah şahitlik eder ki şüphesiz onlar elbette yalancıdırlar” (Tevbe, 17)
***        ***
Kur’an bizlere, ‘camilerin kimlerin yapabileceğini de’ haber veriyor?
 “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahret gününe iman eden,
Namazı hakkıyla eda eden, Zekâtı veren ve Allah’dan başkasından korkmayan,
Kimseler imar eder; İşte hidayete erenlerden olmaları umulanlar da onlardır” (Tevbe, 18)
O mescitlerin duvarları, ‘takvayla…’ yükselir!
Orada sadece, “Allah’ın ismi…” anılır!
Mescitlerin, insana huzur ve güven aşılayan; ‘manevi bir havası…’ vardır!
 “Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel elbiselerinizi giyin 
Ve yiyin, için, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf, 31)
Mescitlere, ‘bakımlı bir şekilde…’ temiz elbiselerle gireceğiz!
Huzuru ilahide olduğumuzu bileceğiz!
***            ***
 “Allah’ın mescitlerinde O’nun isminin zikredilmesini men’eden,
Ve onların harab olması için çalışandan daha zalim kim olabilir?
İşte onların oralara ancak korkan kimseler olarak girmeleri gerekirdi. 
Onlar için dünyada bir rezillik, 
Yine onlar için ahirette de (pek) büyük bir azab vardır” Bakara, 114)
Camiler (mescitler), Allah’ın ismini yeryüzünde yaşatan nurani mekânlar!
O mekânlar, sosyal hayatımızı da şekillendirmektedir.
Bu ayetle ilk akla, “Doğu Türkistan…” geldi
İslam’ın Türkistan’da ilk yayıldığı medeniyet coğrafyası…
Orada,  “Çin işgali ve zulmü hala devam ediyor!”
Tıpkı, Filistin’de, Kudüs’te, Mescid’i Aksa’da olduğu gibi…
Destan Şairimiz şiirinde ne diyorlar?
“Derler ki, güzellikte
Eşsizdir Van şehrimiz..
Buhara “İlm-i Hadîs”,
Kaşgar, “Dîvan” şehrimiz.

Yer sofralarında sessiz bekleyiş..
Kaşgar’dayız… bir Ramazan vaktidir....
Fergana düzüne çoktan indi gün…
İdgâh câmiinde ezan vaktidir.

Ezan’ın adı var sedâsı tutsak…
Allahuekber’in nidâsı tutsak...
İbâdetler mevcut; edâsı tutsak…
Kanımın içime sızan vaktidir.”
***        ***
O kubbeler, O kemerler, O sütunlar, 
O mihraplar, O mimberler, O kürsüler,
Ve O minareler, O ezanlar…
Bu milletin ruhaniyetinde ki, ‘manevi harcı’
O mekânlar, Allah’a yöneldiğimiz ‘gönül mektepleri…’
O mekânlarda,  “Mescid-i Nebevi’nin havasını soluklarım!”
O mekânlarda,  ‘kendimi bulurum!’

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.