DEVLET NEDİR BİLMEZ MİSİN?


 Lütfen,  Doğu Türkistan’a gidiniz…

“Ezan Sesi…” yasak!

“Ramazan Orucunu…” tutmak yasak!

Ve sürekli zulüm altında kıvranıyorlar…

Batı Trakya Türklerinin Dramını Okudunuz mu?

Yıllar boyu, “malları ellerinden:..” alındı!

“Mülk Edinme…” hakkı ve tasarrufu yasaklar arasında!

“Evini…” bile onarmak için izin alamadılar!

Kerkük!

1944 sürgünü…

Ve Sibirya Yolunda ölen yüzbinlerce insanlar!

Stalin’in, Müslüman-Türk Aydınlarını, “cezaevlerine…” atmaları!

Anadili, “Türkçe…” yasak!

Bu dönemde, “Türkçe Eğitim…” elinizden alınmış!

Bütün bu anlatılanlar, “Devletin ne anlama geldiğini…” ifade eder!

Devlet, “millet hayatının siyasi organizasyonu!”

Devlet, bizim geleneğimizde; “güç ve kudrettir!”

Devlet, “milletin değerleriyle bütünleşmiş…” iradenin ismidir!

Farabi ne diyor?

“Devlet; en üsütün hayır, en üstün kemal ve en yüksek mutluluğu kendisi ile ulaşılan,

Kendi kendine yeten bir birliktir.”

O birliği ve dolayısıyla, “mutluluğu…” korumak için Kur’an ne buyuruyor;

“Allah’a ve Peygambere itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz

Ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir”

“Devletlim!” ifadesinde, bir güç, bir irade, bir kuvvet ve dirayet var değil mi?

İnsanına, “tebessüm eden…” şefkat ve merhamet nazarlarıyla bakan bir irade!

*** ***

Bizlerde iki kavram derhal ön plana çıkmaktadır;

“İnsan…” ve  “Devlet…”

Birbirlerini bütünleyen kavramlardır!

Ecdat ne diyor; “insanı yaşat ki, devlet yaşasın!”

Charles de Montesquieu’nun güzel bir tesbiti var;

“Devletler insanlar gibidir, onlarda insan karakterinden meydana gelirler”

Bu millet, “insanlık âlemine devlet olma geleneğini de…” öğretmiştir.

Gazi Atatürk şöyle diyorlar;

“Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz!”

Bu milleti, “öldürebilirsiniz…” ama “esir…” aşlamazsınız!

Onun karakterinde, “esaret…” tarih boyunca olmadı/ olmayacakta!

Atatürk’ün bu milletin karakterini anlatan veciz bir sözü vardır;

“Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek,

İnsanlık özelliklerinden mahrumiyeti beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir.”

Bu millet iradesini, “bir başkasıyla…” paylaşmaz!

Onu kendisine zul sayar.

*** ***

Alman Devletinin kurucusu Bismark;

“Bir devleti kurmak için bin sene ister, yıkmak için ise bir saat kâfidir.”

Bir yazımızda, tarih boyunca yüzün üzerinde, irili- ufaklı devlet kurduğumuzu;

“fitne-fesatla…” kendi ellerimizle yıktığımızı ifade etmiştim!

Devlet, “dedikodu…” ile yönetilmez!

Bizler, Anadolu’yu sadece “kılıçla…” fethetmedik!

Önce insanı, “onun gönül dünyasını…” fethettik…

Bu milletin en büyük özelliği, “devleti adaletle…” ayakta tutma/ yaşatma felsefesidir.

Son günlerde bizleri en fazla mutlu eden husus nedir?

“siyasi iradenin…” bir araya gelmesi!

Bu ülkenin, “kaygı ve endişelerini…” paylaşmasıdır!

Çok önemli bir tespittir; “gurur ve öfke…” gafletin kapılarını aralar!

Sabır, soğukkanlılık ve itidal; daha sağlıklı, esenlikli kararların alınmasında etkili olur.

*** ***

AĞUSTOS AYININ İLK GÜNÜNDE…

Ağustos Ayının ilk gününde neler oldu?

MSB, Fikri Işık;  “30 Ağustos’ta, Tören yağpılmayacak!”

Bizler ne diyoruz?

“30 Ağustos törenlerini Malazgirt’te yapalım!”

*** ***

Bingöl’de, Merkez’e 15 km uzaklıkta PKK Terör Örgütü tarafından;

“Polis Aracına Saldırı, 6 Polisimiz Şehir, 3 Polisimiz Yaralı!”

Aynı gün,  ABD Genelkurmay Başkanı, Joseph Dunford Türkiye’de…

Aynı gün,  HDP Lideri, Van’da  “Darbeye Hayır!” mitinginde;

“Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını…” talep ediyor!

Türkiye’nin nasıl bir gündemle içiiçe olduğunu düşünelim!

*** ***

VE TEKLİF EDİYORUZ!

Anadolu’nun bizlere kapılarını açan,

“Malazgirt Zaferini…” onun “945. Yıldönümünü…”

Malazgirt’te; “büyük bir şölenle…” taçlandıralım!

Prof. Dr. Bayram Kodaman’ın çok güzel bir tesbiti var;

Sayın Kodaman iki önemli hassas noktaya vurgu yapıyorlar;

“Birinci önemli nokta; Coğrafyayı, tabiatı vatanlaştırmayan,

Fiziki bir hâkimiyet ebedi değildir.

Bu ise ülkeyi imar etmekle olur.

İkinci önemli nokta; Toplumu milletleştirmeyen,

İnsanı milletin ferdi yapmayan, beşeri unsur üzerindeki hâkimiyet;

Ebedi değildir,  gelip geçicidir. Milletleşme ise milli kültürle olur.”

*** ***

Prof. Dr. Mehmet Kaplan, “doğudaki tarihi ihmalden…” söz ediyor;

Sayın Kaplan, “Türkler, Anadolu’ya Doğu Anadolu’dan geldikleri

ve uzun yıllar buralarda yaşayarak yüksek bir kültür ve medeniyet yarattıkları halde

daha sonra Batıya yönelen fütuhat ve yerleşme dolayısıyla,

Doğu Anadolu maalesef ihmale uğramış kendi kaderine terkedilmiştir..”

Bu millet, 9 asır boyunca sinercisini, Malazgirt’ten aldı.

Bu milletin buluşacağı en önemli adres; “Malazgirt…” olmalı!

Bu millete bizler, “tarihini anlatmadık!”

Tarihi değerleriyle, “buluşturmadık!”

Malazgirt’i, Anadolu’nun  “fütüvvet şehri!” yapmadık!

Bu büyük destanla ilgili, teknolojinin o güzel imkânlarını kullanarak;

“çizgi filmler, belgeseller, tarihi filmler!” gerçekleştiremedik!

Tarihten uzaklaşmak ne demektir?

Kendi kimliğimiz ve değerlerimizle “yabancılaşma…” anlamına geliyor!

İşte, Türkiye’min, “hazin fotoğrafı!” ve “hüzün kareleri!”

Kuşkusuz, tarihi bizler yine bu milletle birlikte yazacağız.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Ekm
18Ekm

Ahilik ve fütüvvet!

17Ekm

Bir taş ne ki demeyin?

16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.