FERYADIMIZI DUYMALISINIZ!


 FERYADIMIZI DUYMALISINIZ!

                                  Bedrettin KELEŞTİMUR

Kaç defa bu sütunlarda yazdık ve çizdik,

“Altmışlar Sitesini…”

Kalemi elimize aldığımız şu saatlerde,

Onun hala belirsizliği!

“Sabır Taşı…”

Çatlar efendim…

“Sessiz çığlık…”

Önündeki bentleri yıkar mı?

Yıkar efendim…

***                 ***

Altmışlar Sitesi,

Şehrin en merkezi yerinde…

Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde,

1977’lerde, inşa edilen şehrin ilk kooperatifleri arasında…

3 yıl önce,  “Kentsel Dönüşüm İçerisine” alındı.

Bütün kanuni prosedürler bitirildi

Mesken sahiplerine,

“Çevre Bakanlığı tarafından kira ödemesi” başlandı!

Ne zamana kadar,

“18 ay süresince…”

O sürede doldu!

Şimdilerde, mesken sahipleri;

“Mağdurları” oynuyor!

***                 ***

Elazığ Belediye Başkanlığı öncelikle,

Emsal bir yer gösterdiler;

“İller Bankasının hemen bitişiğinde”

İki taraf oturdu, konuştular;

“Tamam!” denildi…

Sonrasında,

Tekrar,  “60’lar Sitesinin yer aldığı alana dönüldü”

Ora veya Orası,

Her iki yerde “kabulümüz” diyoruz!

Önemli olan, “mağduriyetlerin” bir an önce önlenmesi!

60’lar Sitesi Sakinleri genellikle de,

“Emeklilerden” dar gelirli insanlardan oluşuyor.

Her geçen gün, sıkıntıları katmerleşiyor;

Kaldıramayacakları bir yükün altına giriyorlar!

***                 ***

Bu yazımızı,  60 ev sakininin adına,

“kamuya bir dilekçe”  olarak da algılayınız!

Buradan,  “vicdanlara da” seslenmek istiyoruz!

Burada,  “bir feryadı da” dile getirmek istiyoruz!

Dün,  kendi evinde oturan 60’lar sitesi sakini,

Bu ay ve sonrasında, “kiramı nasıl vereceğim!” diyor?

Burada, “bir hak doğuyor”

Çevre Bakanlığı ne diyor;

“Ben insanımı mağdur etmemek için 18 ay kira veriyorum”

Bu sürenin anlamı gayet açıktır…

İşin bitirilmesidir!

İşin bitirilmesini bir kenara bırakalım,

Bugün,  09 Kasım 2015 tarihi…

Ne ortada, ‘sözleşme’

Ve nede, ‘temel atma’

Bizim feryadımız da, “belirsizlik” değil mi?

Bu sese, ‘feryadımıza kulak veriniz’ diyoruz.

***                 ***

 

TARİH YAZMAK                 

Tarih yazmak kolay mı dersiniz

Bir edep yolculuğuna çıkarsınız

Zaman tüneli dersiniz adına;

Varırsınız hikâyenin tadına…

Nice yiğitler konmuş, göç eylemiş

Süleyman tahtını alıp götürmüş…

Tarih yazmak, binler yolu kat etmek

Nice deryalardan masallar devşirmek

Efsaneler dünyasında şiirleşmek!

Asırlara kalem, kaleme sadakat…

Biliriz ki,  “yaşanmışlar emanet”

Zamanı doğru resmetmek ibadet!

Bırak hayali, hakikat dururken

Hatıralarda, ezeli solurken…

İnsan, ‘tarihte’ kendini bulurken

Doğrul, hakikate yönel, kendin ol!

Tarih yazmak,  milletine dost olmak

Dostuyla kadim bir sır yolu bulmak

Tıpkı, güneşin ayın menzilinde;

Dolandığı gibi dolanırsınız,

Günler, aylar birbirini kovalar…

Doldurur kovasını birer birer

İyilikler meyvelerini verir!

İnsan, “tarihin en soylu ağacı”

O ağaçta gizlenir, “’zamanın kaydı’

Işığı besler, ‘ağacın kökleri’

Kökler emzirir, ‘asrın Alplerini’

Milletler, kahramanlarıyla yaşar…

Setleri, kahramanlarıyla aşar!

Beş bin yıllık tarihim, soylu sesim

Haktan bize emanettir nefesim

Tarihin içinde yaşamak dersim

Gizeminde, gaye-ufuk ve fikir

Tarihi tefekkür, en büyük zikir

Her kıssa, “Kur’an’dan alır ilhamı”

Kur’an,  “yeryüzünde gezin dolaşın”

Dersler alınız,  yaşamınıza der!

Yalan, yanlış yollar,  ufku karartır!

Tarih okumayan,  dünü arartır…

Tarih yazmak, “yapmak kadar zor” derler.

Zoru başarmak,  “kutlu bir yol” derler

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.