DOĞRU ANLATIM!


 DOĞRU ANLATIM!

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

8 Mart Tarihini, “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlamaktayız

Bu günü kutlarken, “doğru bir anlatıma…”

Ve de, “doğru bir bakışa…” sahip olmalıyız.

Bu günü anlamıyla birlikte;

Toplumdaki, ‘sosyal çözülmeyi de…’ dikkate almalıyız.

2015 yılında, Türkiye’de; “599 bin 704…” yuva kurulurken;

Aynı yıl içerisinde, boşanan çiftler sayısı,

“130 bin 913’lere…” ulaşmıştır!

Bunun sosyal analizini iyi yapabilmeliyiz!

***                       ***

Kur’an buyuruyor;

“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir;

İyiliği emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekât verirler,

Allah’a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir.

Allah şüphesiz güçlüdür, hâkimdir” (Tevbe, 71)

Kadın ve Erkek için ‘kurtuluş’ Allah’ın rızasını kazanmaktır!

Bu yolda, ‘gayret’ sarf etmektir.

Çiftlerin birbirlerine, “sabretmeleri” tahammül göstermeleridir.

***                                       ***

Hadis, “Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.

Amir memurlarının çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır.

Kadında evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız

Ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz”

Sorumluluk; her türlü negatif etkileşimlere karşı; “koruyucu bir zırh…”

Dini, akli ve örfi değerlerle bütünleşen, bir zırh!

***                       ***

Ayet, “Allah Teâlâ’nın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması,

Ve bunların ötekilere mallarından harcama yapması sebebiyle,

Erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.

Onun için iyi kadınlar itâatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık,

Onlar da kocalarının haklarına saygı gösterirler ve namuslarını korurlar” (Nisa, 34)

Ayet, “kadınlarla iyi geçinin” (Nisa, 19)

Hadis, “kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir.”

***                       ***

İnancımız,  “evlilik…” kadın ve erkekler için koruyucu bir zırhtır.

Evlilikte, ‘mahremiyet…’ vardır.

Evlilikte, ‘hayatı birlikte paylaşma…’ vardır.

Evlilikte, ‘hak ve hukukları…’ karşılıklı koruma ve gözetme vardır.

Evlilikte, ‘sadakat, dürüstlük, izzet ve ikram…’ vardır.

Evlilikte, “hayatı ve nesli koruma…” vardır.

8 Mart tarihi, “dünya kadınlar günü…”

Sadece bir güne sığdırmakla kalmayıp; bugünün anlamını;

“365 güne yayarak…” doğru bir bakış ufkuna taşımalıyız.

2016 yılının Türkiye’sinde en fazla ihtiyacımız nedir derseniz;

“Sevgiye,  saygıya,  şefkate, merhamete, edebe, irfana…”

Velhasıl, “güzel ahlaka…” ihtiyacımız var.

***                                       ***

SURİYE DE, “BAAS DARBESİ”

8 Mart 1963 tarihi,

“Suriye’de bir darbe sonucu Baasçılar ve Nasırcılar iktidarı ele geçirdi.

Baasçı subaylar, Şubat ayında, Irak’ta da yönetimi ele geçirmiştir”

Suriye’ye, Rusya’nın müdahalesi bir bakıma bu ülkeyi;

“1963’lere tekrar götürmüştür…”

Suriye tekrar, Marksist bir zihniyetin; ‘denetimine…’ girmiştir.

Ve Suriye’yi ‘yeni baştan…’ Rusya şekillendirir olmuştur.

Anadolu Coğrafyasına, “dost bir sınır…” göremiyorsunuz!

Sınırların ötesinde de, “dost bir bakışı…” bulamıyorsunuz!

Bu coğrafyada; ne Rumlar, ne Ermeniler ve nede diğerleri;

Bu ülkeye, “dürüst bir bakışa…” sahip değiller?

Şimdiye kadar, ‘olamadılar da…’

O halde, Türkiye’nin stratejik bakışı, “içeride daha güçlü…” olabilmek!

“Güçlü bir Türkiye…”  Ortadoğu için de, ‘barışı…’ getirir.

Bu coğrafya için kimlerin nasıl bir niyete sahip olduklarını,

Her biri, “fitne ve fesat kokan açıklamalarla…” duymakta ve görmekteyiz!

Bu coğrafyada, ‘yanılgı payı…’ sizlere çok büyük faturalar ödetir.

***                                       ***

ZİHİNSEL YETERSİZ ÇOCUKLAR!

8 Mart 1982 tarihi,

“Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı kuruldu”

1982’lerden 2016’lara; bir nesil geçmiş; 34 yıl…

Kendi evlatlarımıza sahip çıkma gibi bir büyük adımın atıldığı gün…

Ve sosyal güvenlik alanında alınan cüretkâr adımlar!

Bir, “sevgi meşalesi de sen yak!”

İnancımız emrediyor, “zayıfı koruyunuz” Onun yanında yer alınız.

İnsana bizler, “yaratılanların em şereflisi…”

Bu millet kendi tarihi anlatıldığında,

“Hayrı kurumlaştıran…” medeniyet olarak isimlendirilir.

O isim, ‘fedakârlığın da…’ ismi olan “Vakıflardır!”

Bir millet yürüyecek, “şefkati omuzlayan…” yürekli bahadırlarla!

“Gözyaşlarını silebilen…”  merhamet kokan yürekli bakışlar!

O tebessüm eden bakışlarla,  ‘bütün çocuklarımıza’ merhaba diyoruz.

***                                       ***

2010 ELAZIĞ-KOVANCILAR DEPREMİNİN 6. YILINDAYIZ!

8 Mart 2010 Tarihi,

“Elazığ’da 6 büyüklüğünde deprem oldu. 42 kişi hayatını kaybetti”

Elazığ Kovancılar İlçemizde meydana gelen depremle; o acıyla şunları kaleme almıştık;

“42 canla birlikte, sadece,

 Okçular, Kayalık, Yukarı Kanatlı, Göçmezler, Yukarı Demirci Köylerimiz değil;

 Bir asır boyunca bu milletin doğal adetlerle toprağa verdiği yüz bin şahidin şahadetine,

8 Mart Sabahı, iffet ve vakar abidelerimiz olarak tanımlanan ‘kadınlar gününde…’

Çileye selam duran sessiz çığlıkların takvim yapraklarını bir daha edeple aralayalım!”

O tarihlerde, “merkez köy projesini…” şehrin gündemine taşımıştık;

Bu projenin amaçlarında neler yer alıyor;

“Köylerin hayat standartlarını ekonomik ve sosyal yönden geliştirmeyi,

Kırsal yerleşmelerin imarı ve modernleştirilmesi,

Köy ve şehir farklılığının en aza indirilmesi,

Köye götürülen hizmetleri entegre ve rasyonel biçimde götürmeyi,

Köylerimizi insanlık haysiyetine uygun bir yaşam seviyesine ulaştırmayı amaçlamaktadır.”

Özellikle en büyük üzüntümüz;

Ülkenin ciddi biçimde kalkınmasına ön ayak olacak projeler;

Cumhuriyet döneminde, “sadece konuşulmuştur!”

Cazibesi karşısında, ‘güzelim hayaller kurulmuş…’ o kadar!

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.