DERGİLER ÜZERİNE SOHBET


Basının tarifini yaptığımızda, “her çeşit haberi ve fikri,

Belirli aralıklarla basarak topluma ulaştıran yayın ürünleri…”

Günlük basın ürünlerine, “gazete…”

Haftalık, 15 günlük, aylık basın ürünlerine, “dergi…” diyoruz.

İlk çağlarda, “elle yazılan duvar gazeteleri…”

İlk defa haberleşme sanatını sistemleştiren, “Romalılar…” oluyor

“Acta Diurnalar…” günümüz gazetelerinin atası kabul ediliyor

“Epistolierler…” o dönemlerin “mektup yazarlarıdır!

Avrupa’da, 13. yy’dan itibaren  “haber mektupları…” ortaya çıkar

Baskı makinasının icadıyla da, “haber kitabı”

Veya “haber büroşürü…” isimleriyle basın ürünlerini görüyoruz

Bunu 16. Yy’da Avrupa’da yayınlanan; “Haber Dergileri…” takip eder.

İlk ticari bülten ise, “haftalık olarak Floransa’da” 1597’de yayınlanır.

Modern Basına öncülüğü, “18. Yy’da İngiltere…” yapacaktır.

Bu ülkede toplam gazete tirajı; 1877’de;  on bir milyondur”

İlk dergi olarak, Daniel Defoe’nin çıkardığı; “The Review”

Ve bunu Londra merkezli “1712’de The Spectator” takip edecektir.

Spectator,  “magazin…” kavramının gelişmesinde de etkili olacaktır.

Edebi Gazeteciliğin ilk başarılı örneğini Almanya’da görmekteyiz.

Almanya’da, 1765 tarihinde, “154 yazarı…” bünyesinde bulunduran;

“Ailgemeine Deutsche Bibliothek Dergisi…” yayınlanır.

Edebi Gazetecilik giderek, diğer Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşacaktır.

****                                   ***

Türkiye’de,  “dergi yayıncılığını…” Basın hayatımızın içerisinde değerlendiriyoruz.

Basın tarihimizi, 1831 tarihinde haftalık olarak yayın hayatına başlayan;

“Takvim-i Vakayi…” ile başlatıyorz.

İlk fikir gazetesi, 21 Ekim 1860 tarihinde yayınlanan; “Tercüman-ı Ahval’dir”

“7 Kasım 1864 tarihi…” Basınımızda, “dönüşümün başlangıcı!”

Bu tarihler, “Vilayet Matbaalarının Kurulduğu…” tarihtir.

Matbaa ve Yayıncılık bu tarihlerden itibaren Anadolu’ya yayılacaktır.

Öyle ki, bu tarihlerden sonra, “milli mücadeleyi…” destekleyen gazeteler;

Anadolu’da,  önemli roller üstlenecektir

***                                     ***

Basın tarihimizde bilinen ilk dergimiz, “Vekayi-i Tıbbiye (1849-1851)

Önemli bir tıp dergisidir

İlk mizah gazetesi, “Diyojen-1870” Teodor Kasap tarafından yayınlanır.

İlklere devam edelim. İlk mağazin dergisi, “Cüzdan- 1873”

1870- Ali Suavi’nin, Paris’te çıkardığı “Ulum Dergisi”

1871- Dağarcık ve Mecmua’yı Ebüzziya (1880) dergileri…

(Osmanlı birliğini) savunan dergiler

***                      **

Asıl, “fikir dergiciliğini…” Ali İhsan Bey’in 1891 tarihinde kurduğu;

“Servet-i Fünun” dergisidir.

Bu dergide, “Recaizade Mahmut Ekrem, Hüseyin Siret, Hüseyin Suat,

Ali Ekrem, Mehmet Sami, Süleyman Nazif, Faik Ali Ozansoy, Hüseyin Cahit,

Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Safveti Ziya, Celal Sahir

 Ve Tevfik Fikret” gibi önemli kalemler yer alıyordu

Bu dergi, “Edebiyat Cedide’nin…” yayın organıdır

 “vatan, hürriyet, medeniyet gibi”kavramlar edebiyat dünyasına taşınır.

***                                    ***

2. Meşrutiyet Döneminde; “Genç Kalemler ve Türk Yurdu”

Yahya Kemal’in başyazar olduğu, “Dergah (1921-1923)

Dergâh Dergisi, bu dönemin yazar ve aydınlarını biraraya getirmiştir.

Ziya Gökalp’ın başında olduğu; “Küçük Mecmua (1922) ve “Yeni Mecmua”

1930’lu yıllarda; “Kadro (1923-1935), “Ülkü (1935-1950)

Ve “Fikir Hareketleri (1933-1940)

Nihal Atsız’ın çıkardığı; “Kopuz, Orhun (1933), Ergenekon (1938),

Bozkurt (1939) ve Tanrıdağ…

1933 tarihinde çıkmaya başlayan, “Varlık” Türkiye’nin en uzun ömürlü dergisi…

1940’lı yıllarda, N.F. Kısajkürek’in çıkartmış olduğu; “Büyük Doğu…”

1950’li yıllarda, “ikinci Yeni” şiirlerinin ilk örneklerini dergilerde görüldü.

1951’de,  TDK tarafından çıkarılan, “Türk Dili Dergisi…”

1970’lerden günümüze kadar devam eden; Dergiciliğimizin Çınarı;

Türk Edebiyatı Dergisi…”

Ve Anadolu’da yankılanan; “Erciyes Dergisi…”

Ankara’da, “Kardeş Kalemler” Dergisi,

Elazığ’da, “Bizim Külliye”  ve “Telmih”

Ve Ankara Vakfının çıkarmış olduğu, “Çaydaçıra Dergisi”

Osmaniye’de, “Yenises” Tokat’ta,  “Kümbet”  Salihli’de, “Bizim Ece”

Gümüşhane’de,  “Herfene”  Kahramanmaraş’ta, “Alkış Dergisi”

Niğde’de, “Akpınar Dergisi”  İstanbul’da, “Yüzakı Dergisi”

İsmini sayamadığımız o kadar çok dergilerimiz var ki;

Edebiyat ve Sanat Dostlarımız Bizleri affetsinler…

Onların isimleri de, “gönlümüzde…” olduğunu bilsinler

Türkiye’de, “1679- Bilimsel Dergi…” yayınlanıyor!

Ve bizleri en fazla sevindirecek olan da, “okul dergileri…”

***                                     ***

Cemil Meriç, “Dergiler, Hür tefekkürün kaleleri” der.

Bizler, “sohbet meclislerini…” dergilerde oluşturduk

Fikirler, “dergilerle yankılandı…”

Edebi akımlar, “dergilerde asıl yataklarına…” kavuştular

VE DERGİLER…

Onlar, bizim yol arkadaşımız… Anadolu coğrafyasının üzerindeki, ışık seli…

Onlar, fikir ve aksiyon kaleleridir…

Onlar, Türkçe’mizin haysiyet davasının kalem sütunlarıdır

Onlarla baş başayım, Anadolu’yu geziyorum…

Onlar, bu memleketin en içli, en soylu okulları

***                                    ***

16-18 Şubat 2014 tarihinde, Eskişehir’de;

Avrasya Yazarlar Birliğ ve TÜRKSOY işbirliği ve TİKA’nın katkılarıyla;

“6. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi…” düzenleniyordu

Büyük Türk düşünürü İsmail Gaspıralı’nın Vefatının 100. Yılı anısına toplanan kongreye,

 16 ülkeden önde gelen 33 edebiyat dergisinin,

 Genel Yayın Yönetmeni ve Temsilcileri katılmıştır.

Dergiler, “gönül coğrafyamızın en sağlam köprü ayakları…”

O ayaklar üzerinde bir büyük medeniyeti taşımaktadır

***                                     ***

DÜNYANIN TEK DERGİ FUARI…

Dünyanın tek ve ilk, “Dergi Fuarı…” İstanbul Sirkeci Garında;

Okurlarıyla, geçtiğimiz yıl, 7. Defa buluşuyordu…

Uluslar arası Dergi Fuarına; “20 ülkeden 305 dergi katılıyordu…”

***                                    ***

İLK DEFA DERGİLER PANELİ…

İlk defa, “dergiler paneli…” Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarıyla gerçekleşiyordu

O panelden bir sonraki yıl, “Atatürk Yüksek Kurumu…” tarafından;

Dergilerin problemleri, “masaya yatırılacaktı!”

Bunlar,  Anadolu Dergiciliği adına önemli paydaşlardır.

***                                     ***

BİZİM KÜLLİYE VE ELAZIĞ

Bizim Külliye Dergisi, “istikrar, süreklilik ve edebi muhteva…”

Türkiye’nin önde gelen “dergileri arasında…” yer almıştır.

Bizim Külliye Dergisi, “Elazığ İzzet Paşa Vakfının…” yayın organıdır

Derginin Genel Yayın Yönetmenliğini, Nazım Payam yapmaktadır

1999 tarihinde yayın hayatına başlayan; “Bizim Külliye Dergisi…”

Temalı (konulu) yayınlarla; 71. Sayısına ulaşmıştır.

Bizim Külliye Dergisi, Elazığ’dan; “Türkiye’ye açılan edebi penceredir!”

Sınırları,  “Türkçe duyan ve Türkçe düşünen” gönül coğrafyamızın sınırlarıdır.

***                                     ***

Elazığ’da,  “basın tarihimizi…” 1880’lere kadar götürebiliriz

Sadece, “dergilerimiz…” değil; bu şehrin “incelendiğinde…”

Yerel Basını da,  “edebi şahsiyetlerin…” yetişmesinde hizmetleri büyüktür.

Ve özellikle de,  “Turan Gazetesi…” üç nesle okulluk…” yapmıştır.

Elazığ’da, ilk gazete; “Mamuratül Aziz Gazetesi…”

Bu gazetede yer alan önemli kalemler; “Rahmi-i Harputi, Hacı Hayri Bey,

Süleyman Faik Bey, Çırpanizade Ali Haydar Bey, Bedii Nuri Bey,

Osman Fahri Bey, Osman Remzi Bey…”

***                                    ***

Vilayet Matbaasında basılan dergiler arasında; “Sada Dergisi-Kasım 1909”

Derginin Sahipliğini, “Mehmet Abdullah Cevdet” üstlenir

1920 tarihinde, Elazığ’da “Dirilik Cemiyeti” tarafından; “Fırat Dergisi” çıkarılır.

Dirilik Dergisi; Milli Mücadeleyi destekleyen bir dergidir.

***                                     ***

Altan Dergisi,

 “Elazığ Halkevi tarafından…” çıkarılmışrır.

Altan Dergisi; (22 Şubat 1935- 29 Ekim 1939) tarihleri arasında yayınlanmıştır.

Derginin çıkarılmasına; “Vali Tevfik Gür, öncülük ederler…”

Altan Dergisinde; “Tarihi, Kültürel Bilgiler, Edebiyat ve Sanat…” yer alır.

Daha sonraki yıllara gelindiğinde, çok önemli isimler yer alacaktır;

***                                     ***

Av. Fikret Memişoğlu, “Yeni Fırat Dergisi” ve burada yer alan kalemler;

Her biri iz bırakan önemli isimlerdir.

Mesela, “Destan Şairimiz N.Y. Gençosmanoğlu…

“Şu kopan fırtına, Orta Asya’da

Yüz yıl sonra Anayurt uyanması

Bahar müjdesidir gonca çığlıklar,

Gök gürültüleri… Kurt uyanması…”

Bu mısralarda,  “Rusyanın dağılışı…” dile getirilir.

N.Y. Gençosmanoğlu, “Türk Edebiyatı Dergisinin” Genel Yayın Yönetmeni olurlar

“Türkistan…” ismiyle; Türkçe,-Arapça-İngilizce bir dergi yayınlar

***       ***

Rahmetli Şeref Tan, Doğu Türkistan Türklerinin efsanevi lideri

İsa Yusuf Alptekin’e ithaf ettiği şiirinde;

“Arafesindeyiz kutlu bir günün              

Yarın şirin Sivrice’de şölen car

Muhasebesini yaparsak dünün

Hesabını ak alınla veren var.”

Elâzığ son 20 yılında şairlerin, yazarların ve ediplerin akınlarına uğramıştır.

Her biri bu şehre armağan ettiği en güzel hatıralarla geri dönmüşlerdir.

Şair Ali Akbaş bir şiirinde şöyle diyeceklerdi;

“Murat gelir, Fırat olur/Fırat kişner kırat olur

Bağdat’a varır şad olur/Bu at bir şehsuvar ister/Önünde taş duvar ister.”

***                                    ***

Şüphesiz ki, “şiir sanatını ilim muhiti besler”

Elâzığ’da böyle bir edebi muhitten söz etmemiz mümkündür.                       

Kayseri’den Erciyes Dergisi Sahibi Nevzat Türkten,

 “Elâzığ’da, çok güzel bir edebi muhit var… Bunu koruyunuz”

Gerçekten birçok ile nasip olmayacak bir edebi zenginlik…

O iklime, o zenginliğe en güzel şiirini kaleml alanların başın da

rahmetli Deliver Cebeci alıyordu. Cebeci “Harput’ta bir Gün” isimli şiirinde ne diyorlar;

“Müstezatlar, Hoyratlar sızlatırken geceyi

Geldi Harput ahengi kuşattı Sivrice’yi

Bu ahenk göç eyleyen bir kuşun ahengidir

Hasretten gönül dağlı Gakkoş’un ahengidir

Gakkoş coşkun bir aşık, yani sevgiden serhoş

Nezaketle asalet birleşip olmuş Gakkoş”

           ***                  ***

 

 

Elâzığ için, “Türk Dünyasının azık şehri” diyen Cengiz Aymatov’un,

 Bütün Türk Dünyasına çok önemli bir çağrısı vardı; 

“Bütün Türk Dünyasının Kökleri Anadolu’da olan güzel Türkçemizi

 Kullanmalarını arzu ediyorum.” Bu sadece, ‘edebi bütünleşme.’ olarak değil;

 ‘hükümranlık dilinin köklerinin derinliği ile tarihe yürüyüştür..’

Ve Elmas Yıldırım… Yüreğinin bir parçası Elâzığ’da, bir paçası ise ata ocağı Bakû’dedir.

Bir özlem şiirinde, Elmas Yıldırım;

Garib kuşum, bu gelişin nereden?/ Uçub geldin hangi dağdan, dereden?

Ben anlamam gögsündeki yareden,/  Beyhudedir, bende merhem arama,

Merhem olsa, koyaram öz yarama.”

Ve geliyoruz, Mağcan Cumabay’a... O da, Stalin kurbanlarından...

Anadolu’daki Milli Mücadele hayatına zindandan mektup yazar...

Ve der ki, “Uzaktan Kardeşime” isimli şiirinde;       

“Uzakta ağır azap çeken kardeşim/  Kuruyup Lale gibi çöken kardeşim

Amansız zalim düşmanlar ortasında/ Gül gibi gözyaşı döken kardeşim

 

Önünü ağır kaygı örtmüş kardeşim/ Ömrünce yâddan cefa görmüş kardeşim

Hor bakan, yüreği taş, yavuz düşman/ Diri diri derini soymuş kardeşim”

Dergiler, Şairler ve Hazar Şiir Akşamlarında bu şehrin edebi vitrini,

 Kendisini öyle berrak bir şekilde yansıtır ki, hayran kalmamak elde değil

***                             ***

Edebi Dergiler Arasında; Elazığ Baro Dergisi (2007-2009)

Diyanetin Çıkarmış Olduğu, “Harput’tan Esinti Dergisi (2007)

Her iki dergiyle birlikte burada,

Elazığ eski İl Müftüsü Ömer Kocaoğlu,

Elazığ eski Baro Başkanı Rüstem Septioğlu şükranla yadediyorum.

***                      ***

Bahtiyar Vahapzade, ülkenin şu sıkıntılı döneminde bakınız nasıl bir itidal tavsiye ediyor.

Teslimiyetçi olmayan sigorta kıvamında bir duruşu bizlere tarif ediyor;

“Yâd elinde çiğnenirken şeref, şan,/ Türk’ün Türk’e adavete hakkı yok.

Her işimiz başlanırken sıfırdan/ Türk’ün Türk’e adavete hakkı yok.

 

Dayak olsun bugün gerek sol sağa,/ Bu vahdetten yurdumuza gün doğa.

Bütün millet dönmeliyken yumruğa,/ Türk’ün Türk’e adavete hakkı yok.

 

Tarih bizi imtihana çekerken/ İmdat umar hepimizden bu vatan

Dünya da hak sesimize kâr iken/ Türk’ün Türk’e adavete hakkı yok.

 

Ne çok imiş bu toprağa göz diken/ Baka baka gözümüze mil çeken

Düşmanımız dostumuzdan çok iken/ Türk’ün Türk’e adavete hakkı yok.”

***                      ***

Asrımızda, ‘derviş yunusları’ ‘Alperenleri’ ‘adsız kahramanları’

Dergilerimiz temsil ediyorlar dersem bizleri bu gayretli sözlerimden dolayı bağışlayınız.

 Gönül coğrafyamıza, özellikle ‘dergilerimizle’ tanış, biliş oluyoruz!

Bir şey daha söylemek isterim;

Günümüzde belki de malum teknoloji sohbet havamızı bozdu!

 ‘mektup’ dediğimiz iç dünyamızın nağmelerini bir çırpıda silip götürdü!

Ve hele o iğreti bir şekilde kullanılan birçok gazetelerimizin internet sayfaları,

 ‘ahlaki değerleri’ torpilledi!

Bütün bunlara inat, dergilerimiz sayfa sayfa, sütun sütun bizlere

 ‘hikmet dersleri’ verirler!  ‘kelam havasını’ verirler!

Asrın mütevazı mektupları gönüllerinizde tatlı esintiler meydana getirir. 

Velhasıl dergilerimiz için ‘milli kültürün irfan sofrası’ diyebiliriz.

Dergilerimiz, gurbetten sılaya hasret köprülerimizdir!.

Destanlarımız, masallarımız, efsanelerimiz.. onlarda tekrar can bulurlar!.

Türk’ün kendi yürüyüşü olarak yorumladığımız,

her türlü edebi hareketin misyon yüklü burçlarıdır onlar..

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.