GÜZEL ŞEYLER YAZABİLMEK!


 GÜZEL ŞEYLER YAZABİLMEK!

                                              Bedrettin KELEŞTİMUR

Ramazan Ayının;  o kutsi esintilerini almaya başladık…

İnşallah,  “manevi ihramını da…” giyeceğiz!

Üzerimize en latif bir zırh olacak!

Hz. Süleyman bahsi ile ilgili Nahl Süresini okurken,

Bir an,  “tefekküre…” daldım!

Hz. Kur’an bizlere “ilmin kapılarını…” aralamış;

Emri İlahi, “çalış…” diyor!

Ayet, “Yanında kitabdan bir ilim bulunan zât (Asaf bin Berhıya);

(Senin) “ göz açıp kapaman (esnasında, henüz nazarın) sana dönmeden önce,

Ben onu sana getiririm” dedi.

(Süleyman) birden onu (o tahtı) yanına yerleşivermiş olarak görünce;

“Bu, Rabbimin bir lütfudur!

Ta ki şükür mü edeceğim,  yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihan ediyor!

Hâlbuki kim şükrederse, o takdirde ancak kendisi için şükreder;

Kimde nankörlük ederse, artık şüphesiz ki,

Rabbim Gani (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır,

Kerim (çok cömert olan)dır” dedi” (Neml, 40)

Dikkat buyurunuz?

“Eşya, maddesi ve suretiyle…” göz açıp kapayıncaya kadar getiriliyor!

Kim getiriyor bunu?

“Yanında kitabdan bir ilim bulunan zât (Asaf bin Berhıya)” tarafından!

Nasıl ve Ne Şekilde?

Bunu, “ilim ve hikmette derinleşerek…” çözebiliriz!

Bir asır öncesinde; “görüntünün nakledileceği…” söylenilse,

Kimler inanırdı?

Öyle bir zaman geldi ki, “evinizde; oturduğunuz yerde…”

Dünyayı dolaşabiliyorsunuz!

Ve birbirlerinizle, “görüntü veya haber…” paylaşabiliyorsunuz!

İnsanlık, daha da ilerilere gidecektir, şüphesiz!

Hz. Kur’an bunu bizlere “haber veriyor!”

Daha nice haberler var!

Nemrut, Hz. İbrahim’i “ateşe attı…”

Ateş, “Hz. İbrahim’i yakmadı!”

Burada da, bizlere belli işaretler veriliyor;

Bütün marifet, “ilimde derinleşmek!”

Nahl Süresinin 12. Ayetini de okuyun ve tefekkür ediniz;

“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi.

Bütün yıldızlarda O’nun emrine boyun eğmişlerdir.

Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır” (Nahl, 12)

İnsan, “yaratıların en şereflisi…”

İnsan,  “kâinat sarayının efendisi…”

İnsan,  “Yüce Yaratıcının Yeryüzünde, Halifesi…”

İnsanoğlu, “aya…” gitti değil mi?

İnsanoğlu,  “gök kubbede sanal uydular…” oluşturdu değil mi?

İlimde yürüyüş, “dehşet verici…”

Bir keşif veya icad; bir başka keşfin veya icadın da kapılarını aralıyor!

Bizler, millet olarak bütün bu bilimsel çalışmaların neresindeyiz?

Akif, asrımız insanına sesleniyor;

“İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin

Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için”

Üstat devam ediyor,”Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı

Asrın idrakine anlatmalıyız İslam’ı”

Anlatmak, son nefesimize kadar, “anlatmak…” görevimiz!

Yoksa inanınız ki, her birimiz “vebal altındayız…”

***                        ***

HAYDİ ÇALIŞ                  

Ne bu meskenet, ne bu atalet!..

Nebiler ordusuna bir bak…

Haydi, çalış, karıncalar gibi

Hz. Süleyman(as) gibi

İki aylık yolu, bir günde git!

Haydi çalış,

Hz İsa(as) gibi,

Dert humması, hastalıkların

Tedavisine çalış!..

Haydi çalış,

Hz. Musa’nın(as) asası gibi,

Taşlardan, Ab-ı Hayat suyu çıkar!

Haydi çalış,

Hz. İbrahim(as) gibi,

‘ateşin yakmayacağı’ sırra aklını, gönlünü ver1

Haydi çalış,

Hz. Davut(as) gibi

‘Demiri hamur gibi’ yoğur,

‘Demiri balmumu et’ sanata doğrul!

Haydi çalış,

Hz. Nuh(as) gibi,

Dağlara, dalgaları öperek alnından

Gemiler yürüsün!

Haydi çalış,

Kur’an da bütün işaretlerde,  “kâinatın şifresini” bulabiliriz

***                        ***

VALLAHİ KAZANÇLI ÇIKTI!

29 Nisan 2016 tarihinde, Basınımızdan bir haber okuyorum;

Tüylerim diken diken oldu!

Haber şöyle;

“Şanlıurfa’da, hayırsever bir vatandaş, esnafın elinde kalan;

 20 ton patatesi satın alarak Gönüllü kuruluşlar

Aşevi'nde yemek almaya gelen yoksul vatandaşlara dağıttı…”

Haberi okur okumaz, “Şanlıurfalı esnafı yürekten alkışlıyorum;

O gerçekten bir, “halk kahramanı…”

O gerçekten, bu, “kazançtan…” bilmem kaç misli kâr etti!

***                        ***

Kur’an anlatıyor bizlere;

“Meselullezine yunfikune envâlehum fi sebilillahi ke meseli habbetin;

Enbetet seb’a senâbîle fi kulli sunbuletin mietu habbetin,

Vallâhu yudaifu li men yeşau Vallahu v’asiun li men vâsiun alim Amin)”

Ayetin Meali,

“Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren,

Bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır.

Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu geniştir.

Allah lütfu geniştir, o her şeyi bilir.” (Bakara, 261)

İyilik yapınız ki, iyilik bulasınız!

İyilik, istidadımız olsun!

İyiliği, “meyve veren bir ağaca…” benzetebiliriz!

Toplumda, “tüketen…” değil, sürekli “üreten…” bir tavrımız olmalıdır.

Ne mutlu, ömrünü iyiliklere/ veya hayra-hasenatla donatanlara!

***                        ***

TARİHTE 4 MAYIS

1494 - Kristof KolombJamaika'ya vardı.

1814 - I. NapolyonElba Adasının Portoferraio kasabasına vardı ve sürgün hayatı başladı.

1865 - Abraham Lincoln suikast sonucu öldürülüşünden üç hafta sonra Springfield Illinois'de toprağa verildi.

1904 – Panama Kanalı’nı inşasına başlandı.

1912 İtalyaRodos'u işgal etti.

1931 - Mustafa Kemal Atatürk, üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.

1979 - Margaret Thatcherİngiltere başbakanı seçildi. İngiltere tarihinin ilk kadın başbakanı oldu.

1994 - Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrailBatı Şeria ve Gazze'de yaşayan Filistinlilere özerklik verilmesini öngören antlaşmaya imza attı.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

'Orcik şenliği'

23Eyl

Şiirde hikmet var!

21Eyl

Doğal mı hormonlu mu?

20Eyl
19Eyl

Ağın’da Buluşalım

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.