Çölün Kıble Tarafı


Eğitimci-Şair M.Faik Güngör’ün, 
İnsanı derin bir tefekküre taşıyan eseri;
“Çölün Kıble Tarafı…”
Eser, “Yüzakı Yayıncılık…” marifetiyle okuyucusuyla buluşuyor
Eserde yer alan şiirler, İstanbul’da yayın hayatına devam eden;
“Yüzakı Dergisinde…” yer alan şiirler!
Şiir Kitabı, “160 sayfadan…” oluşuyor
Eser beş ana bölüme ayrılıyor;
“Sevgilinin İzinde, İlahi Aşk, Dua-Şükür-Tefekkür,
Sualler, Cemiyet ve İstikamet…”
Mustafa Asım Kükçkaşçı Kitabın Önsözünde şu ifadelere yer verirler;
“Elazığ’ın milli-manevi ikliminden gelen sıcak bir nefes,
Latif bir ses…
Şiirde yüzlerce yıllık ölçülerimize sahip çıkan bir eda…
Şuara silsilesinde seleflerine şeref olacak bir halef…
Onun şiirinde Anadolu’nun hikmetli sesi,
Tasavvufun irfani nefesi ve hamasi duyguların gürlemesini duyarsınız.”
***            ***
 “Manas Gönül Evi’nde” 2006 Mayısından itibaren bir araya geliyoruz…
Bu sıcak mekân, on yılı aşan zaman diliminde; 
“yüzlerle ifade edebileceğimiz…” faaliyete ev sahipliği yaptı!
Tarihe iz bırakacak faaliyetlerle,  ‘yazarlık atölyesine…’ dönüştü!
Elazığ’da,  “Kürsübaşı…” geleneğinin günümüzdeki iz düşümü oldu!
Elazığ’da,  “sanatın yedi rengini…” buluşturdu!
“Manas Gönül Enstitüsünün…” vefalı dostları,
Bir faaliyetin bitiminden bir diğer faaliyete koşturdular…
O vefalı dostları isimleriyle birlikte yad etmek istiyorum; 
“Şener Bulut, Şükrü Kacar, Günerkan Aydoğmuş, A.Murat Kuşçubsşı, 
A. Tevfik Ozan, Naci Onur, Şeref Tan, Serhat Kabaklı, Süreyya Kaya,
Yalçın Turhan, Recep Bağcı, M.Şükrü Baş, Tamer Kavuran, Naci Sönmez, 
Gazi Özcan, R.Mithat Yılmaz, Nihat Kaçoğlu, Zekeriya Bican, lütfi Parlar,
Nihat Oğuz, Hasan Öztürk, Harun Taşdemir, Nusret Özmen, Tahsin Öztürk,
Nihat Gazezoğlu, Rüstem Septioğlu, Esat Kabaklı, M.Faik Güngör,
Lokman Tasalı, Mustafa Döner, Hüseyin Poyraz, Tarık Özcan,
Muammer Aksoy, İhsan Nazik, Mahir Gürbüz, Muhlis Tunç, Hüseyin Göçeri, 
Tuncer Sönmez, F. Ahmet Harmanşah, H. Ergün Yılmaz, Enes Uçkun,
Z. Abidin Başaran, Hadi Önal, Hasan Özçam, İlhami Bulut, 
M. Yalçın Azizoğlu, Doğan Sever, Fethi Açıkgöz, Hasan Taydaş…
Bu nezih isimlere, F.Ü. Sanatın içerisinde olan akademisyenlerimiz…
Kamu da ve STK’larda bulunan sanat dostlarımız…
Ankara Vakfımız ve Derneğimiz…
Ahmet Kabaklı ve Servet Kabaklı yadigârı Türk Edebiyatı Vakfı ve Yöneticileri…
Türkiyemizin dört bir yanındaki devlet sanatçılarımız…
Sanat ve Edeniyatla bütünleşen iş dünyasındaki dostlarımız…
İsimler… Herbiri Kahraman İsimler… Onlar, ‘tarih yazan…’ isimler
Yerel ve Ulusal Basındaki kadirşinas dostlarımız…
İsmini burada zikredemediğimiz ‘sanat dostlarımızdan da…’
Özrümüzü kabul etsinler!
***            ***
Bizler, bu şehirde; “ilim, hikmet ve irfan ocağının…” mensuplarıyız!
Bu kutlu yürüyüş, “bir ömre bedel…” kutlu bir yürüyüştür!
Bu güzide topluluk, “Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarında…”
Bu güzide topluluk,  “Türk Dünyası Hizmet Ödüllerinde…”
Ve  “yüzlerce faaliyetin içerisinde…” yer aldılar!
Bu arkadaşlarımız;  “Elazığ’da ve Türkiye’nin dört bir yanında…”
Dergilerde, Gazetelerde şiirleri ve makaleleri yayınlandı/ yayınlanıyor!
M. Faik Güngör Kardeşimiz gibi, “bu şehre ve bu coğrafyaya…”
Çok güzide eserler kazandırdılar…
Ve inşallah ‘yeni eserlerle…’ bu şehre en büyük katkılarda bulunacaklar!
“Elazığ Her Yerde Okuyor…” projesinin sahiplerine seslenmek istiyorum;
Yüzünüzü bu şehrin mütevazı şair, yazar ve sanatçılarına dönünüz!
Onlarla daha sıkı ve samimi bir hava içerisinde bütünleşiniz…
***            ***
M. Faik Güngör eserin önsözünde şöyle der;
“Şiir; var olan güzeli keşfetme, 
Keşfedilen güzelliği mısralara dökerek anlatma sanatı!”
Şairimiz,  “7-8-11-14 Heceyi…” kullanmıştır.
Şiirin temasına baktığınızda, 
“Resul İzinde Yürüyen…” bir aşk insanı,
“Mekke ve Medine Havasını Soluklayan…” manevi iksir,
“Asrı Saadet Dönemini Arayış…”  O döneme hasret,
“Mısralar her biri, dize dize…” dert kervanı,
“Aksaçlı yüreğiyle…” dersler, öğütler,
“Mısralarda,  asrın çığlığı…” 
Şairimiz bir şiirinde şöyle seslenir;
“Evvel-i âhirde yâ Gaffar beni,
Güzel ahlak ile Gül’e ulaştır.
Herc ü merc içinde mahşer yerinde
Sevdiğin hâllerden hâle ulaşrır.”
Burada,  ‘bir necat, bir yakarış…’ 
Kur’an, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” diyor
Kur’an ahlakı, aynı zamanda bizim de; “kimliğimiz” olacak
Başka çıkış yolumuz da yok…
***        ***
Şairimiz bir şiirinde;
“Haramdan el çektiren korkulara talibiz
Bu fikir pazarında yenilsek de galibiz

Allah’a yaklaştıran gam, keder câna minnet
Var mı bundan güzeli, daha büyük bir nimet…”
Hz. Ebubekir (ra), “Biz harama düşme korkusundan,
Yetmiş helali terk ederdik…”
O ne müthiş bir vicdan, iman halkasına boyanmış!
Merhamet abidesi Hz. Ebubekir’in bir iç çığlığıdır;
“Cehennemde vücudum büyüsün tâ ehli imana yer kalmasın!”
Onlar, “belalara tebessüm ederler!” 
Asıl kahramanlık; ‘fedakârlık da…’ ‘vefa da…’ budur!
***            ***
Bu ayın en kutlu günü, 29 Mayıs İstanbul’un fethidir…
O fethi, “sekiz asır öncesinde; Allah Resulü (asv) müjdeliyor!”
Hadis, “İstanbul elbet feth olunacaktır,
Onu fetheden komutan ne güzel komutandır,
Onu fetheden asker ne güzel ordudur!”
Peygamber övgüsüne mazhar olan bir millet…
O milleti Kur’an’da Maide Suresi 54. Ayette insanlığa haber veriyor;
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler;
Müminlere karşı yumuşak, kafirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler;
Allah yolunda mücadele eder,  hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar.
Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir.
Allah geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.”
Şairimiz M. Faik Güngör’ün “İstanbul’un Değişen Yüzü” şiirinden;
“Peygamber övgüsüne mazhar muzaffer şehre
Vardım, hânelerinde; bize uymayan hâl var
Görünce gözlerimden akan yaş döndü nehre,
Sinir, öz akla hâkim; sözlerinde celal var.”
Şairin sözünde, “hikmet vardır!” buyuruyor, Alalh Resulü (asv)
Elbette ki, o sözler; ‘kalbe tesir eder’
Elbette ki, o sözler;  ‘milletin sessiz çığlığına dönüşür’
Bu şiirde, o çığlığı/ veya feryadı duyar gibiyim!
***        ***
Şairimizin, “Güzel Oku! Güzel Yaz!” şiirinden;
“Dinlersen sana sözüm,
Güzel oku! Güzel yaz!
Her düğüme tek çözüm;
Güzel oku! Güzel yaz!”
İbrahim Suresi 24. Ayette, 
“Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi;
Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti)”
İnsanların istifade edebileceği, onları glögelendiren,
‘meyve veren…’ bir ağaç olmak!
Güzel bir söz de, tebessüm de, ‘inancımızca sadakadır’
M. Faik Güngör’ün şiirlerinde, ‘kalbi ve hasbi bir tema…’
Ve de, mısralarda; ‘eğitici ve öğretici…’ bir sunum gözlemlenebiliyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.