EĞİTİM YİNE EĞİTİM!


Bu milletin son iki asır içerisinde en büyük zaafı;

“Eğitim…” olmuştur!

İnancımız, “kendin ol!” diyor

Kendisini, “hakir…” gören bir millet olur mu?

Israrla nelere vurgu yapmaktayız?

“Milli Kimlik…”

O kimlik,  “coğrafyayı vatanlaştıran…” bir kimliktir!

Dupduru, saf, temiz, berrak bir üsluba ve yüreğe sahip bir kimlik!

O kimlikte; “Alp ve Eren” “Derviş Gazi”

O kimlikte,  “fetih ve fütüvvet dilini”

O kimlikte,  “İlim ve marifeti…”

O kimlikte,  “Hak, Hukuk ve Adaleti…”

O kimlikte,  “ kalbi ve hasbi olmayı…”

O kimlikte,  “şefkati ve merhameti…”

O kimlikte,  “değerlerin albümünü…” görebilir siniz!

***                      ***

Eğitimde, bir milletin “hayat felsefesi…” okunmalıdır!

Dil, Tarih, Kültür, Kimlik, “değerler…” bir örgü misali;

İlmek, ilmek işlenmelidir…

Nasıl mı?

İnancımız, “vatan sevgisi imandandır…” diyor!

Sevgide, bu milletin; “gönül limanı!” vardır!

İstiklal Marşı okunduğunda,  “göndere çekilen nedir?”

“Sevda dolu yüreklerle…”

Bütün bakışlarımız, nazarlarımız, şehadetimiz…

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın sözleri dikkat çekicidir;

“Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı büyük dönüşümün;

En zayıf halkalarını ne yazık ki eğitim ve kültür oluşturuyor.

Bu konularda hayal ettiğim düzeylere ulaşamamış olmamızdan,

Fevkalade müteessirim. Bu bir özeleştiridir ama gerçektir.”

***                      ***

Eğitim, “sosyal mühendisliğin…” ana merkezidir!

Eğitim,  “milli kıvılcımların yakıldığı…”  irfan ocaklarıdır!

Eğitim, “vatansever ve milliyetperver insanları yetiştiren…” kurumlardır.

Anneler ve Babalar evlatlarını okula teslim ettiği zaman ne derlerdi?

“kemiği benim, eti senin…”

Eskilerin ifadesiyle “muallim!” 

Kökü,  “ilim sahibi olan…” kâmil insanlar

O insanlar,  “iman ve aksiyon sahibi…” insanlar olarak da tanmlanırdı.

İlim ve İrfan Sahibi büyü Sahabe Hz. Ali ne diyorlar?

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum!”

Öğretmeni de, Öğrencisi de, Anne ve Babalarda;

Bu şuura, bu anlayışa; “sahip olmalılar!”

Bizleri yıkan da, perişan eden de, “şuursuzluktur!”

Kendimize gelelim, “kendimiz…” olalım!

Hud Süresi, 112. Ayette ne buyruluyor;

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

“Olmak!” fiili, o kadar; “anlam…” yüklü ki;

Kendinizi, “mana okyanusunda…” yüzen gemide hissediyor sunuz!

O his bizleri; “bilgiye, irfana, marifete…” götürür.

***                                     ***

TARİHİ YAĞMALADILAR!

Bu coğrafya da en ağrıma giden nedir?

“2003 yılı Nisan ayında Bağdat’ın ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından işgalidir!”

ABD Başkanı George W. Bush’un kullandığı çarpık bir ifade vardı;

“Haçlı Seferi!”

O çarpık ifadeyle,  “Irak’ın İşgalini…” ve sonrasını yorumlarım

Tarih yapraklarını şöyle bier çeviriniz…

13 Şubat 1258 Tarihinde,

“Hülagü Bağdat’ı işgal eder. 200 bin Bağdatlı öldürülecektir!”

Tarih bizlere, “öfke dersi…” değil; “idrak ve i’zan dersi…” veriyor

Anlayana…

***                      ***

BATININ CEHALET KOKAN YÜZÜ!

Batının koyu taassup kokan yüzünü pek görmeyiz, nedense?

Ondaki, “skolâstik düşünce…”  nelere savaş açmamıştır ki?

Kimleri yargılamamıştır ki?

Tarihin yapraklarını çevirmeye devam ediyoruz

13 Şubat 1633 Tarihi,

“Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde yargılanmak üzere Roma’ya gider!”

Galileo Kimdir?

Galileo ( 1564-1642) İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçidir”

Asrında, “modern fiziğin babası!” olarak da tanımlanır.

Galilenin, “1633’te kitapları yasaklanır. Müebbet hapse mahkûm edilir.

70 yaşında gözleri kör olur ve 1642’de hapiste ölür!”

Batı, “fikren ve ruhen…” değişmemiştir!

Türk ve İslam Âlemine, “cehalet kokan taassubu…” devam etmektedir.

***                                     ***

KIBRIS TÜRK FEDERE DEVLETİNİN İLANI

13 Şubat 1975 Tarihi,

“Kıbrıs Türk Federe Devletinin ilan edilmesi”

Kıbrıs,  2017 yılında; “yedi bağımsız devletimiz arasında…” yerini alır.

O bağımsız devletlerimiz;  “Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan,

Türkmenistan, Özbekistan, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti…”

Biz, “bir millet, yedi devletiz…”

Devleti, “Ebed-i Müddet…” olarak düşünmeliyiz.

Ve tıpkı; “Avrupa Birliği’nin Oluşumu…” misali;

“Türk birliğini...” de oluşturmalıyız.

O birlik ruhu ve şuuruyla da,  “KKTC’e…” bakmalıyız

***                                     ***

BAHTİYAR VAHAPZADE’Yİ ANIYORUZ

13 Şubat 2009 Tarihinde Azerbaycan’ın usta kalemi,

Ve döneminin en büyük şairi Bahtiyar Vahapzade;

Hakka yürüyecekti…

Onun şiirlerini bu coğrafya insanı içine sindirerek okumalıdır.

Ses Bayrağımız Güzel Türkçe’mizi o kadar veciz bir şekilde anlatırlar ki,

"Bu dil - bizim ruhumuz, eşgimiz, canımızdır,

Bu dil - birbirimizle ehdi-peymanımızdır.

Bu dil - tanıtmış bize bu dünyada her şeyi

Bu dil - ecdadımızın bize goyup getdiyi

En gıymetli mirasdır, onu gözlerimiz tek

Goruyub, nesillere biz de hediyye verek."

***                                     ***

“TÜRKÇE’NİN KORUNMASI…”

13 Şubat 2007 tarihinde,

TBMM Genel Kurulunda, Türkçenin bozulma

Ve yabancılaşmasına ilişkin meclis araştırması açılması kabul edildi.”

Bahtiyar Vahapzade’nin bir sözzü var;

“yüreği şark yüreği

Aklı Garp aklıdır Türk’ün

Bu tezattan sinesi dağlıdır, Türk’ün”

Güzel Türkçe’miz için ne gibi çalışmalar yapmaktayız?

Bütün vicdanlara sesleniyorum

***                      ***

13 ŞUBAT, DÜNYA RADYO GÜNÜ!

Radyonun icadının üzerinden, “bir asır geçti!”

UNESCO, 2016 yılında gerçekleştirdiği 36. Genel Konferansı’nda;

“13 Şubat’ı Dünya Radyo Günü” olarak ilan etmiş bulunuyor.

Radyo,  “gönülleri buluşturan…” ses, söz ve muhabbet köprümüz!

O köprü, “insanlığın yürüyüşü…” olarak da ifade edilir.

O köprü, insanları, ortak kanaatleri, hür düşünceyi birleştirir…

Radyo kelimesinin kökünde; “ışık” ve “ses” vardır.

Ses ve ışığı nasıl formüle edelim?

“aydınlığın sesi…”

***                      ***

ŞİİRLERİM

FERYADINDAYIM

"AH"la biten sözün feryadındayım

Feryadım; günahım, bitmeyen çilem

Çilem büyür, dertlerin içindeyim

Dert dolabı içinde döner adem.. (bk)

***                                    ***

HAK VE HUKUK YAŞASIN

Ne zulmedin, ne de zulme uğrayın

"İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın"

Asrın şefkat otağına uğrayın

Uğrayın ki, hak ve hukuk yaşasın… (bk)

***                                    ***

GÖNÜL, MEVLA'M DER 

Gözümüzde yaş, gönülden beslenir

Akıl, hisleriyle gönle yaslanır

Gönülden pay almayan akıl, yavan!

Göz, sevda yağmurlarıyla ıslanır

 

Düşlerim, ırmak misali akarsın

Ufku'm taşır, enginlere bakarsın

İç dünyamın sırrı, o sırra yarsın

Gönül âlemi, Mevla'm der, seslenir (bk)

***                      ***

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.