ELAZIĞ’IN MARKASI


 ELAZIĞ’IN MARKASI

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

Şehirler, “markalarıyla…” ön plana çıkarlar.

Ülke içerisinde ve ülke dışında,  “markalarıyla…” bilinirler.

“Markalarıyla…” dünya pazarlarında, “albenisi…” olur!

Elazığ İlimiz, Türkiye’de ve Gönül Coğrafyamızda;

“Kültür ve Sanat Şehri…” tanımlanır.

Son 25 yıl içerisinde yapılan Uluslar arası prstijli,

“Kültür, Sanat ve Edebiyat…” faaliyetleri,

Ve prestijli projeler, Elazığ’a ivme kazandırmıştır.

***                            ***

Özellikle de, “ekonomi alanında…”

Yaygın medyada; “yazılı basınımızda…”

Çok geniş bir şekilde yer aldı…

Şu sıkıntılı günlerde, “biraz olsun…” ferahladık!

Evet! Sevgili okurlarımız;

Elazığ’ın Markası, “Vişne Mermeri…”

Elazığ Alacakaya’dan, “5 kıta’da 60 ülkeye…”

Köprüler kurmuşsunuz!

En seçkin mekânların, “tercihi…” olmuşsunuz!

O mekânların ilki, elbette ki, “Mescidi Haram; Kâbe’dir!”

Hz. Kur’an buyuruyor, “insanlık tarihinin ilk Mescidi…”

Hz. Âdem’den itibaren başlayan, “Tevhit Mücadelesi…”

O ruhi derinliğin olduğu mekânlarda;

Elazığ’ın, “Vişne Mermerinin...” Kullanımı!

Sakarya Şiirinden iki mısra;

“Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı; Allah bir!”

Kâinatın,  “o muhteşem diline…” hayranım!

O hayranlığım bizleri Hz. Süleyman’ın tarihi “köşküne…” götürdü;

Ayet, “Ona “Köşke gir!” denildi. Bunun üzerine (melike) onu görünce,

Onu (o köşkün altından su akıtılan ve üstü billurla kaplanan zeminini)

Derin bir su zannetti ve (eteğini) inciklerinden açtı (yukarı çekti).

(Süleyman ona;) “Doğrusu bu, billurdan (yapılmış) şeffaf bir köşktür!” dedi.

(Melike;) “Rabbim! Gerçekten ben nefsime zulmetmişim! Artık Süleymanla beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum!” dedi” (Neml, 44)

İnsan ve Mekân! Birbirleriyle içiçedir.

Tarihi ve insanı, “o mekânlarda…” okuyabilirsiniz!

***                            ***

Elazığ Alacakaya’dan çıkarılan, “Elazığ Vişnesi…”

Bu şehrin, 5 Kıtadan 60 Ülkeye kadar uzanan,  “Markası!”

En seçkin Mekânlarda “kullanımı…” bu şehrin ufku!

Bu şehrin, “ufuk derinliğini de…” düşündürmektedir.

Beyaz Saray’da,  Dubai ve Palmiye Adalarındaki, lüks otellerde…

Dünyanın en seçkin ‘mağazalarında’  mekânları süslemesinde;

Elazığ’ın Vişne Mermeriyle, “Elazığ’ı görmek…”

Elazığ’ı duymak ve yaşamak… İnsanı ne kadar mutlu ediyor!

***                            ***

Kültür ve Sanat kadar,  “iktisadi hayatta…” Markalar;

İsmiyle, rengiyle, çizgisiyle, deseniyle; “taşıyıcı…” bir prestije sahiptir.

Bu rolü iyi kullanmalıyız…

Bu yolda, “yeni patentler…” üretmeliyiz!

Bu konularda,  “araştırma merkezi-enstitüler!” kurmalıyız!

Bilimsel verilerle, “35 yılın emeğine…” sinerji katmalıyız!

Kullanımını daha da, “çeşitlendirmeli ve de zenginleştirmeliyiz!”

Düşünelim,  “ayda ortalama…” 65 ton vişne mermeri dünyaya satılıyor!

***                            ***

Elazığ’da, “doğal ürünlerde de…” önemli bir gelişmenin farkındalığını yaşıyoruz.

Söz, “Elazığ Vişnesinden…” açılmışken;

Elazığ’da,  “meyve üretiminde…” Vişne’nin önemli bir yeri ve konumu var.

Elazığ’ın, Türkiye piyaslarına kadar açılan iki önemli ürünü;

“Vişne Helvası” ve  “vişne dondurması”

Her ikisinin de, “patenti” alınmalı;

Ve Elazığ ürünü olduğu, “tescillenmelidir!”

Özellikle de, her iki ürünümüzde; “dünya pazarlarıyla…” buluşmalıdır.

Öyle ki, Türkiye; “Vişne Üretimi ve İhracatında…”

Dünyada, Rusya ve Ukrayna’dan sonra 3. sırada yer almaktadır.

“Vişne Üretimini…” bir, “endüstriyel ürün” olarak da değerlendirmeliyiz.

***                            ***

Daha önceki yazılarımızda da sizlerle paylaşmıştık;

Elazığ’ı, gıda ürünleri içerisinde; “markası…”

“zengin şırası…” ile bilinen, “Öküzgözü ve Boğazkere Üzümü” olabilir.

Elazığ’da,  “meyve üretiminin…” yüzde 60’larını, “üzüm…” oluşturuyor.

Elazığ, bütün Türkiye’de, “orciğiyle…” bilinir.

Ve bunun dışında,  “değişik doğal ürünler!” elde edebiliyorsunuz!

Endüstri alanında,  ‘zayıf…” bir konumdayız!

Üretici, “katma değerini…” alamıyor!

Özetle şunu ifade edebilirim; “elinizde bütün malzemeler…” mevcut!

Onu işlenebilir hale getirebilecek, “irade ve koorsine eksikliği…” var.

***                 ***

TARİHTE 4 EYLÜL

1888 - George Eastman, Kodak adını ticarileştirdi

ve makaralı film kullanan kamerasının patentini aldı.

1919 - Gazi Mustafa Kemal, Sivas Kongresi'ni açtı.

1932 - Dünya Barış Konferansı Viyana'da toplandı.

1935 - İstanbul telefon şirketi hükümet adına işletilmeye başlandı.

1956 - Depolama aygıtı olarak manyetik disk kullanan ilk ticari bilgisayar olan "IBM RAMAC 305" tanıtıldı.

1989 - Türkiye'nin ilk spor gazetesi Foto spor yayın hayatına başladı.

DOĞUMLAR;

4 Eylül 973-Biruni (gökbilimci) (Ö.1048)

4 Eylül 1901 - Ahmet Kutsi Tecer, Türk şair ve oyun yazarı (ö. 1967)

4 Eylül 1953 - Fatih Terim, Türk spor adamı

ÖLÜMLER;

4 Eylül 1063 Tuğrul Bey, Büyük Selçuklu Devletinin Kurucusu (d.990)

***                 ***

TARİHTE 5 EYLÜL

1669 - Girit, Osmanlı İmparatorluğu'nca ilhak edildi.

1795 - ABD ile Osmanlı İmparatorluğu arasında ABD'yi yıllık vergiye bağlayan ABD - Osmanlı Sözleşmesi imzalandı.

1938 - Atatürk, vasiyetnamesini yazdırdı. Vasiyet, Ankara 3. Sulh Hukuk Hâkimi

Osman Selçuk Selçuk tarafından 28 Kasım 1938'de açıldı.

1945 - Çok partili düzene geçişin ilk partisi olan Milli Kalkınma Partisi kuruldu.

1950 - Başvuru fazlalılığı yüzünden, üniversite giriş sınavı uygulaması başlatıldı.

1973 - Devlet Film Arşivi'nde yangın çıktı; Atatürk'ün tek kopyalı filmleri yandı.

DOĞUMLAR;

5 Eylül 699- Ebu Hanife,  Hanefi mezhebinin kurucusu (ö.767)

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

18Eyl

Şiirlerimden Bir Demet

17Eyl

Tarih Kavramı

16Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.