ELAZIĞ VE ŞİİR DÜNYAMIZ


  ELAZIĞ VE ŞİİR DÜNYAMIZ

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Elazığ’ın zengin edebi ikliminde gezinti yapma…

İnsana büyük bir zevk ve huzur veriyor

Elazığ’la birlikte; “ses ve söz…” hafızalara geliyor

Şöyle bir düşünüyorum da;

“Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının…”

Elazığ’da yapılması, bir raslantı eseri değil!

Elazığ’ın; şiir ve sanat dünyasını şöyle bir dolaştığınızda;

Neler yok ki?

Müthiş bri güzellik…

Bir edebi zenginlik…

Bunların en büyük kazanımı ise,

Elazığ’da,  “her bakımdan mükemmel insan profili…”

Harputlu için ne diyorlar; “İstanbul Beyefendisi!”

Her bakımdan; nezih, kibar, ince ve sakin ruhlu, mütevazı…

Bütün erdem sıfatları bir araya getirdiğinizde;

Karşınızda,  “söz ve sohbet ehli…”  Elazığ insanı çıkacaktır.

Elazığ’da, “Divan Kültünün…” varlığı bile çok önemlidir!

Bu bir, “elit…” veya “musikiyi besleyen…” kültürdür!

Divan Şairlerimizden birkaç ismi sizlerle paylaşmak istiyorum;

Yunus Remzi Efendi (1864-1917)

Sungurzade Hacı Abdulkerim Efendi (1854-1923)

Saçlı Hoca (1869-1954), Rıfat Dede (1807-1869)

Nüzhet Dede,  Müftü Faik Efendi (1867-1928)

Mehmet Kemalettin Efendi (1866-1937),  Lütfullah Efendi

İbrahim Lebib Efendi (1839-1902)

Hacı Raşit Efendi (1854-1908)

Hacı Hamid Hamdi Efendi (1830-1902 Fevzi Efendi (1871-1924),

Efendizade Veysi (1875-1923),  Çırpanizade Ali Haydar Bey (1884-1917)

Çeribaşızade Mustafa Asım Efendi, Abdullah Lutfi

Çeribaşızade Ali Bey (1841-1876),  Bedri Dede (1902-1998)

Abdullah Cevdet (1869-1932), Hacı Arif Bey

Ömer Naimi Efendi, Hoca İshak Efendi,

VE…

Hacı Hayri Bey,  Şirin-zade Muallim Sadi,

Mustafa Sabri Efendi (1870-1936)

Kanbalak-zade Abdulhalim Hazmi Efendi (1856-1928)

Bizleri affetsinler, daha çok güzel ve zengin isimlerimiz var!

***                            ***

“1850’lerden, 1930’lara…” o tarihi serüvende; “güçlü bir gelenek…”

İşte, o gelenek sürekli kendisini yenileyerek günümüzde doğru geliyor

1950’lerden sonra,  “Av. Fikret Memişoğlu…”

“YOL…” mahlasıyla o kadar esere imza atıyorlar ki!

Maşallah diyelim…

Aynı dönemler içerisinde; “şiir, sanat ve edebiyat dünyamız…”

Gayet canlı ve verimli bir iklim sözkonusudur.

“Destanların Efendisi…” Niyazi Yoldırım Gençosmanoğlu…

Cenani Dökmeci, Haydar Duman, Nimri Dede,

Şeref Tan, Süleyman Bektaş…

Ve günümüze doğru geldiğimizde; “çok nezih isimler…”

Prof. Dr. Sadık Kemal Tural, “Elazığ Şiirin Başkenti…”

Demek ki, bu şehir, bu ifadeyi hak etmiş!

Bir başka şarimiz; “Harput, Asya’nın gül bahçesi…” diyorlar!

Bu ifadeleri çoğaltabiliriz…

Şunu söylemek istiyorm; “Şiiri ve Sanatı, ilim muhiti besler!”

Kur’an ne buyuruyor; Hiç düşünmüyor musunuz?” (Saffat, 155)

En fazla düşünen toplumun hangi zümresidir?

“Şairlerimiz ve Sanatkârlarımız…”

Onlar, “tefekkür dünyamızın da…” mimarları!

Onlar,  “söz ustaları…”

Onlar, bu toplumun; “sosyal mühendisleri…”

Gelmiş geçmiş en popüler sanatçı ustalaromız;

“Şiire, sanata ve edebiyata…” önem vermişlerdir.

Şiire, “nutk- u ilahi…” diyorlar!

Şiir sanatında; “ilham sanatı…” sözkonusudur!

Bizim, şiir geleneğimiz; “binler yıl öncesine…” kadar uzanıyor!

Sadece bir, “Yemen Türküsü…”

Bu milletin, “ortak romanıdır!”

***                            ***

Bu şehirde, “edebi ortamları…” zenginleştirelim!

“Ses ve Söz Sanatını da…” sevdirelim!

Sevgi, ufkumuzu açmada vesile olacaktır!

Edebi hareketlerin, “şehir ve edebiyat âleminde…” etkileri önemlidir.

Bizler, yıllarımızı; “o etkilere…” hasrettik

Etmeye de, inşallah devam edeceğiz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.