DÜNDEN BUGÜNLERE


Harput/ Elazığ, coğrafya’mın çok müstesna bir yerindeyiz!

Bunu tarihi bilgimizle, değerlerimizle birlikte ifade ediyoruz.

Bir dörtlüğümüzde;

“İdrakimle seyrindeyim âlemin

Kutlu seferler içindeyim sanki

Deryalarda damla olan kalemin;

Akıl hokkasına batıyor sanki!

 

Her insanda farklı âlem okunur

Kâinat sayfası açılır sanki

Ayet ayet hal örgüsü dokunur;

Hayatın ilmiği atılır sanki”

***                       ***

Bir kilim deseninde görürüz, “gönül coğrafyamızı!”

Ve o coğrafyamızın müstesna şehri, “Harput’u/ Elazığ’ı…”

Bizlerde, geçmişten günümüze taşınan o kilime;

“asrın ilmiğini…” atacağız!

Kültür budur;  “geçmişten günümüze…” tatlı bir serüven!

Bizlere emanet edilenleri, “geleceğe…” daha güçlü bir şekilde;

“İlim ve İrfan Meclisleri…” oluşturarak taşımaktır.

Bu meclislere, “edebi mahvillerde…” diyebiliriz!

***                                       ***

Malazgirt Zaferinden hemen sonra 1085 tarihinde fethedilen Harput;

9 asrın izlerini taşıyan;  bir açık hava müzesi konumunda…

Ve 9 asrı bulan tarihinde; “esaret yüzü/ onun ezikliğini…” yaşamamıştır

Belek Gazi Döneminde, sınırları; “Erzurum’dan, Halep’e kadar uzanmıştır…”

Harput, tarihimizde; “ses ve söz…” “kalem ve kelam ehli…” insanlarla anılır.

Takriben 1700 km’yi bulan Fırat, Harput’un;  “Hoyrat Akıntısı…” olur!

Bizler Harput’a,  “SES VE SÖZ IRMAĞI…” diyoruz

O ses,  “Kerkük’te yankılanır…”

O ses,  “Fuzuli diyarında mayalanır…”

O ses,  “Urfa’da,  bir Hoşsedadır…”

O ses,  “Harput’ta 13 makamda söylenir…”

Harput, bu vesileyle de,  “tarihi buluşturan..” bir şehir!

Birçok devasa insan yetişiyor, bu tarihi iklimde;

Ve geleceğe eserler, izler bırakıyorlar…

***                                       ***

Harput’ta/ Elazığ’da,  “edebi hareketleri…” üç dönem içerisinde ifade ediyoruz.

Bu, naçizane benim genel kanaatimdir

İlk bölümünde,  “Mamuratü’l Aziz Gazetesi…”

Ve onun Genel Yayın Müdürlüğünü yapan, “Şair Hacı Hayri Bey” dönemidir

İkinci dönemde,  “Yeni Fırat Dergisini…”  yayınlayan,

Özellikle de, “musiki ve folklör çalışmalarıyla…” ön plana çıkan,

Araştırmacı Yazar-Şair, “Av. Fikret Memişoğlu…” dönemidir.

Üçüncü dönemde,   “1985’li yıllardan itibaren şekillenmeye başlanan…” dönemdir.

Bu dönemde, “kültür bakanlığı yayınevi…” bir edebi mahvil özelliği gösterir

Bu dönemde,  Başkanlığını Şeref Tan’ın yaptığı;  “F.H. Gazeteciler Cemiyeti…”

Aynı yıllar içerisinde,  “Elazığ Musiki Konservatuarı Derneği…”

Çok etkin roller üstlenecektir…

***                       ***

Elazığ’da ilk defa profesyonel anlamda; “1992-kitap fuarı…” düzenlenecektir

Bu fuara,  “kamu ve sivil…” 29 yayınevi katılacaktır.

Kitap imza günleri, söyleşiler olacaktır

Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları ilk defa,

“1992 tarihinde Av. Fikret Memişoğlu anısına…” yapılacaktır.

O dönemlerde, büyük bir coşku ve katılım vardır…

“2004 yılından itibaren de, Türk Dünyası Hizmet Ödülleri…”

Bu şehri, bir anda; Kafkaslara, Balkanlara,  gönül coğrafyamıza…” taşıyacaktır.

Yüzlerce Şair, Yazar, Araştırmacı… Şehrimize gelecekler!

Her faaliyetle birlikte, “Elazığ İsmi Taçlanacaktır!”

Tabir yerinde ise, “gönüllerin şehri…” olacaktır.

Bütün bu faaliyetler, bu şehri öncelikle; “kendi kimliğiyle…” buluşturacak!

Vatan Coğrafyamın manevi zenginliğini daha yakından tanıyacak!

Bu faaliyetleri, coğrafyamın; “kültür kurultayı…” olarak da yorumlayabiliriz.

***                                       ***

Bütün bu çalşımaların merkezinde yer alan insanlar,

“2005- Mayıs Ayında MANAS GÖNÜL EVİ” çatısı oluşur.

İlk defa, “Doğu Anadolu’da bir Yayınevi…”

On yıl içerisinde basılan eser sayısı,  “60’ın üzerinde…”

Gerçekleştirdiği faaliyetlerin sayısı, “yüzlerle…” ifade ediliyor.

Bu şehre gelen sanat, fikir ve düşünce insanları;

Elazığ için ne dediler;

Prof. Dr. Sadık Kemal Tural,  “Elazığ, Şiirin Başkenti”

Tebrizli Şair Payguzar,  “Harput, Asya’nın gül bahçesi”

Cengiz Aytmatov,  “Türk Dünyasının Manevi Azığı”

Dilaver Cebeci,  “Asaletle cesaretin birleştiği Şehir”

Daha neler söylendi, “İstanbul Beyefendisi…”

Elazığ İçin, “Doğu’daki Batı”

Ve  “Doğu anadolu’nun Bab-ı Ali’si”

Bütün bu güzellikler ve erdemlikler;

Şehrin, yıllarca; “marka faaliyetler…” gerçekleştirmesidir

***                                       ***

DÜŞÜN

Düşün, düşündükçe sırlar çözülür

Sır dehlizinde, asırlar çözülür

Düşünce, gönül dünyamızın dili;

Dile düşen, aşkın narı çözülür

***                       ***

İÇİNİZDEN SÜRÜN

Bedri, haset, öfke, tamu ateşi

Ey yarenler! Hevadan uzak durun…

Makam, mevki hırsı, dünya cilvesi

Kini, nefreti içinizden sürün

***                       ***

SEVGİ NAZARINA

Hicret ederiz, huzur diyarına

Hayret ederiz, kavga pazarına

"Yar Sedası" derinden inlemede;

Muhtaçtır alem, sevgi nazarına..

***                             ***

KÂİNATIN SEBFONİSİ

Rüzgârlar, kâinatın senfonisi

İlahi bir ritimle; “HU” der, eser

İnsan, yaratılanların efendisi

“BESMELE” çeker beşer

***                             ***

SANATIN GÜCÜ

Şimdi anladım, sanatın gücünü!

İman nuruyla,  dökülen suyunu

İlim, hikmetle; yoğrulan harcını;

Marifet kalıbı, verir huyunu…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

Dil o kadar önemli ki?

15Ekm

Dil ve yürek!

14Ekm

Anadolu’yu Gezmek

12Ekm

Zaman Kavramı

11Ekm

Muş Alparslan Üniversitesi…

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.