Gazeteci Kimliğiyle; Hayrı Söylemek


Meslek hayatımda,  “idealizmi…” ön planda tutmuşumdur.
“Yerel Basının…” toplum hayatında çok önemli yeri olduğunu düşünürüm.
Özellikle de,  “milli mücadele…” yıllarında oynadığı rol, o kadar mükemmeldir ki;
Bizler, bu vesileyle Anadolu Basınına; “Gazi Basını…” diyoruz!
Asrımızda da,  “Yunus’un Dili…”  ve  “Hz. Mevlana gönlü…” olabilmek!
Ticari ahlakımızda,  “Ahi Evran…” anlayışıyla hadiselere bakmak istiyoruz.
Gazeteci atkadaşlarıma en içten duygularımla seslenmek istiyorum;
Geliniz birlikte, bu meslekte “çıtayı yükseltelim!”
Ayet, “içinizden hayra çağıran, iyiliği emreden bir topluluk bulunsun.
İşte kurtuluşa eren onlardır” (Ali İmran, 104)
Bu bizler için, “en âli görev…” değil mi?
Bu şehirde, bütün Türkiye’mize örnek bir model oluşturmak için fırsat değil mi?
***            ***
Bizleri birbirimizden koparan nedir?
“Nefsimizdir!”
Ayet, “Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefis,
Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder.
Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir” (Yusuf, 53)
Öncelikle, “özeleştri” ve “otokontrolü…” kendimizde başlatacağız!
Hz. Ömer (r.a) şöyle buyurmuştur;
“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.
Amelleriniz mizanda tartılmadan önce siz onları vicdanınızda tartınız”
İşte, bizim aradığımız; “Sahabe aklı ve meşrebi…” budur.
Onlar, gayet sade, mütevazı, birbirlerine sımsıkı bağlı vefa dolu insanlar!
Bizim asli görevimiz, “gönüllere yönelmek…” 
İnsanı, inşa ve ihya edebilmektir.
***            ***
Ah! Gazeteci kendisini tarif ettiğinde; “haber hamalıyım!” der.
O hamallık,  “kamu vicdanının sesi…” olabiliyor
Hucurat Süresi 6. Ayette buyruluyor; “Ey iman edenler! 
Eğer fasıkın biri size bir haber getirirse; onun doğruluğunu araştırın.
Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınıza pişman olursunuz” 
Her haberci, har gazeteci için, bu ayet; “el kitabımız…” olmalı,
Ve sürekli de, “başucumuzda…” bulunmalıdır.
Bilmeden veya istemeyerek; “kul hakkına…” girmiş olabiliriz!
Haberci için, “ok yaydan çıktıktan sonra…” geriye dönüşü yoktur!
***            ***
Gazeteci, sürekli “olaylarla içiçe…”
Toplumun bütün kesimlerini belki de en fazla dinleyen; 
Ve toplumda en fazla “paylaşan…” insanlardır.
Ayet, “Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, 
Allah katında büyük bir nefretle karşılanır” (Saff, 3)
Bakınız ve iyice derinden derine tefekkür ediniz;
“yapmayacağınız şeyleri söylemeniz!”
Bir kural vardır; “söz emanet, yalancılık ihanettir!”
Birşeyler söylerken,  “dili ölçülü…” kullanacağız!
O ölçü bir defa kaçarsa; “hak, hukuk ve adalet…” zedelenir!
Yazılı Basın, bir milletin “hafızasıdır!”
Bir milletin öncelikli olarak da, “yazılı kaynağıdır!” 
O kaynağı ne bulandırmaya ve nede sulandırmaya hakkımız yok!
Vallahi,  “kalemde, tarihde, insanımızda…” bizlerden davacı olurlar!
***            ***
Ayet, “…emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin.
Çünkü O, sizin yaptıklarınızı en iyi görendir” (Hud, 112)
Doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, samimiyet;
Yüksek ahlak sahibi ve  “örnek insan olmak!” 
Bütün bunlar,  “kimliktir!”
İşimize sarılırken; “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya;
Yarın ölecekmiş gibi de ahrete sarılacağız!”
İş ahlakı, bizlere pratikte “sevgiyi ve merhameti…” aşılıyor.
***            ***
En büyük eksiğimiz diyelim; “paylaşma kültürü!”
Ve içerisinde yaşadığımız toplumda;
“ortak bir akıl…” geliştirmek!
Vicdani kanaatleri güçlendirmek!
Ülkemizde bir realite var; “tüketen bir toplumuz!”
Hedef ne olmalıdır?
“Üreten bir toplum…” olabilmek!
Ne diyoruz?
“veren el, alan elden üstündür!”
Asrımızda, “bilgi ve trknolojiyi üreten…” 
Realitedir; “tüketen toplum üzerinde…” daha etken bir güce sahiptir.
Özetle, “ülekmiz için, insanımız ve geleceğimiz için…”
Sorumluluklarımız ve görevimiz büyük!”
Özellikle de, Anadolu Basını; “milli mücadele ruhuna…” sahip olarak;
Tarihi görevinin şuurunda olduğunu iyi okumalıdır.
***            ***
BİRBİRİNİZE SIRTINIZI DÖNMEYİN! 
İnancımız önümüze belli çerçeveler getiriyor;
“Ey Allah’ın kulları birbirinize sırtınızı dönmeyin… 
Zandan kaçının, çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. 
Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın, 
Birbirinizin sözlerine kötü niyetle kulak kabartmayın, 
Birbirinize çekememezlik etmeyin, 
Birbirinize karşı kin gütmeyin, 
Ey Allah’ın kulları kardeş olun” 
“İman ve sevgi…” bir bütündür!
Hadis, “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, 
Sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. 
Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. 
Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? 
Aranızda selâmı yayınız!” 
İnancımız o kadar bariz bir şekilde ifade ediyor ki,
“Tebessüm sadakadır…” 
Ayet, “Ey iman edenler! Kötülük, düşmanlık ve günaha girmede yardımlaşmayın”(Maide)
Bu coğrafyada, “kötü çığır açanlar…” bizlerden değildir!
Bu coğrafyada,  “sevgisiz ve somurtan yüzlerde…” bizlerden değildir! 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.