G-20 ZİRVESİ’


 G-20 ZİRVESİ…

                              Bedrettin KELEŞTİMUR

G-20 Zirvesi toplantılarının ilki ABD’de,

2008 yılının Kasım ayında yapıldı…

Onuncu G-20 Zirvesine ev sahipliğini Türkiye yapıyor.

Antalya, dünyanın önemli, “turizm merkezi”

Doğa, deniz ve güneş gözleri kamaştırıyor

Her yıl Antalya’ya, “8- 10 milyon turist” geliyor

Antalya, şimdi de “dünya liderlerini” ağırlıyor.

***                        ***

G-20 zirvesine, “Suriye ve Terör” damgasını vurdu.

Suriye’de son üç yıldır, “iç savaş” ve “otorite boşluğu” var.

Bu boşluğu ne dolduruyor,  “Beynelmilel terör örgütleri…”

Bunun en büyük sıkıntılarını da, “Türkiye” çekiyor!

Türkiye’de,  “3 milyonun üzerinde Suriyeli mülteci…”

Ülkeye olan mali faturası her yıl kabarıyor!

***                        ***

G-7’DEN G-20’YE…

1976 yılında,  G-7 olarak anılmıştır.

1994 tarihinde, Rusya’nın da katılımıyla, G-8 olarak tanımlanır.

G-8 Ülkeleri; “ABD, Rusya, Birleşik Krallık, İtalya, Almanya,

Fransa, Japonya ve Kanada…”

1999 tarihinde, “G-20” resmen ilan edilmiştir.

Kasım 2008 tarihinden itibaren de,

G-20 Zirveleri Devlet Başkanları düzeyinde yapılmaya başlanmıştır.

***                        ***

SİYASETTEN EKONOMİYE KÜRESEL GÜÇ!

G-20 ülkeleri, dünya gıda üretiminin,

2014 yılında, “Yüzde 69’larını…”  gerçekleştiriyor.

G-20 bizlere, “küresel güç” kavramını getirir.

Bu gücün, yerküresinde; “adil” ve “paylaşımcı” olması!

Dünya üzerindeki dengeleri çok sağlıklı bir şekilde kullanması!

İnancımız insanı, “yeryüzünün halifesi” olarak tanımlar.

Dünyada,  “194 ülke” bulunuyor!

Biz bunu da, “milletler ailesi” olarak tanımlıyoruz.

Parolamız ,“İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal”

Bu milletin, “milli mücadelesi” insanlık mücadelesiydi!

Asrımızda,  “kapitalist” veya “sömürgeci” zihniyet yıkılmaya mahkûmdur!

Artık günümüz dünyasında,  “paylaşma” kültürü ön planda yerini almalıdır.

Ayet, “O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de bir tavan yaptı.”(Bakara, 22)

Ayet, “O geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi” (Nahl, 12)

Ayet, “O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır” (Fatır, 39)

Cenab-ı Allah’ın insanoğluna bahşettiği mükemmel bir nizam!

O nizamı/ düzeni koruma gibi sorumluluklarımız var.

Şu havayı, “birlikte solukluyoruz!”

Huzuru, güveni birlikte niçin oluşturmayalım…

Suriye, insanlığın en büyük ayıbı!

Terör,  “bela, musibet, felaket…”

Türkiye,  sürekli yalnız bırakıldı…

Bu coğrafya da,  “komplo teoriler” üretildi!

İnsanlığın barışı için, “daha güçlü coğrafya”

Böyle bir kuralla olaylara niye yaklaşılmaz?

Daha “yaşanabilir” bir dünyayı niye arzu etmeyelim!

Samimi olalım…

Daha fazla kirliliğe de müsaade etmeyelim.

En son gelen haberler nelerdi?

“Viyana Toplantısında Suriye Konusunda Anlaşma Sağlandı!”

Niyetler ve ameller samimi olsa,

“Suriye’de Savaş” bir hafta içerisinde bitirilir…

***                                        ***

İLK TÜRK SİNEMASI!

Her şeyin bir ilki, bir başlangıcı vardır.

Dün için ne deriz?

Dün,  “yaşanmıştır” acılarıyla, sevinçleriyle tarihimizdir.

Türk Sinemasının da elbette bir başlangıç tarihi var.

İşte bizim ilk filmimiz, “150 metrelik belgesel filmdir”

“Ayestefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı”

Çekimler, “14 Kasım 1914’te Fuat Uzkınay” tarafından çekilmiştir.

Osmanlılarla Ruslar arasında yapılan,  “93 Harbi…”

Rusların, Balkanlarda geldiği en uç nokta;

“Ayestefanos’a galibiyetlerini simgesi olarak dikilen bir anıt”

Filmin konusu,  “bu utancın yıkılışıdır”

İlk filmimiz, “eğitici ve öğreticidir”

Onu devam ettiremedik…

En büyük eksiğimiz, “milli sinema”  ve “güzel sanatları”

Tarihi ve kültürel zenginliğimiz içerisinde değerlendiremedik!

***                                        ***

TRT’DE YAYINLANAN İLK TÜRK FİLMİ!

TRT, 1964 tarihinde çıkarılan 359 sayılı TRT kanunu ile kurulur.

İlk yayınlar ise “30 Ocak 1968 tarihinde” gerçekleşir.

TRT’de yayınlanan ilk Türk filmi, “Kötü Tohum”

Söz konusu filmin yapımı,  “1963 tarihidir”

Filmin konusu, “Aile, Dram, Gerilim, Korku, Polisiye,

Suç ve Polisiye…”

Filmin yönetmeni, Nevzat Pesen

Oyuncular, “Suna Pekuysal, Öztürk Serengil, Alev Oraloğlu,

Bedia Muvahhit, Lale Oraloğlu”

Filmi yorumlayanlar;

 “Türk Sinemasının en iyi psikolojik, gerilim filmlerinden birisi…”

Bu film, TRT’de, “17 Aralık 1968 tarihinde yayınlanmıştır”

Tiyatro, Sinema, güzel sanatlar…

İnsanımız üzerinde etkilidir…

Sanatı, ‘sağlıklı’ ve  ‘amaçları doğrultusunda’ kullanmalıyız.

***                                        ***

BORÇ ÖDEMEDE 65. SIRADA!

Elazığ İlimizde kullanılan Nakdi Kredi toplamı, “4 milyar 832 milyon 115 bin lira”

Takipteki Alacaklar, “175 milyon 110 bin lira”

Toplam Nakdi Kredilerin, “yüzde 3,62’ni oluşturuyor”

İnsanımızın, ‘borçları’ kabarıyor!

Ticarette önemli olan, ‘ödenebilir’ olmasıdır.

***                                        ***

“İKİ FİYATLI EKMEK SATIŞI!

Olur mu?

Bizim tarihimizde, “neler olmamış ki?”

15 Kasım 1942 tarihi…

“İki fiyatlı ekmek satışına başlandı.

Memurlar; 14 kuruş

Halk; 27 kuruş”

1939-1944 yılları, 2. Dünya Savaşa yıllarıdır.

Türkiye’nin sıkıntıları büyüktür.

Bu döneme,  “ülkenin yokluklar dönemi” diyebiliriz!

Bu millet, her türlü sıkıntılara katlanmıştır.

Bir şey var ki, “iki farklı fiyatlar”

Adaleti kendi elimizle, hiçe saymışız!

Bu dönem,  “sosyal devlet anlayışının bilinmediği” bir dönem!

“Ayıplı dönemlerimiz arasında…” yerini alır.

***                        ***

15 KASIM TARİHİ…

Bu tarihin iki önemli güzelliği var;

“15 Kasım 1983 tarihi,  K.K.Türk Cumhuriyeti ilan edildi”

“15 Kasım 2014 tarihi, Filistin Devleti bağımsızlığını ilan etti”

Kıbrıs, Türkiye’nin “kırmızı çizgisidir”

15 Kasım 1967 tarihi…

“Rum tedhişçiler,  Türk Köylerine saldırarak

28 Türk’ü öldürüyor”

200’ün üzerinde Türk kayboluyor!

Bu utanç verici manzaralar,

1974 Kıbrıs Barış Hareketiyle ortadan kalkmıştır!

Kıbrıs ve Filistin’in “kaderleri” o kadar birbirine benziyor ki?

Tarih bu olayları bir daha yazmasın diyoruz!

Tarihe saygı her şeyin önünde gelir.

***                        ***

KUYRUK DÖNEMİ!

16 Kasım 1979 tarihi…

Başbakan Demirel şu ifadeleri kullanacaklar;

“Devraldığımız şey kuyruktur, yokluktur, kan denizidir”

Türkiye’nin en sıkıntılı dönemleridir.

“siyasi istikrarsızlık, şiddet, ölüm, yokluklar ve kuyruklar”

Türkiye’yi, 12 Eylül 1980’lere götüren şartlar!

***                        ***

DİYARBAKIR-CİZRE DEMİRYOLU

“16 Kasım 1937 tarihi…

İran ve Irak’a ulaşacak olan,

Diyarbakır-Cizre demiryolunun temeli atıldı”

Türkiye’yi, komşularına yaklaştıran, “stratejik yatırımlar”

“Bağdat Demiryolu”

“Hicaz Demiryolu”

“Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu”

Tarihi, “İpek ve Baharat Yolu…”

Her biri, “Medeniyet Yolu” olarak isimlendirilir.

Gün,  ‘şiddetle’ doğmasın!

Gözler,  ‘huzura’ açılsın…

Yollar ve köprüler,  bizleri kaynaştırsın…

Yolumuz ve ufkumuz aydınlık olsun diyoruz.

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.