ÇARPAR GÖĞSÜMDE TEKBİR


 ÇARPAR GÖĞSÜMDE TEKBİR

Bedrettin KELEŞTİMUR

Elimde tesbih, Taneler asılı bir ince ipliğe! Gözleri menevşeli Dil, kalbe kelepçeli! Dudaklar, akkanatlı! Akıl, bir hamarat yolcu! İdrak ve iz ’an ona kolcu! Seccadem, taşır bütün yüreğimi! Yüreğim alnından öper seccademin! Tesbih tesbih bulutlar dolaşır! Göğsüme dolar, yağmur taneleri! Toprağın kokusu içimde buğulanır! Sicim sicim ışık yağar gönlüme! Sabır sabır çekilir tesbih! Şükrün edasında büyür adımlar! Sanki kulaç atmaktır zamana, Zaman, aman der mehtaba! Sükûta ermiş bir sessizlik, Ağır ağır yürür karanlık üstüne! Tesbihim benim, Parmaklarıma dokundukça yüreğim Titrer bütün vücudum! Başlar ışık yağmuru! Aşkın vaveylasında koşar aklım! Ölüm ve ölüm ötesi, Bir rahle, sanki içimdeki çığlık! İçim dışıma müptela, Nefesim, nefsimin zırhını giymiş! Ahlarım, tesbih tesbih sürgün yemiş! Sürgün, atamız Âdem’den miras! Dünyada, sıratım; Dünyada, fıtratım! Tesbih tanelerine tutunur ip! Zamana, mekâna sarılır ip! Suphanallah Zikir salınağı sema! Ay, yıldız, güneş ve bütün âlem; Döner Mevlaya! Yoldaki bütün işaretler, Rahmetin tecelli sağanağında! Dil, seyyahtır âleme! Kalbin ritminde Âlem, mehteran alayı! Bir kelebek kanadı kadar hafif, Çarpar göğsümde tekbir! O sedayla inler tesbih!

*** ***

 

BESMELESİZ HAYAT ŞER OLUR

Yetmiş iki millete bir gözle baktım Besmelesiz hayat şer olur dedim İman dolu kıvılcımı sözle yaktım İtikatsiz hayat zor olur dedim Rağbetimiz aşk ile yanar bizim Hayretimiz meşk ile döner bizim Hasretimiz, şerha şerha kanar bizim Ziyasız bir hayat nar olur dedim

SÜKÛT NEDİR?

 

Sükût nedir, düşündüm ömür boyu!

Aynaya baktım, rengime kopkoyu!

İçimdeki fırtınalara sordum?

Hevesim, akıl almaz dipsiz kuyu!

 

Sükût nedir, yayından çıkmamış ok!

Benliğimin duvarında, sözüm çok!

İçimdeki fırtınalara sordum?

Her dem günah işlemeye azmim yok!

 

Sükût nedir, deryalarda yaşamak!

Deryalarda, döne döne ışımak!

İçimdeki fırtınalara sordum?

Sırrını, hikmet kabında taşımak!

 

Sükût nedir, özü bal ile çalmak!

Gönül gözüyle, âlemden ders almak!

İçimdeki fırtınalara sordum?

Cihadı, nefsi terbiyede bulmak!

 

O nefis, hem dostum hem de düşmanım!

Beni kurtaracak, ‘sade imanım’

İçimdeki fırtınalara sordum?

Sükût nedir, Hak dostudur dermanım!

*** ***

SEVGİ DERTLERİN HEKİMİ

“Dışı içine esir İçi dışına hâkim” Korku vicdana tesir Sevgi illete hekim Şiirden taşan nesir Mısralar asıl rakım Payda da ortak kesir Ortak gayeye hâkim Gölgeler mi bize sır Aynaya düşmüş resim.

 

*** ***

POYRAZA KALDI…

Poyraza kaldı, ömrümün günleri

Savruldu zamanın bütün külleri

*** ***

ADEM KAİNATIN SOY AĞACI

Kâinat, Bir ağaç gibi! Âdem, Kâinatın soy ağacı… Ağaç, Bir çekirdek gibi! Çekirdek, Varlığın hülasası…

Cennet, Bir bahar gibi! Bahar, Hak’tan rahmet muştusu...

Bahar, Bir çiçek gibi!

Çiçek, Vuslatın nur perdesi!

*** ***

GÜNAHKÂR ELLERİMİZ

Beş vakit dualarımızla niyazdayız! Hakk’a açılmış günahkâr ellerimiz, Çaresizliğin çığlığında yakarıyoruz; İfrat ile tefrik arasında dönmekten koru! .. Dua ve yakarış, -Hakk’a icabet; Hakk’ı birleyen kalp mabet! Bir çiğnem et, hayret ve rağbet! Yarab, can verdin, hayat verdin bize; Ailemizi, neslimizi, hayatımızı koru! .. İnsanız; ‘beşer ve şaşarız’ Belki gaflet uykusuyla yaşarız; Öfkemizle kabımızdan taşarız! Bizleri, ‘nefsimizin sultasından’ koru!

*** ***

DELİ GÖNLÜM

Kurumuş badem yaprağı, Düşer toprağa deli gönlüm! Yürümüş tarih yaprağı, Koşar asırlara deli gönlüm! Hem Alp, hem Eren olduk Kalp gözü ile yaren olduk Tutan elle, veren olduk Aşar sırları deli gönlüm! Ana dedik yurdun adına Şefkatle vardın tadına Şehitlerle erdin katına Taşar surları deli gönlüm!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.