Gündemi Hergün


İçerisinde yaşadığınız şehirde neler oluyor?

Çevremizde, Anadolu Coğrafyamızda neler oluyor?

Gönül Coğrafyamızda neler oluyor?

En yakından en uzağına doğru gündemi takip ederiz!

Acı bir haberle, içiniz burkulur.

Acıları ta derinden yaşarsınız!

Güzel bir haberle, ‘ta yürekten bir ohh!’ çekersiniz.

Her sabah ilk işim, ‘mahalli gazeteleri…’  okumak

Şehrimden,  şehrimin insanından haberdar olmak!

Şehrimle bütünleşmek…

***                 ***

Yerel pencereden,  Türkiye’ye uzanırım…

Haberlerle, Anadolu’ya geziye çıkarım!

Bizleri üzen/ eza veren haberler kadar,

Sevince boğan,  ‘yüreklendiren’ haberler de yok değildir!

780 bin km2 Vatan Coğrafyasında,

80 milyonu aşan nüfusuyla,  “Büyük Türkiye İdeali!”

Anadolu, tarihi kökleriyle birlikte;

“20 milyon km2’yi aşan gönül coğrafyam” demektir.

Sizler bunun adına ister, “Türk Birliği” deyiniz,

İsterseniz,  “Büyük Turan” deyiniz,

Bu coğrafyada,  ‘kalbi ve hasbi bir yakınlık’ vardır.

Kafkaslar ve ötesindeki insanlarda da,

Balkanlardaki insanlarda da,

Basra ve ötesindeki insanlarda da,

Derin bir, “Türkiye sevgisini/ veya muhabbetini” yaşarsınız.

Onların nazarında,  ‘güçlü bir Türkiye…’ arzusu vardır.

Anadolu Coğrafyasına o ideal nazarlarla bakmak…

Haberlerin de,  aynı nazarlardan süzülmesini isterim!

***                             ***

21. asırda, şehirler; ‘markalarıyla’ birlikte anılacaklar!

Marka,  ‘ürettiğiniz değerlerin…’ yerküresine taşınması,

İnsanlık âlemi tarafından,  ‘beğenilmesi…’

Bu felsefeye dikkat kesilelim,

Artık günümüzde,  ‘tüketim’ toplumundan,

Süratle, ‘üretim toplumuna’ geçeceğiz!

Bu geçişi, “bilgi toplumu” olmadan yapamazsınız!

Bu şehrin o kadar zenginlikleri var ki,

O zanginliklerden,  “onlarca marka…” üretebilirsiniz!

Bunlar, ‘sanal projelerle…’ olacak şeyler değil!

Bunlar,  ‘günübirlik politikaların’ eseri de olamaz!

Birbirimize karşı,  ‘samimi ve dürüst’ davranacağız

Birbirimizi, “aldatmayacağız!”

“Yapamayacağımız şeyleri söylemeyeceğiz!”

Duruşumuz,  “vakarımız ve edebimizde” okunacaktır.

Şu şehirde yıllarca,  “ortak akıldan…” bahsettik

Öncelikle, ‘akıl ve gönlü…’ buluşturalım

***                             ***

Bütün dualarımızda, yakarışlarımızda;

“Yârabbi! Fakirlik, yoksulluk, cehalet ve tefrikadan” sana sığınırız!

Hadis, “Fakirlik nerdeyse küfür olacaktı!”

Bu eksende şehrimizde ve çevremizdeki ‘haberleri…’ irdeleyelim!

“İşsizlik…” en büyük kangrendir.

Ve özellikle de,  ‘Üniversiteli İşsizler’ en derin yaramızdır.

Bir yanda, ‘bilge toplum’ kavgasını verirken,

Beri tarafta da,  ‘verim ekonomisine dönüşümü’ tartışmalıyız

Nüfusuyla büyüyen bir şehir/ veya ülke,

‘istihdam alanında da büyümenin…’ formüllerini üretmeliyiz!

Sektörler bazında,  sürekli koordineli çalışmalar yapılmalıdır

“Ev/Aile Ekonomisi…” daha dikkatle irdelenmelidir!

Kalkınma anlayışında, ‘topyekûn kalkınma modeli’

Tarımdan Sanayiye ve Hizmet Sektörüne kadar ele alınmalıdır.

İnancımız,  “zekât der, sadaka der, infak der…”

Bu inancı da, ‘hayat felsefemiz…’ haline getirelim!

Sosyal hayatta da, İktisadi hayatta da;

“Ben…” odaklı bir anlayıştan,

“Biz…” odaklı bir anlayışa toplumu taşımalıyız

“Birlikte Düşünelim, Birlikte Çalışalım, Birlikte Üretelim...”

Bunun adı,  “Milli Kalkınma Seferberliğidir…”

***                             ***

AFRİN VE SONRASI…

Türkiye,  yarım asırdır terörle mücadele ediyor!

Sınırlarımızda,  ‘bölücü terörü devletleştirme…’ gayretleri!

Terörün kimlerin himayesinde geliştiği ve serpildiği,

Artık günümüzde alenen biliniyor!

Türkiye’nin, ‘zeytindalı operasyonu…’ ve sonrası,

Batı Dünyasına da büyük dersler vermeye başladı!

Türk Ordusu gittiği her yere; “huzuru, güveni, adaleti…”

Velhasıl ‘erdemli’ bütün değerleri beraberinde götürdü!

Gittiği yerleri; ‘yakmadı ve yıkmadı…’

Bunun tam aksine,  ‘imar, inşa ve ihya etmeye…’ başladı

Gözü kör dünyaya, ‘kendi vahşetinde…’ uyan dedi!

İşte, bu milletin farkı…

O farkın artık günümüzde; ‘yaşanması ve bilinmesi de’ çok önemli

Afrinle birlikte,  bu coğrafyaya; ‘iyiliklerde şırınga edilmeye’ başlandı

Devamı inşallah kendiliğinden gelecektir!

***                             ***

İKRAMİYE…

80 milyon insanımın yüzünün gülmesini isterim…

Bu bir politika değil,

İnsan merkezli bir düşüncenin ifadesidir

Türkiye’de, “kişi başına düşen GSMH, 10 bin dolarla da…”

Bizler ne diyoruz?

Bu ülke de, “insanımızın iki yakasını biraraya getirelim!”

Bilhassa emekli maaşları,  “yoksulluk sınırının altında…”

Nasıl bir iyileştirme olabilir?

Türkiye’de,  “on bir milyonun üzerinde emekli…”

Emeklilerimize,  “kurban ve ramazan bayramlarında…”

Ücretleri tutarında,  ‘ikramiye…’ verelim!

Bu sıcak paranın dönüşümü, ‘piyasa ekonomisine de’ yansıyacaktır

Ekonomik anlamda, ‘katma değeri’  bütün Türkiye olacaktır.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl

Dil Bayramı

24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.