ELAZIĞ’DA KÜLTÜR VE SANATI KONUŞURKEN!


 ELAZIĞ’DA KÜLTÜR VE SANATI KONUŞURKEN!

                       Bedrettin KELEŞTİMUR

Elazığ’la birlikte ilk akla gelen;

“Kültür, Sanat ve Edebiyat…” olacaktır.

Bu şehrin bağrından çıkan, “bilge kişiler…” akla gelecektir.

İlimde ve marifette iz bırakan nice, “kâmil insanlar…” yetişti!

O sebepledir ki, bu şehir insanında; “ufuk derinliği…” görürsünüz!

Bunu bizler, Fırat’ın coşkulu akışına benzetebiliriz!

Coğrafya üzerinde, ‘etkileyici bir role…’ sahiptir.

Şuna dikkat çekmek isterim,

Harput Fatihi Belek Gazi’deki, ‘fütüvvet…’ anlayışı,

Asrımız insanında, “muhabbet okuluna…” dönüşmüştür.

Bu şehrin, çok diri ve de canlı bir hafızası olduğunu görüyoruz.

İçindeki, ‘kor ateşi…’ küller korur!

Zaman zaman o küller karıştırılır;

İşte o külleri karıştırdığınızda; gönüllerde, ‘fırtınalar esmeye…’ başlar!

Her fırtına sizlere, bir büyük uyanıştan/ veya dirilişten haberdar eder.

Mamurat’ül Aziz Gazetesi, Hacı Hayri Bey’in Yönetimi Döneminde;

Ahmet Mithat Efendi’nin çıkardığı, “Tercüman-ı Hakikatle” aynı ayardadır.

Fikri ve Edebi bir muhitin oluşmasına imkân hazırlar…

Bu şehirde ikinci edebi hareket; “Yeni Fırat Dergisi” etrafında olur.(1962-1967)

Av. Fikret Memişoğlu tarafından çıkarılan bu dergide;

“Fikret Memişoğlu, Cenani Dökmeci, Fahrettin Kırzıoğlu, Nurettin Ardıçoğlu,

Ahmet Kabaklı, Orhan Buldaç, Mustafa Temizer, N.Y. Gençosmanoğlu,

Şükrü Kacar, Hikmet Binark, Bekir Sıtkı Erdoğan,

 Ve Keban Barajı ile ilgili Süleyman Demirel’in yazıları yer alır”

Bu dönem, mütevazı kimliği ile bildiğimiz, bu şehre;

Bu şehrin insanına önemli eserler kazandıran  “aydın simalar…” görmekteyiz!

1985 yılı ve sonrasında; “Elazığ Kültür Bakanlığı Yayınevi…”

Döneminin, “edebi mahfilinin oluşmasında…” ilk tuğlanın konulduğu mekan olacaktır.

Daha sonra, Şeref Tan’ın Başkanlığını yaptığı, “Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti”

Şener Bulut ve arkadaşlarının yönetiminde, “Elazığ Musiki Konservatuarı…”

Ve 2006 yılının Mayıs ayında, “Manas Yayıncılık…” sivil bir hareketin merkezi olacaktır.

Manas için yazdığımız bir şiirimizde;

Adım Manas’tır, Yakup Han oğluyum

Kin tutmaz dilim, birliğe çağrıyım

İlime, töreme aşkla bağlıyım

Bize nefes verenlerin bağrıyım

 

Söz, yürekten çıkarsa ışık olur

Vicdanların sesine neşet olur

Asırlar, o sedaya âşık olur

Aşa, zehir katanların kahrıyım!

 

Düşmanlarım,  ikiyüzlü tuzaktır

Töre bilmeyenler, bize uzaktır

Turan ilinde, “ayrışma” azaptır

Sevdaların yürüyen, söz nehriyim

 

Şafak vakti kızıllığı, konca gül

Doğan güneşe açılır karanfil

Manasçının sesinde pırıl pırıl

Akseden adil yüzlerin şehriyim

 

 

Issık Gölün’nde mavi bir tebessüm

Akınlarda, nal sesinde nefesim

Sözü doğru söylemektir, hevesim

Adım Manas, destanların mihriyim” diyoruz.

***                 ***

Manas, bu milletin en uzun soluklu destanı…

Uzun soluklu olmasının yanısıra;

Kendi insanına, “güven ve moral verici…” oluşudur.

Tarihinin en sıkıntılı dönemlerinde;

Bu milletin, “yüreğine su serpen…”

“Milli nazarlarla…”  geleceğe bakışları güçlendiren,

“Alperen tavrıyla…” nezaketi ve asaleti buluşturan,

Elazığ’dan, gönül coğrafyamıza; “gaye ve ufuk pencerelerini…” açabilen;

“Kardeş Şehir…” projeleriyle, sivil dünyamıza ‘önderlik…’ yapan,

Bu şehri, “kaleme alınan eserlerle bezeyen…” bir bilge ocak!

Elazığ’da, kültür ve sanatı konuşurken;

Son 150 yılın, “ilim, irfan ve marifet neslini…” iyi okumalıyız!

Şehrin, “tarihi köklerine…” nüfuz edebilmeliyiz.

Ve bu şehrin, “kimliğiyle…” birlikte yürüyüşümüze devam etmeliyiz.

***                            ***

BURSA’DAN BİR YÜREKLİ ŞAİR; HÜSAMETTİN SOYLU’DAN BİR ŞİİR;

GEÇMİŞİN İZİNDE

Gel bu kutsal davada / mazlumların dili ol

Aşk çağlayan kalplerde  /  duyguların seli ol

Yaralanmış islamın / bülbülü ol gülü ol

Atan Fatih Ertuğrul / ışığıydı o nurun

Şimdi kutsalın yerde / incinmez mi onurun

 

Yar aşkıyla yeniden / gel bir dünya kuralım

Bize zulmeden zulmü / ta kalbinden vuralım

Gel zincire vurulmuş / imanı kurtaralım

Hak için hakkın için / yar geçelim bu serden

Ancak sen kaldırırsın / hakkı düştüğü yerden

 

Binatlı akınlarla / eğilsin yüce dağlar

Aşkınla aydınlansın / gelecek altın çağlar

Şehit kanı yurdumda / gül açsın zümrüt bağlar

Tarihi tapuda biz/ vatansız köksüz değil

Kim demiş ki sahipsiz / bu vatan öksüz değil

 

İman küfrü boğarken / o gün Seddülbahir'de

Aşk ezelden ebede / dökülür bu nehirde

Ecdadımın kanı var / gezdiğim her şehirde

Ceddin aşkla yaşattı / islamın ülküsünü

Söylemek bize düştü / turanın türküsünü

 

Sen çilenin evladı / zalimin sorunusun

İlahi nur izinde / Selçuk'un torunusun

Şair soylu kalemde / bugünün yarınısın

Mademki bu dünyada / sen şerefli beşersin

Sev sevil erdeminle / aşk yeniden yeşersin

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.